Hafter: Kaddafi’den sonra gerçekleşen tek şey hırsızların çoğalması
Paris: Mişel Ebu Nâcim Libya Ordusu Komutanı Mareşal Halife Hafter, bir toplantıya katılmak üzere geldiği Paris’te Şarku’l-Avsat’a konuştu. Bu toplantı Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un himayesinde gerçekleşen toplantıya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanı Fayiz es-Sirac ve BM yeni Libya Özel Te
Paris: Mişel Ebu Nâcim
Libya Ordusu Komutanı Mareşal Halife Hafter, bir toplantıya katılmak üzere geldiği Paris’te Şarku’l-Avsat’a konuştu. Bu toplantı Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un himayesinde gerçekleşen toplantıya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanı Fayiz es-Sirac ve BM yeni Libya Özel Temsilcisi Gassan Selame de katılıyor.
Röportajda güncel konular ve özellikle de La Celle Saint-Clount toplantısından sonra yapılan açıklamanın sonuçlarına değinildi. Toplantıdan sonra yayınlanan açıklama Macron’un da vurgu yaptığı gibi, tarafların ateşkes yapmalarını, milislerin ortadan kaldırılmasını ve önümüzdeki bahar başkanlık ve meclis seçimleri yapılmasını içeriyor. Hafter Şarku’l-Avsat’ın sorularına verdiği cevaplarda, Libya Halkı istediği takdirde başkanlık seçimlerine katılmak için hazır olduğuna vurgu yaptı. Yayınlanan açıklamadaki bütün maddelerin hayata geçirilmesi konusunda çekinceli olduğunu ifade etti. Bu açıklamanın en azından bir bölümün uygulanacağından umutlu olduğunu söyledi. Verilen sözlerin uygulanmasının takibi olarak üç ay sonra Emmanuel Macron ile bir toplantı yapılacağını belirten Hafter, Başkanlık Konseyi’ndeki üye sayısının azaltılmasını ve Skhirat antlaşmasında bazı düzenlemelerin yapılması istediğini yineledi.
Hafter, yeni Libya BM Özel Temsilcisi Gassan Selame’ye güvendiğini ifade ederek özellikle eski Özel Temsilci Martin Kobler’in İslamcılar’ın elindeki bir oyuncak olduğunu söyledi. Misrata’daki milislere de uyarıda bulunan Hafter, görüşmelerin hızlı bir şekilde meyve vermesini istediğini ifade etti.
İşte Hafter’in Şarku’l-Avsat’a verdiği röportaj;
Emmanuel Macron himayesinde Fayiz es-Sirac ile gerçekleştirilen görüşmelerin sonuçları hakkında ne düşünüyorsunuz? Sonuçlar beklentilerinizi karşılıyor mu? Gerçekleşmesini istediğiniz halde gerçekleşmeyen şeyler neler?
Hafter: Benim genel kanaatim görüşmelerin ciddiyetle yapıldığı. Bizimle konuşan Macron ciddi bir adam ve bir ilerleme kaydedilmesi noktasında çok kararlı gözüküyor. Aslında biz ve daha önce görüştüğümüz siyasetçiler, ciddiyet yönünden eksik durumdayız. Libya’daki kötü durum 7 senedir devam etmesine ragmen siyasetçiler sürekli süre isteyip oylanıyorlar. Bu vakit içinde Libya halkı çok sıkıntı çekiyor. Halk terörle, milislerle, insanlara saldıran ve yasaları ihlal eden suçlularla mücadele ediyor. Kaddafi’nin devrilmesiyle işlerin düzelmesini ve daha da kolaylaşmasını bekliyorduk. Fakat Kaddafi’nin düşürülmesinden sonra gerçekleşen tek şey, milislerin ve hırsızların çoğalması ve ganimet ele geçirmekten başka bir işi olmayan hükümetlerin ardı ardına gelmesiydi.
Bunlar şu anki hükümet içinde geçerli mi?
Hafter: İstisnasız bütün hükümetler için geçerli. Aslına bakarsanız bu kesinlikle sevindirici bir durum değil. Bizi tek ilgilendiren şey vatanı için her şeyini veren halktır. Halkımızın bize verdiği ilk şey de kendisiyle ülkemizi hedef alan terörist gruplara karşı korunacağımız ve onların pis ellerini ülkemizden çekeceğimiz güç oldu. Halk bize çocuklarını verdi. Bu sebeple onları hayal kırıklığına uğratamaz ve bu terörist grup ve hükümetlere şu an hareket ettikleri gibi hareket etmelerine izin veremeyiz. Görünen o ki benim sözlerimi garipsiyorsun. Sen hiç aynı anda 3 hükümete sahip olan bir ülke duydun mu?
