Gingrich: İran’da rejim 10 yıl içinde değişecek

ABD Temsilciler Meclisi eski Başkanı Newt Gingrich, diktatörlük olarak nitelediği İran rejiminde, 10 yıl içinde değişim yaşanacağı tahmininde bulundu. Gingrich, bu değişime ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’a yönelik baskı ve İran muhalefetini destekleme stratejisinin neden olacağını belirtti. Ayrı

ABD Temsilciler Meclisi eski Başkanı Newt Gingrich, diktatörlük olarak nitelediği İran rejiminde, 10 yıl içinde değişim yaşanacağı tahmininde bulundu. Gingrich, bu değişime ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’a yönelik baskı ve İran muhalefetini destekleme stratejisinin neden olacağını belirtti. Ayrıca İran’daki değişimin ABD’nin Sovyetler Birliği rejimini çökertme stratejisiyle sağlayacağını dile getirdi.

İran muhalefetinin dün Washington’da gerçekleştirdiği bir foruma katılan Newt Gingrich, burada yaptığı konuşmada, Trump’ın İran’a yönelik stratejisinin, nükleer anlaşmadan çok İran’ın diktatör rejimiyle alakalı olduğunu söyledi. ABD Temsilciler Meclisi Eski Başkanı, stratejinin ayrıca İran Devrim Muhafızları’nın dış ülkelerde sürdürdüğü terörist faaliyetlerini ve İran’ın “Amerika’ya ölüm” sloganı üzerine bina ettiği siyasetini hedef aldığını kaydetti.

ABD yönetiminin İran’a yönelik yürüttüğü stratejinin, İran’ın uzun vadede çözülmesini ön gördüğünü ifade eden Amerikalı siyasetçi, buna gerekçe olarak da Devrim Muhafızları’nın finanse edilmesinin her geçen gün ABD’nin ulusal güvenliğine tehdit ettiğini gösterdi. Gingrich, Trump’ın İran ile yaşananların Kuzey Kore ile 1994’te yaşanan duruma benzediğine işaret ederek, Piyongyang yönetiminin nükleer programını geliştirmek için 23 yıl boyunca diplomatik manevralar yapmak zorunda kaldığını hatırlattı. Gngrich, konuşmasında “Nükleer anlaşma, İran’a nükleer programındaki bazı aşamalarını sürdürme fırsatı verirken, bu anlaşmanın 8 yıl sonra İran’ı daha az tehlikeli kılacağını nasıl söyleyebiliriz?” sorusunu sordu. Anlaşmanın İran’ın nükleer silah edinmesini engellemenin en iyi yolu olduğunu bilemeyeceklerini kaydetti.

Konuşmasında, ABD’nin nükleer anlaşma hususunda Avrupalı müttefikleriyle yaşadığı görüş ayrılıklarına da değinen Gingrich, Avrupalı ülkelerin, Rusya’nın ve Çin’in nükleer anlaşma hususunda ABD ile ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. “Eğer anlaşmanın devamını istiyorsanız bazı maddelerini değiştirmelisiniz” diye konuştu.

Gingrich’in eleştirilerinin hedefinde ABD eski Başkanı Barack Obama da vardı. O dönemki yönetimin 2008-2009 yıllarında İran ile sürdürülen müzakereleri korumak için İranlı gençlerin taleplerini kabul ettiğini belirten siyasetçi, Obama’nın İran’ın bölgedeki boşluğu doldurmasını istediğini öne sürdü.

ABD’li bazı üst düzey yetkililerin İran’daki ılımlı kanatla yoğunlaşmasını alaya alan Gingrich, İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in ABD tarafından terör gerekçesiyle İran Devrim Muhafızları’na yaptırım uygulama kararı alınmasından sonra yaptığı açıklamaya dikkat çekti. Zarif’in “Hepimiz İran Devrim Muhafızıyız” sözlerini hatırlatan Gingrich, “İran’ı değiştirmek için ülkedeki diktatör rejim içerisinde barınan ve kendilerini ılımlı olarak nitelendirilen çevrelere güvenilmemelidir” ifadesini kullandı. Amerikalı seçkinlerin İran ve Kuzey Kore’ye yönelik gerekenleri yapmaktan korktuğunu belirten ABD Temsilciler Meclisi eski Başkanı, “Bu yüzden hakikatleri gizliyorlar” dedi.
Konuşmasında, İran rejiminin kesinlikle değişmesi gerektiğini ifade eden Gingrich şunları söyledi;

“İran’daki değişimin içten başlaması gerektiğini söylüyoruz. Hâlbuki biz değişmesi için Sovyetler’i bombalamadık. Yıldız savaşları ve Afganistan savaşı gibi hamleler, onlara büyük mali külfetler getirdi. Böylelikle önce Sovyet ekonomisini ardından da rejimi çöktü. ABD ve İran Muhalif Ulusal Meclisi arasındaki işbirliği koordinasyonu artırılmalıdır. İran muhalefetiyle daha fazla istihbarat yardımlaşması yaparak İran halkına bu rejimi değiştirmek istediğimizi göstermeliyiz. Buna paralel olarak, İran Devrim Muhafızları’na yönelik ekonomik yaptırımları artırarak İran’ın Lübnan’ın güneyinde inşa etmeye çalıştığı silah üretim merkezini yok etmeliyiz.”