Hamis Hançer: Sünniler Irak’ta marjinalleştirilemez!

Irak’taki koalisyon süreci ve hükümet kurma çalışmaları hakkında Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Iraklı siyasetçi Şeyh Hamis Hançer, ülkede Sünnilerin tehdit edilmesinin daha fazla istikrarsızlığa neden olacağını söyledi. Iraklı siyasetçi ve Arap Projesi Başkanı Şeyh Hamis Hançer, Sünnilerin I

Hamis Hançer: Sünniler Irak’ta marjinalleştirilemez!

Irak’taki koalisyon süreci ve hükümet kurma çalışmaları hakkında Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Iraklı siyasetçi Şeyh Hamis Hançer, ülkede Sünnilerin tehdit edilmesinin daha fazla istikrarsızlığa neden olacağını söyledi.

Iraklı siyasetçi ve Arap Projesi Başkanı Şeyh Hamis Hançer, Sünnilerin Irak halkının önemli bir bileşeni olduğunu ve marjinalleşemeyeceğini söyledi. Hançer, Sünnilerin hükümet kurulması amacıyla geniş tabanlı bir siyasi koalisyona katılmalarının programlara bağlı kaldıklarını gösterdiğini söyledi.

Hamis Hançer Alman Haber Ajansı’na (DPA) yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Sünniler, Irak halkının ana bileşenlerinden biridir ve marjinalleşmeleri mümkün değildir. 2003 yılından bu yana elde edilen tecrübeler, her türlü bileşenin marjinalleştiğini gözler önüne serdi. Ancak Sünnilerin tehdit edilmesi daha fazla soruna ve istikrarsızlığa yol açar.”

Hançer, Sünnilerin ve Kürtlerin hükümet kurma müzakerelerindeki rolünün, “en büyük bloğun” oluşturulması için büyük koalisyonların tamamlayıcısı olacağına yönelik iddiaları reddetti. Yetkili ayrıca bu rolün, hükümetin çalışma ve kurulma programlarına dair tartışmalara ciddi bir katılım gösterilmeksizin hükümetin oluşturulmasını sağlayacağı söylentilerini de kabul etmedi. “Sünnilerin rolü tamamlayıcı olmayacak” diyen Hamis Hançer sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz küçük değiliz. Sünni ve Kürt bileşenlerin bir sonraki hükümette aktif olarak yer almasıyla ilgili büyük bir endişe var. Yakın zamanda Bağdat’a döndüğümüzde hissettiğim de buydu. Başbakan Haydar İbadi, el-Fetih Koalisyonu Hadi el-Amiri ve diğer birçok liderle bir araya geldik. Sünnilerin bir saygınlığı ve kitlesi mevcut.”

Hançer, Sünni saflarını birleştirmenin yanı sıra Kürt kesimi birleştirmeye yönelik girişimlere de değindi. Durumun gelecek hükümetin kurulmasını kazanmak isteyen koalisyonlara katılma hususunda her iki tarafın da seçim fırsatını iyileştireceğini söyledi.

Yetkili, “Önümüzdeki birkaç gün, seçimleri kazanan Sünni isimlerin neredeyse yarısını içeren yeni bir koalisyonun ilanına tanık olacak. Bu koalisyon, siyasi süreçle önemli bir rol üstlenecek. Aynı şekilde Kürt partileri arasındaki pozisyonları birleştirmeye yönelik girişimler de mevcut” ifadelerini kullandı.

Hançer, Mukteda es-Sadr liderliğindeki Sairun ve Hadi el-Amiri liderliğindeki el-Fetih listeleri arasındaki koalisyonun ilanından sonra bazı Sünni saflarında doğan korkuların da azaldığını söyledi. “Bu konu bizi endişelendirmiyor” diyen Hamis Hançer konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Sünniler olarak seçeneğimiz, isim veya karakterlere bağlı olmaksızın program ve güvencelere tabi olmaya odaklanmaktır. Her bir tarafın hükümeti kurma konusundaki önerilerini birbirlerinden ayıklayacağız. Başta Sünni bölgelerdeki sorunlar olmak üzere Irak’ın genel sorunlarına vizyon ve çözüm üreten, vizyonumuza en yakın olan öneri ve iş birliği yaptığımız taraf olacaktır.”