(Şarku’l-Avsat: Ben şu an barış görüşmelerinde ortağınız olan Komutan es-Sirac hükümetini kastediyordum.)
Hafter: Ben bu hükümetlerin hiçbirinden şu ana kadar gönül rahatlatacak bir şey görmedim. Komutan es-Sirac yeni biri ve bu dediklerim onun için geçerli değil. Fakat ben ondan öncekiler hakkında konuşuyorum ve yine vurguluyorum ki, ciddi bir duruşa ihtiyacımız var.
La Celle Saint-Clount görüşmesinin sonuçlarından ve sonrasında yapılan açıklamadan memnun olduğunuzu söyleyebilir miyiz?
Hafter: Açıklamada sadece ilkeler mevcut. Yine dediğim gibi sorunun kökleriyle ciddi bir şekilde ilgilenmeliyiz. Gerçekleşmesini istediğim halde gerçekleşmeyen bazı şeyler var, fakat bunların detayları hakkında konuşmaya gerek yok. Açıklamada geçen şeylerin hepsinin gerçekleşebileceğini söyleyemem fakat, en azından bir kısmının gerçekleşmesini umuyorum. Sadece bizim görüşümüzden bahsetmiyor, farklı görüşler de mevcut. Bütün taraflar kendi görüşlerini ve önerilerini dile getirdi. Biz bencillik yapıp, her istediğimiz gerçekleşsin demiyoruz. Herkesin kendine ait görüşü, önerisi ve isteği var.
Fakat açıklama iki tarafı da bağlayan taahhütler içeriyor, öyle değil mi?
Hafter: Doğru. Bizim yayınlanan açıklamadan bahsetmemiz, sizin bizim üzerimizdeki hakkınız. Mesela bazı güvenlik düzenlemeleri kabul edildi. Çünkü, Libya’da durumlar karışık. Örnek olarak Trablus’ta hem Komutan es-Sirac hem de milisler var.
Peki es-Sirac milislere cephane sağlayabiliyor mu?
Hafter: Bilmiyorum. Kendisi buna gücü yettiğini söyledi.
Sürekli arabulucu değişmekte. Eski Lübnan Kültür Bakanı Gassan Selame BM’nin dördüncü Libya Özel temsilcisi. AB’nin şu anki arabuluculuğunun geçmişteki arabuluculardan farkı ne?
Hafter: Önceki üç temsilci İhvan-ı Müslimin kaynaklı fikirlere sahipti ki ülkemize terörü getiren onlar. Bu çok açık bir şey. Öyle ki İhvan herkesi sakalla, tatlı sözle ve imanlı gözükerek kandırdı. Bu grup, terörist faaliyetlere kucak açtı; ülkeye İslam adına suç işlenmesine imkan veren silah, cephane, ekipman ve makineler soktu. İşte İhvan ülkeye bunları getirdi.
AB’nin yeni Libya Özel Temsilcisi’ne tavsiyeleriniz var mı?
Hafter: İlk olarak önceki temsilcilerin hatalarını gözden geçirmesi gerekiyor. Biz onunla görüştük. Değerli ve saygıdeğer bir adam. Çok büyük tecrübelere sahip. Ama kalkıp da sorunlarımızı bilmediği halde çözümü çağıran, Kobler gibi bir elçinin gönderilmesi olacak iş değil. Biliyoruz ki o kendisine öğretilenden başka bir şey bilmiyor. Kobler, Libya’ya geldiğinde İhvanı Müslimin ile görüştü ve İhvan kendi istediklerini Kobler’e öğretti. Bunlar ABD’de iktidarda Başkan Obama zamanında gerçekleşmiş şeyler. Kobler ne arabulucuydu ne de arada duruyordu. Bilakis tamamen taraflı davranıyordu. Bu yüzden güvenilirliğini kaybetti ve bir süre çalışamadık. Yanlış yolda olduğunu anladığında bizim vaktimiz boşa gitmişti. Daha sonra gelerek bizden yardım istedi fakat, görev süresinin sonuna gelmişti.
Çok çabalamış fakat bir sonuca ulaşamamış arabulucular oldu. Bugün, sizin üzerinizde anlaştığınız şeylerin gerçekleşmesini engelleyebilecek ne gibi zorluklar var? Sizi başarıya götürecek yeni fırsatlar, faktörler ve değişkenler nelerdir?
Hafter: İlk istediğimiz şey taahhütlerin yerine getirilmesi. Biz, havada kalan bir söz istemiyoruz. Söylenen sözlerinin başkalarını bağlayıcı olmasını istiyoruz. Fakat ortada vicdan için bağlayıcı olan sözlerden başka bir şey yok.
