Genel seçimler Lübnan partilerini finansal krize soktu

Beyrut: Yusuf Diyab Lübnan’daki siyasi partilerin ekonomik krizi genel seçimler yaklaşırken Seçim Listeleri’ne de yansıdı. Zira bu çıkmazın iki sebebi var; Birincisi yeni kanunun getirdiği yüksek mali tavan ve ikinci olarak da İran’dan daimi fon imkanı tanınan Hizbullah dışında, geçmişte olduğu gibi

Genel seçimler Lübnan partilerini finansal krize soktu

Beyrut: Yusuf Diyab

Lübnan’daki siyasi partilerin ekonomik krizi genel seçimler yaklaşırken Seçim Listeleri’ne de yansıdı.

Zira bu çıkmazın iki sebebi var; Birincisi yeni kanunun getirdiği yüksek mali tavan ve ikinci olarak da İran’dan daimi fon imkanı tanınan Hizbullah dışında, geçmişte olduğu gibi çoğu parti için dış finansman yokluğu.

İş insanlarının ve sermaye sınıfının, seçim harcamalarının finanse edilmesine katkı sağlaması beklenirken, bu bağışçıları çekmeye istekli olan ve “Yönetim Listeleri” olarak tanınmış ana Listelere girmelerine de olanak tanıdı. Ancak bu partilere parlamentoya ulaşma imkanı vereceğine inanılmadığı için siyasi açıdan popüler olmayan partiler bu zenginlikten fayda sağlayamamakta.

Nitekim Trablus adayı eski Lübnan Başbakanı Necip Mikati ve Beyrut-2 Seçim Bölgesi adayı iş insanı Fuad Mahzumi gibi bazı aday ve Liste Başkanları, kampanyalarını desteklemek için kendi kendine yeterken, Lübnan’daki Listelerle mücadele eden Özgür Yurtsever Hareketi gibi büyük partilerde de gerçek bir çıkmazdan mustarip durumda. Zira hareketin aktardığına göre, bu mücadele yüksek maliyetleri dolayısıyla mali düzeyde acı verici bir nitelikte. Aley-Şuf Seçim Bölgesi’nde Özgür Yurtsever Hareketi adayı eski Bakan Mario Avn, seçim kampanyalarının “adayların kendi ceplerinden” yapıldığını belirtirken, hareketin şu anda herhangi bir dış finansmanının olmadığını ifade etti.

Avn, Özgür Yurtsever Hareketi’nin “seçimlerden önce, seçimlerde talep edilen bağışlara ulaşmak için düzenlenen yıllık akşam yemeği, seminerler ve çeşitli etkinlikler sırasında fon topladığına” dikkati çekti. Özgür Yurtsever Hareketi’nden bir lider ise, hareketin “seçim bürolarının açılması, delegelerin atanması ve seçmenlerin sandık alanına taşınması için araçların kiralanması gibi” her adaydan belirli bir miktarı temin etmek istediğini, adayın kendi kampanyasının yarısını üstlendiğini vurguladı. Diğer yarısının ise medyada seçim propagandaları veya sokaklardaki reklam panoları aracılığıyla adayların fotoğraf ve tanıtımlarının basılmasından sorumlu hareketin seçim mekanizmaları tarafından üstlenildiğini kaydetti. Yetkili, bazı adayların da kişisel arkadaşları veya tanıdıkları aracılığıyla özel bağışlara ulaşılabildiğine dikkati çekti.

Söz konusu bu ifadeler, Özgür Yurtsever Hareketi’nin muhalif kaynaklarıyla çelişirken, Şarku’l Avsat’a ulaşan bilgilere göre, hareketin lideri ve Dışişleri Bakanı Cibran Basil “zengin adayların listelere adaylığı için 5 ila 10 milyon dolar arasında değişen yüksek miktarda bir fon” talebinde bulunmakta. Kaynaklar, bu adayların Şuf, Zahle, Matn, Keservan, Batı Beka ve diğer bazı bölgelerde Listeye eklendiğini belirtti.

Mario Avn ise “Hareketin bazı Listelerinde zengin adaylar var” ifadelerini kullanırken, bu kişilerin kişisel kampanyalar yürüttüğünü ve aynı Liste’deki diğer isimlerden çok daha fazla harcamada bulunabildiklerini vurguladı.

