Hatemi’ye yönelik yeni kısıtlamalar sonrası İran’da siyasi tartışma

İran yargı sözcüsü Gholam-Hossein Mohseni Eje’i, dün, yargının eski cumhurbaşkanı reformist Muhammed Hatemi’ye yeni kısıtlamalar getirdiği iddiasını reddederken, parlamentoda 86 milletvekili kısıtlamaların uygulanmasına karşı İran anayasasına açık ve seçik aykırı olduğu gerekçesiyle protesto açıklam

İran yargı sözcüsü Gholam-Hossein Mohseni Eje’i, dün, yargının eski cumhurbaşkanı reformist Muhammed Hatemi’ye yeni kısıtlamalar getirdiği iddiasını reddederken, parlamentoda 86 milletvekili kısıtlamaların uygulanmasına karşı İran anayasasına açık ve seçik aykırı olduğu gerekçesiyle protesto açıklamasında bulundu. Bu bağlamda, bazı milletvekilleri, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’ye İran halkının haklarını koruma ve sivil haklara zarar verecek bir girişimde bulunmama çağrısında bulundu.

Haftalık basın toplantısında konuşan Eje’i, ‘‘Yeni adımlar atılmadı ve önceki kısıtlamalar İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliği tarafından, yargının güvenlik güçlerine verdiği talimat uyarınca kararlaştırıldı’’ dedi.

Ancak, Eje’i’nin açıkladığının aksine, yargı makamları ve son seçimdeki muhafazakar aday İbrahim Reisi’nin liderlik ettiği din adamları mahkemesinin inkar etmesine rağmen, üst düzey yetkililer, Hatemi’ye yönelik yeni kısıtlamalar içeren kararın çıkarılmasına karşı protestolarına devam ettiler.

Muhammed Hatemi, internet sitesi üzerinden destekçilerine Ruhani lehinde tekrar oy kullanma çağrısı yapmıştı.

Hasan Ruhani, cumartesi günü Tahran Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada Hatemi’nin kamuoyu üzerindeki etkisine ve destekçilerinin seçime katılmasındaki rolüne değinerek, ‘’Bir kişi, insanlar seçime katılmalıdır dediğinde cezalandırılmalı mı?’’ dedi. Aynı konuşmasında Ruhani, seçimler sonrası bir akımın ödüllendirilip diğerinin cezalandırılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

Muhalif ve reformist ‘Kelime’ web sitesi cuma günü, Din Alimleri Özel Mahkemesinin Hatemi’ye üç ay boyunca herhangi bir siyasi veya kamusal olaya katılmamasını isteyen bir mektup gönderdiğini bildirdi.

Sonrasında, Fars haber ajansının aktardığına göre, Tahran’daki Din Adamları Mahkemesi’nde savcı olan Muhammed Abdullahi, mahkemenin Hatemi’ye yönelik yeni kısıtlamalar içeren karar aldığını reddetti.

Hatemi’ye yakın isimlere hapis cezası

Hatemi’ye yönelik kısıtlamaların ilanı, yakınındaki kişiler hakkında mahkeme kararının çıkmasından birkaç gün sonrasına denk geldi. İran Devrim Mahkemesi, Hatemi’nin kardeşi Muhammed Rıza Hatemi, reformist ‘‘Halkın Birliği’’ partisi genel sekreteri Ali Şakuri, eski danışmanı Mohsen Safayi Farahani ve eski yardımcısı Ather Mansuri’nin de dahil olduğu yedi kişi hakkında, 2009 seçimleri sırasında katıldıkları gösterilerde rejim karşıtı propaganda yapıldığı suçlamasıyla 1 ila 2 yıl arasında değişen hapis cezaları verdi.

İran Parlamentosu’ndaki reformist Amal bloğundan 86 milletvekili, dün, Hatemi’ye katılım yasağı uygulayan kısıtlamaların İran anayasasının 20, 23, 36 ve 37. maddelerine aykırı olduğunu açıklayıp, kararın arkasında duranlardan anayasaya saygı duymaları talebinde bulundular.

