Hariri suikastı sanıklarını savunan ekip ‘siyasi’ argümanlara sığındı

Beyrut/Yusuf Diyab Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri’nin 14 Şubat 2005 başkent Beyrut’ta ölümüne neden olan suikastla ilgili Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Uluslararası Lübnan Özel Mahkemesi’nde görülen dava sürüyor. Refik Hariri suikastını gerçekleştirmekle suçlanan 4 sanığı savunan

Hariri suikastı sanıklarını savunan ekip ‘siyasi’ argümanlara sığındı

Beyrut/Yusuf Diyab

Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri’nin 14 Şubat 2005 başkent Beyrut’ta ölümüne neden olan suikastla ilgili Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Uluslararası Lübnan Özel Mahkemesi’nde görülen dava sürüyor.

Refik Hariri suikastını gerçekleştirmekle suçlanan 4 sanığı savunan ekip, iddia makamının öne sürdüğü delilleri çürütmede yetersiz kaldı. İddia makamı ayrıca, sanıkların Refik Hariri suikastı öncesinde dört ay boyunca takip için kullandıkları aracı, bombalı saldırının gerçekleştiği gün ve akabinde kullanmaya devam ettiklerine dair mahkemeye yeni deliller sundu.

Davanın ikinci gününde savunma avukatları, savcının ortaya koyduğu delillere karşı Lübnan’ın o dönem içinde bulunduğu siyasi koşullara değinerek, Refik Hariri’nin, siyasi arena dışına çıkarılması kararının verildiği bir atmosfere dair argümanlarla savunma yapmaya devam ettiler. Bununla birlikte suikast öncesi Hariri’nin gittiği ve bulunduğu bölgelerin yakınlarında sanıklara ait telefonların sinyallerine ilişkin dokümanlarla ilgili herhangi bir yorum yapmaktan kaçındılar.

Duruşmada Esed vurgusu

Uluslararası Lübnan Özel Mahkemesi Başsavcı Norman Farrell ve ekibi, duruşmada, siyasi kanıtların öne sürüldüğü argümanlar sundular. Hariri ile Beşşar Esed liderliğindeki Suriye rejimi arasında yaşanan gergin ilişkilere değinen savcı ve ekibi, Suriye rejiminin kendisine muhalif olarak gördüğü Hariri’nin, anketlerde seçimden zaferle çıkacağına kesin gözüyle bakılmasının ve böylece Lübnan’daki Suriye yanlılarının hezimete uğramasıyla zayıflayacak olan Suriye ordusunun Lübnan’dan çıkmasını isteyebileceğine dikkati çektiler.

Savunma ekibine ‘yasal argüman kullanmadılar’ eleştirisi

Sanıklar Selim Cemil Ayyaş, Mustafa Bedreddin, Hüseyin Hasan Anisi ve Esed Hüseyin Sebra’nın savunma avukatlarının uyguladığı stratejiyle ilgili bir değerlendirmede bulunan Lübnanlı bir ceza avukatı, duruşma sırasında savunma ekibinin önceki duruşmaların üzerine yeni bir şey eklemediklerinin ortaya çıktığını vurguladı. Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan avukat, savunma ekibinin, siyasi tarafa odaklandığını ve delilleri tamamlayıcı nitelikte yasal argümanlardan ziyade siyasi argümanlara sığındıklarını belirtti.

Uluslararası Ceza Hukuku Uzmanı olan Avukat, “Savunmanın, delillere karşılık vermesini bekliyorduk. Ancak savunmaları, ‘siyasiydi’ ve bilimsel kanıtlardan yoksundu. Savunma, soruşturma kanıtlarını çürütebilecek, ikna edici deliller sunamadı. Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah ve Hizbullah yetkilileriyle aynı tutumu sergileyen savunma, Hizbullah’ı yüceltme çabalarına girdi. Ancak bu argümanlar, siyasi söylemlerden ibaretti ve hukuki değildi” ifadelerini kullandı.

Suikasti üstlenen Adas’ın olay yerinde olmadığı anlaşıldı

Öte yandan savunma ekibinin, dün, olayın sorumluluğunu üstlenen Filistin asıllı Lübnan vatandaşı Ahmed Ebu Adas’ın olay yerinde olmadığını doğrulaması dikkat çekiciydi. Uluslararası soruşturma komisyonlarının yürüttüğü tüm soruşturmalarda, olay yerinde Adas’ın izine rastlanılmadığı kanıtlanmış ve yalnızca dikkatlerin olayın gerçek faillerinden uzaklaştırılması için bir girişimde bulunduğu anlaşılmıştı.

Lübnan eski Adalet Bakanı Charles Rizk, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, kovuşturma ekibi tarafından sağlanan kanıtların gücü ne olursa olsun, ‘adalet’ kavramının sağlamlaştırılmasının önemini vurgulayarak, “Adalet ve Lübnan’ın çıkarları arasında hiç bir çelişki yoktur” ifadelerini kullandı. Asli mahkeme tarafından verilecek bir cezanın gıyabi yargılaması olduğunu belirten Rizk, “Hükmün verildiği kişi kim olursa olsun temyize gitme hakkına sahiptir. Kimse mahkeme heyetinin aklında neler olup bittiğini ve nasıl bir karar vereceğini bilemez. Sanıklar suçlu da bulunabilir, serbest de bırakılabilir. Öte yandan Lübnan’da iktidara kim gelirse gelsin olayın halk üzerindeki etkilerinin üstesinden gelmeleri için yardım etmeleri gerek. Bununla birlikte şehit Refik Hariri’nin oğlu olan Başbakan Saad Hariri, mahkemenin yapıldığı Lahey’de ılımlı ve olumlu bir tutum sergiledi. Hizbullah da bunu sakin ifadelerle karşıladı. Lübnanlıların olgunluklarını göstermeleri ve ülkenin çıkarlarının diğer çıkarlardan üstün tutmaları önemli” şeklinde konuştu.

Uluslararası Hukuk Profesörü Dr. Antoine Sfeir ise Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, mahkemenin normal seyrini sürdürdüğünü ve savunma ekibinin, iddia makamının iddialarını çürütmek için kanıtların geçerli olup olmadığına bakmaksızın, elinden gelenin en iyisini yapmasının normal olduğunu belirtti.