Guta hastaneleri… Cesetler, yaralılar ve çocuklarını arayan aileler
Nidal, Duma’daki bir hastane morgunda çocuğunun başında ağlıyor. İçi yanan Nidal etrafındakilere, “Bundan başka 5 çocuğum daha var ve nerede olduklarını bilmiyorum” diyerek yakınıyor. Bu trajik sahne, Doğu Guta’da çocuklar ve çocuklarını arayan ailelerle dolup taşan birçok hastanede tekrarlanıyor..
Nidal, Duma’daki bir hastane morgunda çocuğunun başında ağlıyor. İçi yanan Nidal etrafındakilere, “Bundan başka 5 çocuğum daha var ve nerede olduklarını bilmiyorum” diyerek yakınıyor. Bu trajik sahne, Doğu Guta’da çocuklar ve çocuklarını arayan ailelerle dolup taşan birçok hastanede tekrarlanıyor..
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) verdiği bilgilere göre rejim güçleri, kuşatma altındaki Doğu Guta’da bazı şehir ve beldeleri hedef aldı. Füzeler ve topçu mermileri kullanarak düzenlediği saldırılarda aralarında en az 20 çocuğun bulunduğu 77 sivilin ölmesine neden oldu. Söz konusu saldırılarda 300’den fazla kişinin de yaralandığı bildirildi.
Bu can kayıpları geçtiğimiz Pazar akşamı rejim güçlerinin başlattığı yeni bir geriliminin ardından yaşandı. Şam yakınlarındaki muhalif grupların son kalesine yakın bir yere kara saldırı yapılması yönünde uyarıda bulunan rejim güçlerinin askeri takviye etmesi ile eş zamanlı olarak gerçekleşti.
SOHR’un verdiği bilgilere göre hastaneler ve tıp merkezleri yaralılarla doldu. Hastaneler, ilaç, tıbbi malzeme ve ekipmanı tedarik etmede sıkıntı çekmeye devam ediyor.
Arbin’deki bir hastanenin doktorlarından Ebu’l Yusr, AFP’ye verdiği demeçte “Bugün, içinden geçtiğimiz krizin en kötü günlerinden birini yaşadık” ifadelerini kullandı.
Ebu’l Yusr yaşadıklarını şu cümlelerle aktardı:
“Bir yaşındaki bir çocuğa ulaştık. Cildi şekilde morarmış kalbi çok zor atıyordu. Nefes almasını sağlamak için tüp yerleştirmem gerekiyordu. Ağzını açtığımda toprakla dolu olduğunu gördüm. Hızla ağzından toprağı çıkardım. Tüpü taktık fakat yine de nefes alışı normale dönmedi. Çünkü toprak akciğerlerine kadar ulaşmıştı. Toprakları ciğerinden çıkardıktan sonra yavaş yavaş nefes almaya başladı. Bu karşılaştığımız yüzlerce yaralı vakasından yalnızca biri.”
Doğu Guta’daki AFP muhabirleri, dün birçok hastaneyi gezdikten sonra artık yerlere serilen yatakların bile yeterli olmadığını belirttiler. Doktorlar, ameliyathanelerin gün içerisinde sürekli dolu olduklarını aktardılar.
Hamuriye beldesindeki hastanede sağlık görevlisi olarak görev yapan 24 yaşındaki Abdullah, AFP’ye yaptığı açıklamada bir bebeğin başına pansuman yaptıktan sonra onu koyacak yatak bulunamaması nedeniyle saatlerce kucağında taşımak zorunda kaldığını söyledi.
Bir AFP muhabiri de Duma’daki bir hastanenin morgunda 11 cesedin yere yatırıldığına ve üzerlerinin siyah bir çarşafla örtüldüğüne şahit olduğunu söyledi.