Hançer açıklamasında El-Fetih lideri el-Amiri’nin Tahran’a yakınlığına da değindi. “Siyasi sahnede mevcut ve aktif olan tanınmış siyasi bloklar ve kişiliklerin önündeyiz. Her şeyden önce bazı tarafların bu ülkedeki veya başka ülkelerdeki ilişkilerine bakmaksızın Iraklılar arasında bir anlaşma yapmaya çalışacağız” ifadelerini kullandı. Yetkili, Sairun ve el-Fetih ile büyük bir koalisyonun oluşturulduğunu kabul etti. Hamis Hançer açıklamasının devamında şunları söyledi:

“Nihayetinde her taraf özgürdür ve seçtiklerinin çıkarları olduğunu bilir. Ülkenin çıkarlarının da bu koalisyona çağrıda bulunduğunu görebilirler. Onların öncelikleri ve seçimleri var. Bizim de seçimlerimiz ve önceliklerimiz var. Her durumda dünyanın neresinde olunursa olunsun seçim kampanyalarıyla yükseltilen sloganlardan çok bir şey elde edilemez.”

Hançer, “Iraklıların çoğu ülkelerinin halen başta İran ve ABD olmak üzere dış müdahaleler için bir arena olduğu kanaatinde” ifadelerini kullandı. Yetkili “vatan ortaklarının” nihai kararı tamamen Iraklıların elinde olması çağrısı yaptığını söyledi. Hamis Hançer, Sünni liderlerin önceliklerine ve bir hükümet kurma müzakerelerindeki en önemli taleplerine de değindi:

“Tabii ki en önemli öncelik yeniden yapılanma ve yerinden edilmiş insanların şehirlerine dönüşleridir. Birleşmiş Milletler (BM) ve Irak Göçmenlik Bakanlığı’na göre 2 milyondan fazla yerinden edilmiş insan var. Bu insanların geri dönmesini istiyoruz. Özellikle de şu ana kadar dönüşlerine izin verilmeyen ve yıllar sonra DEAŞ örgütünün elinden kurtarılmış olan şehirlere dönüşü istiyoruz. Tüm bölgelerden askeri kalabalıkları geri çekilmesini ve Haşdi Şabi’ye bağlı milisler tarafından kaçırılanların serbest kalmasını talep ediyoruz. Elimizde milislerin hapishanelerinde bulunan 3 bin 200’den fazla isim var.”

Silahların devletin tekeline geçişinin önemine de vurgu yapan Hançer, “Kontrol altına alınması istenen silahın milislerin mi veya aşiretlerin mi olup olmadığının belirlenmesini istiyoruz. Bu durum özellikle DEAŞ’ın bazı alanlara yönelik tehditleri çerçevesinde, güvenlik ve halkın korunması için gerekli” diye konuştu.

Hançer, Sünni çoğunluğa sahip illerin taleplerini yerine getirmek için yeterli güvencelerin bulunmadığı durumlarda Sünni liderlerin muhalif sandalyelere yönelme ve mevcut koalisyonda bulunmayı reddetme olasılığına da değindi:

“Sünniler olarak bizim katılımımızla ya da Kürt kardeşlerin en büyük koalisyona daha sonra da hükümete katılımlarıyla oluşturulacak bir koalisyon mevcut değil. Bu yüzden müzakere masasında taleplerimizi sunacağız. Ancak bize sunulan mevcut koalisyonlar arasında yeterli güvence sağlayamamamız halinde muhalefete gideceğiz ve hiçbir tarafın taleplerimizi karşılamaya hazır olmadığını ifade edeceğiz.”