Hariri suikastı sonrası Lübnan

Beyrut: Tamara Cemal Aldin Lübnan Eski Başbakanı Refik Hariri’nin suikasta uğramasının üzerinden 13 yıl geçti ancak Lübnanlılar, Beyrut’taki siyasi sütunları sarsan ve Hariri ile birlikte 21 kişinin daha hayatına mal olan suikastı unutamadı. Hariri suikastı, Lübnan’da siyasetinin en önemli dönüm nok

Hariri suikastı sonrası Lübnan

Beyrut: Tamara Cemal Aldin

Lübnan Eski Başbakanı Refik Hariri’nin suikasta uğramasının üzerinden 13 yıl geçti ancak Lübnanlılar, Beyrut’taki siyasi sütunları sarsan ve Hariri ile birlikte 21 kişinin daha hayatına mal olan suikastı unutamadı.

Hariri suikastı, Lübnan’da siyasetinin en önemli dönüm noktalarından biriydi. Suikastın gerçekleştiği 2005 yılı öncesindeki siyasi tablo sonrasından çok daha farklıydı. O günden beri Lübnan, hızla gelişen olaylara tanık oluyor.

Suikastın yıldönümü olan 14 Şubat günü, bu yıl Lübnan’da birçok şeyi değiştiren olaylarla birlikte geldi. Lübnan, sert geçecek bir parlamento seçimleri yarışına hazırlanıyor.

Hariri suikastından bugüne kadar Lübnan’da yaşanan en önemli gelişmeleri derledik:

Hariri Suikasti

14 Şubat 2005 günü, Lübnan Eski Başbakanı Refik Hariri, uğradığı suikast sonucu yaşamını yitirdi. Hariri ile birlikte o an kendisiyle beraber olan 21 kişi daha öldü. Saldırı Beyrut’un orta kesiminde bulunan San George oteli yakınında yaklaşık bir tonluk TNT patlayıcısıyla gerçekleştirildi. Bu patlama, Lübnan, Arap ve uluslararası toplumda büyük bir şok etkisi yarattı.

14 Mart Koalisyonu

Lübnan’daki çok sayıda siyasi parti ve şahsiyet, suikastın sorumlusunun Suriye rejimi olduğunu iddia ederek, 14 Mart 2005 günü, Suriye ordusunun Lübnan’dan çekilmesi çağrısıyla geniş çaplı protesto eylemleri çağrısı yaptı.

‘Sedir Devrimi’ olarak nitelenen protesto eylemlerine bir milyondan fazla Lübnanlı katıldı. Eylemlerden sonra 14 Mart Koalisyonu kuruldu.

14 Mart Koalisyonu’na, Suriye ordusunun Lübnan’da bulunmasını reddeden ülkenin en büyük siyasi parti ve siyasi hareketleri katıldı. Koalisyonun en önemli bileşenleri el-Mustakbel Partisi, Lübnan Güçleri Partisi, Ketaib Partisi ve İlerici Sosyalist Parti’ydi.

Suriye ordusunun Lübnan’dan çekilmesi

Hariri suikastı sonrası yaşanan protestolar ve uluslararası toplumun baskısıyla Suriye ordusu Lübnan’dan çekildi. 26 Nisan 2005 günü, son Suriye birliklerinin Lübnan’dan çekilmesiyle Suriye’nin Lübnan üzerindeki 29 yıllık vesayeti sona ermiş oldu.

Uluslararası mahkemenin kurulması

Lübnan hükümeti ve Birleşmiş Milletler (BM), 6 Şubat 2006 günü, Lübnan’da uluslararası özel bir mahkeme kurulması konusunda uzlaştı. İlk kez suç işleyen kişiler uluslararası bir mahkemede yargılanıyordu. Mahkeme kararıyla Hariri suikastına dair soruşturma başlatan Wisam el-Hasan başkanlığındaki komite, Hizbullah’ın suikasta karıştığına dair sağlam delillere ulaştı.

Temmuz Savaşı

12 Temmuz 2006 günü, İsrail ordusu ile Lübnan Hizbullah’ı arasında Lübnan’ın güneyinde 34 gün sürecek bir savaş başladı.

Hizbullah, İsrail ordusuna İsrail’in kuzey bölgeleri ile el-Celil, el-Kermel, Merc ve İbn-i Amr gibi bölgelerde saldırılar düzenledi. Savaş, İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri’ni de etkiledi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK), savaşın bitirilmesini ön gören 1071 sayılı kararıyla sona erdi. Temmuz savaşında yaklaşık bin 200 Lübnanlı öldürülmüştü.

Suikastler silsilesi

Hariri suikastından sonra Suriye ordusunun Lübnan’daki varlığına karşı çıkan çok sayıda siyasi aktöre yönelik bir suikast silsilesi başladı. Suikasta uğrayan kişiler arasında Semir Kasir, George Havi, Cibran Gassan Tuveyni, Bayar Emin el-Cemil ve Velid İdo yer alırken, birçok başka suikast girişimi de başarısız oldu.

Başarısız suikastlarda hedef alınan kişilerden başta gelenler, İlyas el-Mar, May Şadyak ve Hariri suikastına dair yürütülen soruşturmanın içinde olan Semir Şahade geliyordu.

Özel Mahkeme

Lübnan Özel Uluslararası Mahkemesi, 10 Haziran 2007 günü, resmi olarak Hariri suikastından sorumlu olanların yargılanması için özel bir mahkeme kurarak, bazı Hizbullah unsurları hakkında tutuklama kararı çıkardı. Suikastla ilişkisi olduğunu reddeden Hizbullah, tutuklama kararı verilen unsurları teslim etmeyeceğini bildirdi. Bu olay, Lübnan’daki taraflar arasında gerilimi artırdı.