Çocuğu ölen Nidal’in çaresizliği
Nidal morga giriyor ve birkaç dakika sonra küçük kızı Farah’ı kurbanların arasında, kahverengi bir örtüye sarılı vaziyette buluyor. Nidal, kızının yanına çökerek hıçkırıklarla ağlamaya başlıyor. Ardından etrafındakilere morgda onu koyabilecekleri bir soğuk bölüm olup olmadığını soruyor, “Hayır” cevabını alıyor…
Nidal, Mesraba kasabasına yapılan bombardıman sonucu ölen kızının cesedinin üzerine elini koyarak “5 çocuğum var bir de anneleri… Akıbetlerinin ne olduğunu bilmiyorum” diyor. Sivil savunma görevlisi başsağlığı dilemek dışında söyleyecek bir şey bulamıyor. “Allah sabrını artırsın” diyor.
AFP muhabirleri, Nidal’in araştırmalar sonucu ailesinin geri kalan üyelerini sağ salim bulduğunu belirtiyor.
Aynı morgda, başı örtü ile sarılı bir adam, sesli bir şekilde ağlayarak kendi yüzünü tokatlıyor. Konuşmaya mecali olmayan adam çocuğuna sımsıkı sarıldı.
Mahcub ailesinden bir diğer adam içeri girerek kan gölünün yanında, yerdeki pembe bir örtünün üzerine konulan, dünyaya geleli en fazla bir hafta olan bebeğinin cesedini teşhis ediyor.
Hastanenin acil servisinde hemşirelerin kulağını ve yüzünü tedavi ettiği bir çocuk sessizce ve şaşkınlık içinde oturuyor.
Hastanenin diğer kısmındaki bir yatakta da iki çocuk oturuyor. Birinin yüzü ve gözleri beyaz renkli bir sargı ile sarılı, diğerinin ise alnı bir kumaş parçası ile sarılmış durumda. Yüzünde halen kan izleri duruyor.
Bir diğer köşede yaklaşık 5 kişi çaresizce şiddetli ağrısı nedeniyle bağıran bir çocuğun tedavisini izliyor. Yüzündeki kandan çocuğun yüz hatları görünmüyor…
Hastanenin morgunda, başından ağır bir şekilde yara almış bir adam yere uzanmış yatıyor. Kalbi halen atıyor. Doktorlar onu tedavi edemiyor ve diğer yaralıları mümkün olabildiğince tedavi edebilmek için onu bir kenarda bırakmaktan başka çare bulamıyor..
Saldırılarda 20 kişinin öldüğü Hamuriye’de aynı sahneler defalarca tekrarlanıyor.. Hastaneler yaralılarla dolup taşıyor ve sağlık görevlileri herkese yetişemiyor.
2013 yılından beri rejim güçlerinin bölgeyi kuşatma altına alması sonucu Doğu Guta’daki acil yardım görevlileri, mağdur sayısının artması ve donanım yetersizliği nedeniyle sıkıntı yaşıyor.
Bir AFP muhabiri, mağdur sayısındaki artış nedeniyle hastanenin yaralılarının diğer tıp merkezlerine yönlendirilmeye başlandığını aktardı.
Dramın önüne geçilemiyor
Çocuğunu arayan bir adam cesetlerden birinin üzerindeki örtüyü kaldırıyor ve oğlunu görüyor.. Ağlayarak olduğu yere çöküyor.
Duma’daki AFP muhabirlerinden biri, hastanede saldırı sonucu yüzleri toza bulanmış, korku içinde ağlayan 5 çocuk görüyor. Acil yardım görevlileri çocukları sakinleştirmek için ellerine bisküvi veriyor fakat ağlamalarının önüne geçemiyor…
Kısa bir süre sonra bir adam geliyor ve ağlayanlar arasındaki çocuğunu görüyor.. Çocuğunu sevinçle kucağına alıyor. “La ilahe illallah; onları selamette buldum. Hamdolsun. Allahu Ekber” nidaları ile sevinç gözyaşları döküyor.