Griffith’in Sana’ya ikinci ziyaret girişimi de başarısız oldu

Londra: Bedir el-Kahtani Şarkul’l Avsat’a açıklamalarda bulunan diplomatik kaynaklar, Yemen meşru hükümetini destekleyen Koalisyon güçlerinin hava saldırısında Husilerin Sana’da kurduğu darbe yönetimine bağlı Meclis Başkanı Salih Sammad’ın ölmesinin ardından ilk ziyareti ertelenen Birleş

Griffith’in Sana’ya ikinci ziyaret girişimi de başarısız oldu

Londra: Bedir el-Kahtani

Şarkul’l Avsat’a açıklamalarda bulunan diplomatik kaynaklar, Yemen meşru hükümetini destekleyen Koalisyon güçlerinin hava saldırısında Husilerin Sana’da kurduğu darbe yönetimine bağlı Meclis Başkanı Salih Sammad’ın ölmesinin ardından ilk ziyareti ertelenen Birleşmiş Milletler Yemen Özel Elçisi Martin Griffith’in Sana’ya ikinci ziyaret girişiminin de başarısız olduğunu aktardı.

Kaynaklar, BM Özel Elçisi’nin iki hafta önce Sana’yı ziyaret talebinin Husiler tarafından onaylanmasını beklediğini ve yalnızca Husilerin temsilcisi ve sözcüsü Muhammed Abdusselam ile görüşeceğini belirtti.

Şarku’l Avsat, BM Yemen Özel Elçisi’nin, Husilerin İran’ın tutumuna bağlı olarak siyasi süreci sertleştirdiklerine dair sinyaller aldığı bilgisine ulaştı.

Yemenli siyasi kaynaklara göre Husiler, selefi İsmail Vild Şeyh Ahmed gibi yeni Elçi’nin de görevi bırakmasından çekiniyor. Kimliklerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklar, Vild Şeyh Ahmed’in yerine atanan Martin Griffith’i olumlu karşıladıklarını kaydetti. Kaynaklardan biri şu bilgileri aktardı:

“Elçi, krizi çözüme ulaştırmak için gayret sarf ediyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Umman da dahil olmak üzere bölgede bir dizi ülkeyi ziyaret etti. Bölgede Yemenli bazı taraflar ile de görüşen Elçi ayrıca Avrupa ülkelerine de ziyaretlerde bulundu. Sana’yı yalnızca bir kez ziyaret eden ve ardından iki kez de Riyad’a giden Elçi, Yemen Cumhurbaşkanı Abdurrabbu Mansur Hadi ile şimdiye kadar üç kez bir araya geldi. Riyad’da Yemen Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdulmelik el-Mihlafi ile dün bir görüşme yapan Elçi, ikinci kez Sana’ya gitme konusunda ise bir tarih belirleyemedi.”

Kaynaklar, Husilerin ‘sert’ bir yöntem izlemeye başlamasına yönelik duyulan korkunun temelinde Salih es-Sammad’ın yerine radikalizm yanlısı düşünceleri, kişisel bağlantıları ve İran tarafından Devrim Muhafızları aracılığıyla eğitilen milislerin lideri Abdulmelik el-Husi ile doğrudan ilişkisi bulunan Mehdi Muhammed el-Hüseyin’in atanması olduğunu belirtti. Yemenli yetkililer daha önce yaptıkları açıklamalarda Mehdi Muhammed el-Hüseyin’in Kuveyt müzakerelerine katılan Husi heyetinin hareketlerinin denetçisi ve gözlemcisi olarak çalıştığına ve olası herhangi bir yakınlaşmayı ya da anlaşmayı derhal bozduğuna dikkat çekmişlerdi.

Yemen Dışişleri Bakanı el-Mihlafi daha önce, sorunun bir parçası olan İran’ın Yemen’deki çözümün bir parçası olamayacağını söylemişti.

Yemenli siyaset araştırmacısı Necib Gulab, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede Husilerin Elçi’nin ziyaretini ertelemesinin sebeplerini şu şekilde sıraladı:

“İran yanlısı Husiler ile İran yanlısı olmayan ve ardı ardına gelen yenilgiler sonrasında çıkış yolu olarak yumuşak bir siyasi çözüm arayan Husiler arasında çatışma ve görüş ayrılıkları var. Mevcut İran yanlısı kanadı, Saada, Abdulmelik el-Husi, Abdulhalik el Huyavani, Muhammed Ali el-Husi, Ebu Ali el-Hakim ve Mehdi Muhammed el-Hüseyin gibi önde gelen isimler temsil ediyorlar. Diğer kanat ise milisler ve kuvvetler üzerinde kontrolü olmayan devlet memurları, yetkililer, politikacılar ve vatanseverler ile Sana’daki liderlerden oluşuyor.”

Husilerin içindeki çatışmaya da değinen Gulab şu ifadeleri kullandı:

“İran yanlıları siyasi çözüm konusunda ikilem içerisinde. Herhangi bir siyasi çözüm İran’ın Husileri kullanmasına ve çıkarlarına hizmet ettirmesine engel olur. Ardı ardına alınan yenilgilere rağmen bir şekilde savaşa devam etmek istiyorlar. Diğer taraf, savaşın hayatları boyunca acıdan başka bir şey getirmeyeceğini biliyor. Dolayısıyla Husilerin çöküşünün kaçınılmaz olduğunu ve Husi krizinden çıkmanın tek yolunun siyasi çözümden geçtiğinin farkındalar. Onlar için siyasi çözüm, Husi krizinden kurtulmanın tek yolunu temsil ediyor.”

Gulab ayrıca Husilerin görüşmelerin gidişatının tamamını denetleme ve Genel Halk Kongresi’ni bu gidişatın bir parçası olmaması yönünde girişimleri olduğuna ve müzakerelerin yapısında bir farklılık görüldüğüne dikkat çekti. Salih es-Sammad’ın ölümünün Husiler içerisinde tam bir şok etkisi yarattığını vurgulayan Gulab, özellikle Mehdi Muhammed el-Hüseyin’in Meclis Başkanı olarak karakterinin hareketi dengeleyemediği ve bu yüzden de İran kanadını temsil ettiğini ifade etti.