Hadi Ebu el-Hasan: Hükümet krizinin toplumsal bir felakete
Demokratik Buluşma bloğundan Milletvekili Hadi Ebu el-Hasan, hükümet kurulamamasının hala daire içerisinde olduğunu söyledi. Hasan, konunun “vatandaşların maruz kaldığı kriz ve yükler neticesinde toplumsal bir felakete dönüşebileceği” konusundaki endişesini de dile getirdi. “Bazı politik güçler, yen
Demokratik Buluşma bloğundan Milletvekili Hadi Ebu el-Hasan, hükümet kurulamamasının hala daire içerisinde olduğunu söyledi. Hasan, konunun “vatandaşların maruz kaldığı kriz ve yükler neticesinde toplumsal bir felakete dönüşebileceği” konusundaki endişesini de dile getirdi. “Bazı politik güçler, yeni hükümeti kurma sorumluluğunu üstlenmeyip iktidarı ele geçirme konusunda ısrar ederken, ülke ekonomik düzeyde tehlikeli bir yöne girdi” ifadelerini kullanan milletvekili ayrıca, “Dışlama ve sömürü mantığıyla bir ülke inşa edilemez” şeklinde konuştu.
Hadi Ebu el-Hasan, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, “Başbakan, hükümeti kuran ve onaylanmak üzere Cumhurbaşkanlığına sunan kişi olduğu halde neden yolculuğundan dönmek ve hükümetin oluşumuna dair fikrini belirtmek için tam bir hafta boyunca bekledi?” şeklinde konuştu.
Yetkili, “Lübnan halkının çığlıklarının duyulması talep edilirken, diğer güçlerin de bağırmasını ve haklarından vazgeçmesini isteyerek hükümet kurma sürecini bozan siyasi bir taraf var. Biz Demokratik Buluşma ve İlerici Sosyalist Parti olarak, kotalarla ilgilenmiyoruz. Bu, hiçbir şekilde desteklemediğimiz bir mantık. Ancak ne biz ne de Lübnan halkı bu durumu reddediyor. Haklarımızı ihlal edenler var. Bizi seçenlere, güvenliğimizi üstlenenlere ve asgari düzeyde bu haklara bağlı kalanlara karşı görevlerimiz olduğuna inanıyoruz” dedi.
Ebu el-Hasan, “Ne yazık ki, ülkede bir mezhep sistemi var. Belli bir mezhebi temsil ettiğimiz düşünülüyorsa, o halde Cibran Basil, işlerimize neden müdahalede bulunuyor? Dürzi, Hristiyan ve Sünni düğümünden bahsediyor” dedi.
“Özgür Yurtsever Hareketi’nin yaklaşımına göre hükümet sorununu çözmek çok kolay, ancak aynı zamanda karmaşıktır” diyen Ebu el-Hasan, hükümetin kurulmasını engellemek üzere dış müdahalelerin olduğunu da reddetti. Milletvekili “Bunun aksine inananlar varsa, bu güçler birleşsin ve süreci kolaylaştırsın” ifadelerini kullandı.
Suriyeli mülteciler konusuna da değinen Hadi Ebu el-Hasan, “İlerici Sosyalist Parti, yerlerinden edilmiş Suriyelilerin ülkelerine güvenli bir şekilde dönüşünü destekliyor. Koşullar şu anki gibi devam ederse ister Rusya isterse de uluslararası arena tarafından olsun gerekli güvenceler sağlanmadıkça geri dönüşün güvenli bir şekilde gerçekleşeceğine inanmıyoruz” dedi. Partisinin, konuya tamamen insani bir bakış açısıyla yaklaştığını belirten milletvekili, “Geri dönüşün gönüllü ve mültecilerin emniyeti dahilinde yapılması durumunda hiçbir Lübnanlı, bu duruma karşı gelmez” ifadelerini kullandı. Ebu el-Hasan ayrıca, “Suriye rejiminin, birçok boyutuyla benimsediği 10 sayılı kanun; demografik taramayı güçlendiriyor ve mültecilerin önündeki engelleri kaldırmayı hedefliyor” şeklinde konuştu.
Suveyda bölgesinin tanık olduğu son olaylara ve özellikle de DEAŞ tarafından başlatılan saldırılara dair bir soruya yanıt veren Ebu el-Hasan, “Cebel-i Arab halkına karşı komplolar devam ediyor. Halk arasında korku hakim. Bu sebeple korunmalarını sağlamak için gerekli tüm tedbirlerin alınması çağrımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. “Kuzey Suriye’de başlatılması beklenen askeri operasyonlardan fayda sağlanması için Suriye rejimi ordusu içerisinde muhaliflere karşı DEAŞ’ı silahlandırma ve güçlendirme konusunda bir girişim mevcut. Bu durum kabul edilemez bir şey” dedi. Bu sebeple Parti lideri Velid Canbolat, Moskova’nın, Dürzi Suriye konusunda gerekli korunmanın sağlanması için siyasi ve güvenlik açısından bir garantör olması çağrısı yaptı” şeklinde konuştu.
Lübnan’da 9 yıl aradan sonra yapılan ve önceki seçimlere kıyasla kurulan ittifaklarda büyük değişimler yaşanan genel seçimde, Hizbullah ve Emel Hareketi ittifakının yanı sıra Lübnanlı Maruni Hristiyan Semir Caca’nın liderliğindeki Lübnan Güçleri Partisi de büyük ilerleme kaydetti.
Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın partisi Özgür Yurtseverler Hareketi’nin milletvekili sayısı 22’den 18’e, Başbakan Hariri’nin partisi Müstakbel Hareketi’nin milletvekili sayısı ise 34’den 21’e düştü.
Lübnan’daki farklı dinleri ve mezhepleri karşı karşıya getiren iç savaşı 1989 yılında sonlandıran Taif Anlaşması gereğince Lübnan meclisindeki 128 sandalye Müslümanlar ve Hristiyanlar arasında yarı yarıya paylaştırılıyor.
Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, 6 Mayıs’ta yapılan genel seçimlerin ardından Başbakan Hariri’yi 24 Mayıs’ta yeni hükümeti kurmakla görevlendirmişti. Ancak yeni hükümetin kurulması, bakanlıkların paylaşılması konusunda siyasi taraflar arasında yaşanan çekişmeler sebebiyle gecikti.