Siz karşı tarafın taahütleri yerine getireceğine inanıyor musunuz?
Hafter: Ben bizi barış görüşmelerinde bir araya getiren Cumhurbaşkanı’nın güvenilir olduğundan eminim.
(Şarku’l Avsat: Ben Ulusal Mutabakat Hükümetinin Başkanı Faiz es-Sirac’ı kastediyorum.)
Hafter: Bilmem. Biz onun eski temsilciler Bernardino Leon ve Martin Kober ile nasıl çalıştığını biliyoruz. Ancak güvenilir bir insan olan Gassan Selame ile nasıl bir ilişki yürüteceğini bilmiyoruz. Selame ile 1.5 saat görüştük. Uluslararası temsilciler arasından en çok memnun olduğum kişi kendisi. Şunu da eklemek istiyorum ki; Bu es-Sirac’a verilmiş son fırsattır. Bu görüşmeler sayesinde verdiği sözleri yerine getirme kabiliyetini görmüş olacağız.
Gerçekten son fırsat mı?
Hafter: Evet son fırsat.
Yani?
Hafter: Bundan sonra başka şeyler söylenecek.
Sözü mü, hareketi mi kastediyorsunuz?
Hafter: Şuan söz söylemekle yetinelim… Hareket daha sonra.
La Celle Saint-Clount açıklaması; savaşın durması, milislerin ortadan kaldırılması ve önümüzdeki bahar seçim yapılması gibi gerçekten çok zor yükümlülükler içeriyor. Bütün bu yükümlülükleri ve taahhütleri gerçekleştirmek için fırsat var mı?
Hafter: İstenen şey bu. 3 ayda bir gelişmeleri değerlendirmek için bir araya geleceğiz. Cumhurbaşkanı Macron’un söylediği bu. Bu toplantılar gelişmeleri takip mekanizması olacak.
Silahlı Güçlerin birleştirilmesi konusuna gelirsek; Ortada birçok milis ve dağınık güçler var. Bu süreç nasıl işleyecek?
Hafter: Doğuda milis güçleri yok. Güneyde ise durumun değişmesi gerekiyor. Batıdaki bütün askerler bizim tarafımızda.
(Şarku’l-Avsat: Mesele sadece askerler değil. Orada milisler de bulunuyor.)
Hafter: Ben milislerden bahsettiğim zaman el-Kaide, DEAŞ ve savaşçı İslami grupları kastediyorum. Bu saydıklarım düşman milislerdir. Bunlarla diyalog olmaz, savaşılır. Misrata’da bulunanlar ve ona bağlı güçlere gelirsek, onlarla anlaşma yapılacağını düşünüyorum. Onlardan yapılan anlaşmanın sonuçlarını hızlı bir şekilde uygulamalarını isteyeceğiz. Baktık ki olmuyor, işlerde bir değişme yok, ileride başka durumlar meydana gelir.
Bu tehdit mi?
Hafter: İster tehdit sayın, ister başka bir şey. Biz söylediğimizde ciddiyiz. Biz değişim için belirli bir zamandan bahsediyorsak, onu kastediyoruzdur. Biz söylediklerimizden ve onların uygulanmasından sorumluyuz. Milis olsun terörist olsun fark etmez. Acımasız suçluların elinde rehin kalacak değiliz. Sürekli pazarlık ve diyalog halinde de kalmamız mümkün değil. Bundan sonra hiçbir diyalog olmayacak. Bizde bütün işler gayet açık. Kendilerini değiştirmezlerse, ortada savaştan başka bir çözüm kalmaz.
Cumhurbaşkanı Macron, meclis ve başkanlık seçimlerinin önümüzdeki baharda yapılacağını söyledi. Libya’daki ortamı seçim yapılması için uygun görüyor musunuz?
Hafter: Neden olmasın?
Mesela ülkedeki güvenlik koşulları veya ülkedeki bölünmeler?
Hafter: Libya’da güvenlik koşullarının sağlanması için gerekli vaktimizin olduğunu düşünüyorum. Biz hakiki bir devlet istiyoruz, başarısız bir devlet istemiyoruz. Bütün dünyanın tanıdığı ve halkını diğer ülkelerdeki halklar gibi yaşatan bir ülke istiyoruz. Bu ülkenin dünyaya açılan bir ülke olmasını bekliyoruz.
Üzerinde anlaşılan yolda ilerlemeyi engelleyecek herhangi bir dış müdahaleden korkuyor musunuz?