Öte yandan Lübnan Kuvvetleri Partisi ise seçim kampanyalarını özel fon kaynakları ile yürütmekte. Lübnan Kuvvetleri’nin (Ketaib) Medya ve İletişim Sorumlusu Charles Cabbur tarafından Şarku’l Avsat’a yapılan açıklamaya göre, parti, seçimleri garantilemek için siyasi çözümün onaylanmasından ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılmasından bu yana bu seçimlere hazırlanıyor. Şarku’l Avsat’a konuşan Charles Cabbur, “Finansal bir girişimci olan çok aktif bir yabancı sektörümüz var. Bu sektör, seçimleri ‘önemli bir finansman gerektiren hayati bir konu’ olarak görmekte. Aynı şekilde bu sektör, başarıya ulaşmak için partiyi maddi ve manevi açıdan desteklemek amacıyla tüm enerjilerini kullanmakta” ifadelerini kullandı.

Lübnan Kuvvetleri Partisi Genel Başkanı Samir Caca ise birçok Körfez ve Batı ülkesini ziyaret ederken, parti yanlısı topluluklarla tanışarak onları etkin bir biçimde seçimlere katılmaya çağırdı. Caca yaptığı konuşmada “Diasporada çok sayıda gurbetçi seçmenimiz var. İki yıl içinde, bir televizyon kanalıyla (MTV), belirli fotoğraf ve reklam panolarıyla sınırlı seçim kampanyamıza uygun kabul edilebilir bir finansal tavanı sağlamayı başardık. Bu tavan kapsamında da en yüksek limite varmaktayız” dedi.

Görünen o ki Lübnan Kuvvetleri Partisi’nin pozisyonu, Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri başkanlığındaki seküler Şii Emel Hareketi’nin pozisyonuyla da örtüşür durumda.

Zira Emel Hareketi’nden bir yetkili, hareketin finans kaynaklarının iç ve dış bağış aracılığıyla sağlandığını vurguladı. Şarku’l Avsat’a açıklamada bulunan yetkili, “Seçim maliyeti sınırlı ve yarı sabit şekilde. Diğer partiler gibi yoğun bir reklam programımız yok” ifadelerini kullandı. Yetkili, Nebatiye adayı Yasin Cabir, Hasbaya- Marjayoun adayı Enver el-Halil, milletvekilleri Kasım Haşim, Esed Hardan, Mişel Musa gibi hareketin listesindeki çok sayıda adaya dikkati çekerken, bu adayların yandaş değil arkadaş ve dost olduğunu vurguladı. Emel Listesi’ndeki her bir üyenin, kampanya masraflarının bir kısmını ödediğini belirten yetkili, diğer bir kısmının da seçim mekanizmaları tarafından karşılandığını belirtti. İsmini vermek istemeyen üst düzey bir yetkili de Emel Hareketi’nin yurt içi ve dışında yüzlerce siyasi destekçisi olduğunu ve özellikle Afrika’daki Lübnan topluluğunda Berri’nin çok sayıda dostunun bulunduğunu belirtti. Aynı şekilde yetkili, hareketin herhangi bir yabancı ülkeden siyasi amaçlı maddi destek almadığını vurguladı.

Öte yandan Müstakbel Hareketi’nin de kampanyasını kendi kişisel becerileriyle yürüttüğü belirtildi. Müstakbel’den bir yetkili tarafından Şarku’l Avsat’a yapılan açıklamaya göre, harekete bağlı kuruluşlardan ve Başbakan Saad Hariri’nin bizzat kendinden destek sağlanırken, eski dönemlere kıyasla seçim giderlerinde önemli ölçüde bir düşüş yaşandı. Yetkili, tüm adayların seçim propagandaları, ofisler ve delegelerin ücretleri gibi kampanyalarının giderlerine katkıda bulunduğunu vurguladı. Yetkili ayrıca, “Zengin adaylar, harekete katkı sağlıyor. Makul harcama tavanı aşılmıyor, yani kimse oy satın almak için ödeme yapmıyor” dedi.

Ülke çapındaki toplam 15 seçim bölgesinde Hristiyanların sandalye dağılımı, 34 Maruni, 14 Ortodoks Rum, 8 Katolik Rum, 6 Ermeni, 1 Anglikan, 1’i küçük azınlıklar şeklinde.

Müslümanlara 27’si Sünni, 27’si Şii olmak üzere sandalye ayrılırken diğer inanç grupları için de 8 Dürzi, 2 Nusayri kontenjanı bulunuyor.

Adayların ittifakı anlamına gelen her “Seçim Listesi” tüm kontenjanlardan kendi adayını gösteriyor.

Bakanlar Kurulunda 16 Haziran 2017’de onaylanan ve meclise gönderilen yeni seçim yasası, seçime katılan her partinin aldığı oy oranında milletvekili çıkarabileceği nispi temsil sistemini içeriyor.

Lübnan’da, Cumhurbaşkanı Maruni Hristiyan, Başbakan Sünni, Meclis Başkanı ise Şii kontenjanından seçiliyor.

Ayrıca Yeni Seçim Yasasına göre yurt dışında yaşayan Lübnanlılar da oy kullanabilecek.