Açıklamada, uygulanan kısıtlamaların Hatemi’nin İranlılar arasındaki popülerliğini arttırdığına işaret edildi.

Bu doğrultuda, bazı milletvekilleri, Hasan Ruhani’ye, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı olarak sivil hakları koruması talebini içeren sözlü uyarılarda bulundu.

Amal bloğu lideri Muhammed Rıza Arif, twitter hesabından yaptığı açıklamada, ‘’Hatemi’ye yönelik kısıtlamalar, halkın sivil haklara olan güveninin sarsılmasına yol açar’’ dedi.

Ruhani’nin seçimlerden birkaç ay önce sivil haklar belgesini onaylaması, seçmenin onun lehine oy kullanmasını sağlamıştı.

Başsavcı tutuklanmanın siyasileştirilmesini eleştirdi

Öte yandan, İran Başsavcısı Muhammed Cafer Muntazari, cumhurbaşkanı yardımcısı İshak Cihangiri’nin kardeşinin tutuklanmasının siyasileştirilmesini eleştirdi.

İran basını cuma günü, ‘Kurdişkari’ bankası müdürü ve Tahran Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Mehdi Cihangiri’nin tutuklandığını ve olayla ilgili açıklama yapılmadığını duyurmuştu.

Muntazari, Devrim Muhafızlarına bağlı Tasnim haber ajansına yaptığı açıklamada, Cihangiri dosyası hakkında bilgiler verdi ve Kirman şehrinde gözaltında tutulduğunu söyledi.

“Umarım siyasi neden yoktur”

İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı, kardeşinin tutuklanmasına ilişkin ilk yorumunda, ‘‘Umarım arkasında herhangi bir siyasi neden yoktur’’ dedi.

Kimsenin yolsuzlukla mücadele altında siyasi hesaplaşmaya girişme hakkının olmadığını vurgulayan Cihangiri, ‘’Yolsuzluğun nereden çıktığını başkalarından biliyorum’’ ifadesinde bulundu.

Cihangiri konuşmasının devamında, ‘’Yolsuzlukla mücadele ile siyasal mücadele arasındaki farkı biliyorum’’ dedi. Ekonomiye katkı sağlayacak yatırımcıları kovmaya çalışmakla suçladığı ekonomik faaliyetlerle ilgilenen güvenlik birimlerine, eleştirilerde bulundu.

Asfahani’ye casusluktan 5 yıl hapis cezası

Öte yandan, İran yargısı, iki yıl önce altı büyük devletle nükleer anlaşma görüşmeleri yapan heyete katıldığı için casusluk suçundan yargılanan Kanada vatandaşı bir İranlıya 5 yıl hapis cezası verdi.

Yargı sözcüsü Mohseni Eje’i gazetecilere yaptığı açıklamada, ‘’Abdurresul Duri Asfahani yabancı istihbarat servislerine bilgi sağlayarak casusluk yapan kişilerden. Mahkeme 5 yıl hapis cezası verdi. Bu, son karardır’’ dedi.

Tecrübeli bir muhasebeci olan Asfahani, nükleer tartışmalarının bankacılık kısmında yer aldı. 2015 yılında İran ve büyük devletler arasındaki nükleer anlaşmanın uygulanmasını denetleyen heyetin üyesiydi. Bazı gazeteciler, Asfahani’nin İngiltere vatandaşlığı da taşıdığını açıkladı.

2016’nın ortalarından beri, muhafazakar haber siteleri ve parlamento üyeleri Duri Asfahani’yi İngiltere lehine casusluk yapmakla suçluyordu. İstihbarat Bakanı Muhammed Alevi, Ekim 2016’da iddiaları kesin bir şekilde reddetmişti, fakat Asfahani’nin yargılanma dosyası açık kalmıştı.

Muhafazakarların himayesindeki İran yargısı, nükleer anlaşmanın yürürlüğe girmesinden bu yana bazı yabancıları ve çifte vatandaşları hapse mahkum etti.

İran, çifte vatandaşlığı tanımıyor ve bu da, konsolosluk ziyaretleri gibi diplomatik koruma kapsamına almadığı anlamına geliyor.