Hafter: Herhangi bir devletin müdahalesine karşıyız. Bizim asıl projemiz ‘şehadet’ projesidir. Yani Libya için ölmek ve topraklarımızı kirletmek isteyenlere karşı durmaktır. Biz topraklarımızı koruyacak bir orduya sahip olmak istiyoruz. Ne yazık ki; Kaddafi arkasında topraklarını koruyabilecek bir ordu bırakmadı.
Bugün sivil bir elbise giymişsiniz. Mesela asker elbisesini çıkartıp Libya Başkanı olarak sürekli sivil bir elbisesi giymek ister miydiniz?
Hafter: Asker elbisesinin ne kötülüğü var?
Soruyu başka bir şekilde sorayım. Yakında yapılacak olan Başkanlık seçimlerinde aday olmayı düşünüyor musunuz?
Hafter: Her olay için söylenecek bir söz vardır. Bilmem. Halk isterse neden olmasın.
Neyi bekliyorsunuz? Halkın sokaklara çıkıp aday olmanızı istemesini mi?
Hafter: İhtimal dâhilinde. (olabilir)
Size göre Libya için en ideal siyasal sistem hangisi?
Hafter: Merkezi olmayan herhangi bir siyasal sistem. Ancak bu Libyalılar’ın bahsettiği Federalizm değil. Çünkü ikinci dünya savaşından beri Libya bilinen 3 bölgeye ayrılmıştı ki; Bu da ülkenin bölünmesine yol açar. Bir daha yineliyorum ki; ülkemizin herhangi bir şekilde bölünmesine karşıyız. İstediğimiz geniş ve merkezi bir ülke değil. Şu an bizi ilgilendiren önümüzdeki adımları başarıyla tamamlamaktır. Devletin siyasal sistemi konusunu ise uzmanlara bırakacağız. Bugün bizi ilgilendiren şey; güvenli bir şekilde istikrar aşamasına geçmek için, önümüzdeki adımı nasıl başarıya ulaştarıcağımıza dikkatimizi vermektir.
Es-Sirac dün bir röportajda, “Biz burada anlaşmaya vardığımız şeyleri diğer taraflara da önereceğiz” dedi. Farz edelim ki; diğer taraflar bunu kabul etmedi. Bu anlaşmanın sonu da diğer anlaşmaların sonu gibi mi olacak? La Celle Saint-Clount toplantısında Başkanlık Konseyi’nin şuan 9 olan üye sayısının es-Sirac, siz ve üçüncü bir şahıs olacak şekilde 3 kişiye düşürülmesi fikri ortaya atıldı mı?
Hafter: Evet, mevzu ortaya atıldı ve Es-Sirac doğru söylüyor. Herhangi bir sorun yok fakat, hepimizin kendine göre düşünme şekli var.
Bu es-Sirac’ın teklifi kabul etmeyeceğini mi gösteriyor?
Hafter: Hakkında konuştuğumuz meclis veya hükümet değil mi? Bir mecliste 9 kişinin bulunması düşünülebilir mi? Şu an bu mecliste Libya’yı yıkan oluşumlara bağlı olan milislerden üç adam bulunurken, bu meclis küçülebilir? es-Sirac’ın onların mecliste olmasını kabul etmesi akıl kârı mı?
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un danışmanlarından biri, sizle Paris’te toplantı yapılmadan önce bize, Skhirat antlaşmasının yenilenmesinin masada olacağını söylemişti. Bu konu görüşüldü mü?
Hafter: Skhirat antlaşmasını yapan adamlar kendi özel çıkarlarını gözettiler. Bu antlaşmanın halkın çıkarlarıyla bir alakası yok. Antlaşmanın üzerinden biraz zaman geçtikten sonra herkesin kendi çıkarları peşinde koştuğu ortaya çıkmıştı.
Hala Skhirat antlaşmasının gözden geçirilmesini istiyor musunuz?
Hafter: Tabi ki.
O zaman içinde Skhirat antlaşmasına birçok kere atıfta bulunulan ortak açıklamayı nasıl onayladınız?
Hafter: Biz en baştan beri Skhirat antlaşmasının düzeltilmesi istedik. Lakin aynı zamanda 2 gün önce yapılan ortak açıklamanın altına imza atmaktan da geri durmadık. Halkın çıkarlarına uygun olan yeni antlaşma ortaya çıkana kadar söz konusu antlaşmada istediğimiz düzenlemelerin yapılmasında bizim büyük rolümüz olacak. Yanlış üzerine inşa edilen şey de yanlıştır.
Kısaca?
Hafter: Skhirat antlaşması Libya sorunu çözmek yerine derinleştirdi.