Hariri-Basil anlaşmazlığı, Cumhurbaşkanlığı ittifakını sarsıyor
Lübnan’da, Cumhurbaşkanlığı krizinin Başbakan Saad el-Hariri’nin çabalarıyla çözülmesi ve Ulusal Özgürlük Partisi lideri Mişel Avn’ın Cumhurbaşkanlığına seçilmesiyle sağlanan ittifakın üzerinden geçen bir buçuk yıllık süreç sonrasında Başbakan Hariri ve Dışişleri Bakanı Cibran Basil arasında yaşanan
Lübnan’da, Cumhurbaşkanlığı krizinin Başbakan Saad el-Hariri’nin çabalarıyla çözülmesi ve Ulusal Özgürlük Partisi lideri Mişel Avn’ın Cumhurbaşkanlığına seçilmesiyle sağlanan ittifakın üzerinden geçen bir buçuk yıllık süreç sonrasında Başbakan Hariri ve Dışişleri Bakanı Cibran Basil arasında yaşanan görüş ayrılığı, ittifakı sarsıyor. Ancak, her iki tarafta ittifakın çökme tehlikesinin olmadığını dile getiriyor.
Başbakan Hariri, dün, Dışişleri Bakanı Basil ile aralarında sorunlar olduğuna dair yayınlanan haberlere dolaylı yoldan cevap verdi. “Basil ile buluşmamın önünde herhangi bir engel yok” diyen Hariri, bir iki hafta içerisinde hükümeti oluşturacak konuma gelmelerinden dolayı mutluluk duyduğunu dile getirdi. Hariri, “Herkes ile iletişim halindeyiz ve bu iletişim hükümetin kısa sürede kurulmasını sağlayacaktır. Herkesi tatmin etmeye çalışıyoruz. Ulusal Özgürlük Partisi ile olumlu bir atmosferi paylaşıyoruz” şeklinde konuştu. Ulusal Mutabakat Hükümeti kurulması konusunda kararlı olduğuna işaret eden Hariri, “Herkesin temsil edileceği bir ulusal mutabakat hükümeti kurulması noktasında kararlıyım. Hükümeti, Cumhurbaşkanı ile yardımlaşarak kuran benim. Aksini düşünen yanılır” ifadelerini kullandı.
Hristiyan-Dürzi düğümü
Hariri’nin umut saçan tavrı hükümet sorunun çözüldüğü anlamına gelmiyor. Anlaşmazlıklar ve çeşitli tarafların talepleri, hükümetin kurulmasını zora sokmaya devam ediyor. “Hristiyan-Dürzi düğümü” olarak adlandırılan ve Dışişleri Bakanı Cibran Basil ile Lübnan Güçleri Partisi lideri Semir Caca ve İlerlemeci Sosyalist Parti lideri Velid Canbolat arasında yaşanan sorunlar, iki tarafın da taleplerini göz ardı etmek istemeyen Hariri’nin hükümeti kurma çalışmalarını çıkmaza sokuyor. Dürzi lider Valid Canbolat, Dürzilere ayrılan hükümet payının kendi partisine verilmesini isterken, Basil ise Canbolat’ın Demokratik Parti lideri Tallal Arslan’a bakanlık verilmesi talebine karşı çıkıyor.
Son sözü Hariri söyleyecek
Konuya dair açıklamalarda bulunan Müstakbel Partisi yetkililerinden Mustafa Alluş, Hariri ve Basil arasında görüş ayrılığı olduğunu doğrulamasına rağmen bu görüş ayrılığının iki taraf arasındaki ilişkilerin bozulmasına sebep olmayacağını savunuyor. Basil liderliğindeki Özgür Yurtseverler Partisi üyesi Selim Avn ise Hariri-Basil arasındaki anlaşmazlığa dair yorum yapmaktan kaçınıyor. Hariri’nin hükümeti kurmakla, Basil’in ise başkaları gibi kendi kitlesini temsil etmekle görevli olduğunu dile getiren Avn, anlaşmazlıklar konusunda son sözü Hariri’nin söyleyeceğine işaret ediyor.
Avn, konuya ilişkin Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, hükümetin kurulmasının gecikmesinden dolayı partilerinin suçlanmasının kabul edilemez olduğunu ifade ederek, “Hariri, kimsenin görüşüne bağlı kalmak zorunda değil. Biz doğru bildiğimiz görüşlerimizi söyleriz ancak nihai karar Hariri’nin” ifadelerini kullanıyor. Spekülasyonların herhangi bir parti ile kişisel sorun yaşamaması gereken Başbakan’ın imajına zarar verdiğini vurguladı.
Bakan sayısında çekişme yaşanıyor
Alluş ise Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, herkesin farklı talepleri olduğunu ancak Hariri ve Basil arasındaki ilişkilerin bozulmasına sebebiyet verecek bir durum olmadığını dile getirerek, “Şüphesiz karşıt görüşler var. Bir taraf, Hristiyanların 11 sandalyelik temsilliyetini elde etmeye çalışırken, bir diğer taraf ise Dürzi bir vekili bakan olarak dayatmaya çalışıyor. Bu durumu sadece görevli Başbakan değil, Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri de kabul etmiyor. Bu da hükümetin kurulmasının önünde engel teşkil ediyor. Hariri ise buna karşılık, Basil ve Avn’ın, Sosyalist İlerlemeci Parti’ye ayrılan pay dışından bir Dürzi bakan ile birlikte 10 Hristiyan bakana sahip olmasını teklif ediyor. Bununla birlikte, Cumhurbaşkanının bir Sünni bakandan vazgeçmesine karşılık, Hristiyan bakanların 4’ünün Lübnan Güçleri’ne, diğer ikisinin de Müstakbel ve el-Merda partisine gitmesini öneriyor” şeklinde konuştu.