Mayıs olayları

Lübnan iç savaşının 1990 yılında sona ermesinin ardından ülkedeki şiddet dozu en yüksek olayların başında Mayıs 2007 olayları geliyor.

Lübnan Bakanlar Kurulu’nun Hizbullah’a bağlı iletişim şebekesine el konulmasına dair 7 Mayıs 2007 tarihinde çıkardığı iki karar ve Beyrut Havalimanı Güvenlik Birimi Başkanı Vefik Şukayr’in tutuklanmasından sonra Hizbullah ve 14 Mart Koalisyonu’na bağlı silahlı unsurlar arasında çatışmalar başladı.

Beyrut’ta başlayıp Lübnan Dağları’na kadar uzanan çatışmalar, bir haftada 100’den fazla kişinin ölümüyle sonuçlandı.

Doha Anlaşması

2007 yılının Mayıs ayı sonlarında, çatışmaların bitirilmesi için Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen görüşmeler sonucunda Mişel Süleyman Lübnan Cumhurbaşkanı olarak seçildi.

2009 seçimleri

2009 yılında düzenlenen parlamento seçimlerinden Suriye karşıtı 14 Mart Koalisyonu zaferle ayrıldı.

Seçimlerden sonra Refik Hariri’nin oğlu Saad Hariri hükümeti kurmakla görevlendirildi ancak Hariri, Hizbullah ve müttefikleri ile aylar süren müzakereler sonucunda hükümeti kuramadı.

2010 yılının başında Hizbullah’ın hükümetten çekilmesi sonucu Hariri hükümeti yıkıldı. Haziran 2010’da Hizbullah etkisi altında yeni bir hükümet kuruldu.

Hizbullah Suriye’de

İran’a bağlı Hizbullah örgütü, Suriye’de Mart 2011’de başlayan iç savaşa 2013 yılında muhaliflere karşı çatışmalara girişerek resmen müdahil oldu.

BM, Hizbullah’ın Suriye’de savaş suçu işlediğine dair rapor yayınlarken, çok sayıda uluslararası güç ve Arap ülkesi, Hizbullah’ın Beşşar Esed rejimini ayakta tutmak için Suriye’deki savaşa müdahil olmasını kınadı.

Körfez İşbirliği Teşkilatı, Hizbullah’ın Suriye’ye müdahalesinin siyasi çözüm sürecini olumsuz etkilediğini belirterek, Hizbullah’ın müdahalesi nedeniyle Suriye savaşının Lübnan’a sıçramasından endişe duyduğunu bildirdi.

Hizbullah’ın Suriye’ye müdahale etmesi, Lübnan’daki bölünmeleri daha fazla derinleştirdi.

Mişel Avn Cumhurbaşkanı

Lübnan’da Cumhurbaşkanlığı makamının 2 buçuk yıl boş kalmasının ardından, 31 Ekim 2016 günü Lübnan Değişim ve Reform Partisi Başkanı Mişel Avn Cumhurbaşkanı seçildi.

Avn’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinden bir ay sonra Saad Hariri, yeniden Başbakanlık koltuğuna oturdu.

Cumhurbaşkanlığına Mişel Avn’ın seçilmesi, Avn ve Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri arasındaki yıllara dayanan ihtilafı sümen altı etti. Berri, Avn’ın Cumhurbaşkanı seçilmesine de karşı çıkmıştı.

Avn, 15 yıl boyunca sürgün hayatı yaşadığı Fransa’dan 2005 yılında Lübnan’a dönmüştü. 6 Şubat 2006 yılında ise Hizbullah ile anlaşma imzalamıştı.

Hariri’nin istifası

Lübnan Başbakanı Saad Hariri, Kasım 2017’de, kendisine karşı bir suikast girişiminde bulunduğunu iddia ettikten sonra Hizbullah ve İran’a suçlamalar yönelterek istifa ettiğini açıkladı. Hariri, istifa konuşmasında, İran’ı Lübnan’da devlet içinde devlet kurmakla suçladı.

Hariri’nin istifasına karşı çıkan siyasi tarafların arabuluculuk girişimleriyle istifa etmekten vazgeçen Hariri, Hizbullah’ın Suriye savaşına müdahil olmasına işaret ederek, Lübnan’daki bütün siyasi taraflara dış ülkelerin sorunlarına müdahil olmaktan kaçınma ve tarafsızlık politikası uygulama çağrısı yaptı.

Kıdem Kararnamesi krizi

2018 yılının başlamasıyla Lübnan’da, Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın 1994 mezunu subaylara kıdem önceliği verilmesine dair yayınladığı kararname nedeniyle yeni bir kriz patlak verdi. Kriz, Cumhurbaşkanı Avn ve karara karşı çıkan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri arasında yaşanmıştı.

Krize sebep olan en büyük anlaşmazlık, Berri’nin kararnameyi Maliye Bakanı Ali Hasan Halil’in de imzalaması talebinin Avn tarafından reddedilmesi üzerine kararnamenin Anayasa’ya uygun olup olmadığı konusu etrafında yaşandı.

Basil-Berri Krizi

Lübnan Dışişleri Bakanı Cibran Basil’in, Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri hakkında kapalı bir toplantıda sarf ettiği hakaretlerin internete sızdırılması Lübnan’da yaşanan son krizin fitilini ateşledi.

Berri liderliğindeki Emel Hareketi destekçileri, Basil’in açıklamalarını protesto etmek için sokaklara dökülünce ülkedeki gerginlik yeniden arttı. İki taraf arasında sözlü sataşmalara neden olan kriz tarafları yoğun müzakereleri sonrası atlatıldı.

Lübnan, Mayıs ayında düzenlenecek Parlamento seçimlerini bekliyor. Seçimler öncesinde ise siyasi tarafların ittifak çalışmaları sürüyor.