Hariri, hükümetin ‘yakında’ kurulabileceğini belirtti

Lübnanlı liderler, hükümetteki çoğunluğa hakim olan iyimserlik atmosferi çerçevesinde yeni hükümetin kurulmasına ilişkin istişarelere yeniden başladı. Liderler, seçimlerden yaklaşık dört buçuk ay sonra hükümeti kurma sürecinde doğan “umut ışığına” değindi. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Mişel Avn ve Baş

Hariri, hükümetin ‘yakında’ kurulabileceğini belirtti

Lübnanlı liderler, hükümetteki çoğunluğa hakim olan iyimserlik atmosferi çerçevesinde yeni hükümetin kurulmasına ilişkin istişarelere yeniden başladı.

Liderler, seçimlerden yaklaşık dört buçuk ay sonra hükümeti kurma sürecinde doğan “umut ışığına” değindi. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Mişel Avn ve Başbakan Saad Hariri, 3 Ekim’de cumhurbaşkanlığı sarayında bir toplantı düzenlerken Hariri, 1 saatlik görüşmenin ardından hükümetin yakında kurulabileceğine dair iyimserliğini dile getirdi. Başbakan yaptığı kısa açıklamada, “Değerli Cumhurbaşkanı ile istişare ettim. Ekonomik durum nedeniyle hükümetin kurulması sürecinin hızlandırılması gerektiğine karar verdik. Duruma dair iyimserim” dedi.

Cumhurbaşkanlığı kaynakları ise “Başbakan Hariri’nin Cumhurbaşkanı Mişel Avn’a danıştığı fikir ve önerilerle hükümetin kurulması için gerçek bir atmosfer sağladığını” belirtti. Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “Bu fikirlerin çoğu, önceki vizyona göre Cumhurbaşkanı tarafından formüle edilen çekincelere yönelik cevapları içeriyor. Bu durum, hükümetin şimdi kurulacağı anlamına gelmez, ancak süreçteki ciddi görüşmeler için yeni bir iklim oluşturduğu kesin. Eğer bu olumlu atmosferi tercüme etmek gerekirse hükümet, en geç birkaç gün içerisinde ışığı görebilir” dedi.

Bu iyimserlik atmosferi çerçevesinde, Ayn el-Tina bölgesindeki ikinci başkanlık merkezinde hazırlıklar başladı. Öyle ki Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, “Mevcut krizlerin çözümü, mümkün olan en kısa sürede bir hükümetin kurulmasıyla başlar” açıklamasında bulundu. Berri, bu alandaki umut ışığının da Cumhurbaşkanı Avn ve Başbakan Hariri arasındaki toplantıya yansıdığını belirtti.

Öte yandan Müstakbel Hareketi, Lübnanlıların geçtiğimiz haftalardaki gibi hayal kırıklığı yaşamaması için iyimserlik konusunda temkinli bir tavır takındı. Müstakbel Hareketi Siyasi Büro üyesi Raşid Fayed, yaptığı açıklamada, “Bazı liderlerin iyimser olması normal. Ancak bu, nihai çözümlere ulaştığımız anlamına gelmiyor” dedi. Şarku’l Avsat’a konuşan Fayed, “İki hafta önce, taraflarca sağlanan imtiyazlardan bahsedildi ve çok geç olmadan bunun yanlış olduğu ortaya koyuldu. Lübnan halkı iyimserlik ve karamsarlık sporuna alıştırıldı” ifadelerini kullandı. Lübnan’ın dış gelişmelerden uzak tutulamayacağını söyleyen Raşid Fayed, “İsrail tehditlerinin ciddiyeti ve ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarının önümüzdeki ayın başlarında yürürlüğe girmesi, göz ardı edilemez” dedi.

Diğer taraftan siyasi güçler, İsrail tehditlerinin ciddiyetini ve hükümetin kurulması sürecinden başlayarak bu tehditlerle mücadele etmeye hazırlandıkları gerçeğini de gizlemiyor. Bu bağlamda Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri liderliğindeki Kurtuluş ve Kalkınma Bloğu, “İsrail’in açıklama ve tehditleri, Lübnan silahını oluşturan ulusal birliği gerektiriyor ve Lübnanlılara, İsrail’i ciddiye alma çağrısı yapıyor” açıklamasında bulundu. Blok ayrıca, “Durum, ülkeyi krizden çıkarmak için bir hükümet kurulmasını gerektiriyor” dedi.

Aynı şekilde Lübnan Kuvvetleri Partisi Genel Başkanı Samir Caca, dahili bir hükümet kurulmasının önündeki tek ana engelin, Lübnan Kuvvetlerinin seçimlerde elde ettiği sonuçların boyutunu azaltmaya yönelik girişimler olduğunu belirtti. Caca, “Rakamlar, mantıklı olarak partinin hükümet içerisinde Hristiyanların oylarının üçte birine ulaştığını doğruladı. Biz bu haktan mahrum bırakılıyoruz” dedi. Samir Caca ayrıca, “Zorunlu hükümete gerek yok. Ülke uçuruma düşmeden önce bugün atılması gereken çok önemli adımlar var. Yarın olmadan, bugün hükümeti kursunlar” şeklinde konuştu. Caca açıklamasının devamında, “Bu konuda nihai kararın alınması ve ülkenin daha fazla zarar görmemesi için istişarelerin tamamlanmasından sonra gelecek hafta başlarında Güçlü Cumhuriyet bloğu bir toplantı düzenleyecek” ifadelerini kullandı. “Bu süreçteki krizden kurtulmak, cumhurbaşkanının şahsi müdahalesini ve herkese hakkını vermesini gerektiriyor” diyen Başkan, cumhurbaşkanının şahsi olarak “seçim sonuçları uyarınca adaleti sağlayacak bir adım atacağını” umduğunu vurguladı.