Helsinki zirvesi, ABD-Rusya ilişkilerinin normalleşmesinde ilk adım
ABD ve Rusya ilişkilerinin bir açılım eşiğinde olabileceğine dair en güçlü işaret olan Donald Trump ve Vladimir Putin arasında 16 Temmuz’da yapılan Helsinki zirvesi sona erdi. Zirvede terörle mücadele, silahlanma yarışı, Suriye ve Ukrayna krizleri gibi birçok alanda iş birliğine varmaya çalışılırken
ABD ve Rusya ilişkilerinin bir açılım eşiğinde olabileceğine dair en güçlü işaret olan Donald Trump ve Vladimir Putin arasında 16 Temmuz’da yapılan Helsinki zirvesi sona erdi. Zirvede terörle mücadele, silahlanma yarışı, Suriye ve Ukrayna krizleri gibi birçok alanda iş birliğine varmaya çalışılırken, ABD seçimlerine Rus müdahalesiyle ilgili iddiaların soruşturulması da dahil, gelecekte bir anlaşmaya ulaşmak için bir “diyalog çadırı” oluşturulması üzerinde duruldu.
İki liderin, özellikle İsrail sınırını korumak için İran ve milisleri buradan uzaklaştırmaya yönelik baskılar, Suriye’deki mültecilere ülke içinden ve komşu ülkelerden yardım sağlama ihtiyacı başta olmak üzere Suriye meselesine dair takındıkları yakın tavır dikkat çekiciydi.
Ancak İran nükleer anlaşmasına dair iki lider arasında bir anlaşmazlık görülürken, diğer taraftan ABD Başkanı Trump’ın FBI’ı eleştirmesi ve Putin’i 2016 ABD başkanlık seçimlerine Rus müdahalesini reddetme konusunda desteklemesi dikkat çeken bir diğer nokta oldu. Ancak Rusya Devlet Başkanı Putin, önemli bir tavizde bulunarak, ABD’li savcılar tarafından “Hillary Clinton’ın şansını azaltmak üzere Demokrat Parti’nin mail hesaplarını kırmakla” suçlanan 12 Rus istihbarat personelinin soruşturmasına ABD’nin katılmasına izin vereceğini açıkladı. Ancak bunun karşılığında ABD’nin de Rus soruşturmacılara Moskova’ya karşı komplo kuran ajanları soruşturma izni vermesini şart koştu.
Uzun görüşmenin ardından Finlandiya Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda öğleden sonra bir basın toplantısı düzenlendi. Daha sonra ise iki ülkenin dışişleri bakanları Mike Pompeo ve Sergey Lavrov, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ve Beyaz Saray Genel Sekreteri General John Kelly gibi bazı üst düzey yetkililer de dahil, iki ülkeden heyetler arasında geniş çaplı bir toplantı yapıldı.
Rusya Devlet Başkanı Putin, basın toplantısı sırasında ülkesinin ve ABD’nin “terörizm ve siber güvenlik konusunda iş birliğinin sürdürülmesi” gibi iş birliği yapılabilecek alanların olduğunu ifade etti. Rusya ve ABD güvenlik birimlerinin iş birliği yapabildiğini, Rusya Olimpiyatlarına hazırlık için güvenlik alanında bir iş birliği örneği sergileyebileceklerini söyleyen Putin, ABD’li mevkidaşına, teröre karşı iş birliği yapabilecek özel bir heyetin olduğunu belirtti.
Suriye meselesine de değinen Rus lider, mültecileri ülkelerine geri gönderme de dahil, ülkede güvenliği yeniden sağlama görevi, ABD ve Rusya’nın iş birliği yapabileceği bir alan olabileceğini vurguladı. İki lider, Suriye’deki askeri koordinasyonu test ettiklerini söylerken, Suriye topraklarında veya hava sahasında iki ülkenin güçleri arasında kazara bir çarpışmadan kaçınmak üzere ABD ve Rusya güçlerinin sağladığı koordinasyon çizgisine de dikkati çekti.
Aynı şekilde Putin, Güney Suriye meselesine de değindi. Bu çerçevede, “Bölgedeki teröristlerin hezimete uğratılmasından sonra güney bölgesi ismiyle anılan yerde, İsrail ve Suriye güçlerinin ayrılması hususunda Golan Tepeleri’ndeki durum 1974 anlaşmasına uygun olmalıdır. Bu, Golan Tepeleri’nde durumun sakinleşmesine neden olacak, Suriye ile İsrail arasındaki ateşkesi yeniden sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.
Vladimir Putin, zirvede “Rusya ile mücadele etmek yerine diyaloğu seçmesi” dolayısıyla da Trump’a teşekkür etti. Bu durumun, görüşlerde farklılık olmadığı anlamına gelmediğini ifade eden Rus lider, ABD’nin İran nükleer anlaşmasından geri çekilmesine de atıfta bulunarak, “ABD’liler, pozisyonumuzu biliyor” dedi. Nükleer anlaşmanın, “İran nükleer programını güvence altına almada başarılı olduğunu” söyleyen Putin, anlaşmanın devamlılığını da savunduğunu vurguladı.
Rus lider, konuşması sırasında Minsk Anlaşması aracılığıyla Ukrayna krizinin çözümüne yönelik ısrarını yineledi. Vladimir Putin, daha sonra ABD seçimlerine Rus müdahalesi iddialarından söz ederken, Başkan Trump’a yönelik önceki ifadelerini tekrarlayarak, “Rusya, ABD’nin iç işlerine müdahalede bulunmadı ve bulunmayacak. Eğer kanıt varsa, konu hakkında iş birliği yapabiliriz” dedi. Konunun siber güvenlik alanında bir iş birliği komitesi aracılığıyla takip edilebileceğine dikkati çeken Putin, söz konusu komitenin, Demokrat Parti’nin hesaplarını kim kırdığını belirleyebileceğini ve seçim öncesi elektronik postaları dağıtabileceğini ifade etti. Rusya Devlet Başkanı Putin konuşmasını “Bugün, iki ülke arasındaki tartışmalı meseleleri çözme yolundaki ilk adım gerçekleşti” ifadeleriyle sonlandırdı.
ABD Başkanı Trump ise ortak çıkar arayışındaki iş birliği alanlarını görüşmek üzere Putin’e “bir çatışma yerine diyalog” önerisinde bulunduğunu belirtti. ABD ve Rusya’nın (eski Sovyetler Birliği) 2. Dünya Savaşı’nda yan yana savaştığını söyleyen Trump, Soğuk Savaş sırasında bile bir iş birliğinin var olduğunu vurguladı. “Şu anki en kötü olandı, ancak 4 saat önce durum değişti” diyen ABD Başkanı, Putin ile yaptığı dört saatlik görüşmelerin (özel olarak iki saat dahil olmak üzere) yenilenen iş birliğinin yolunu açtığına dikkati çekti.
ABD Başkanı Trump, Rusya’ya açılım politikasına karşı olan “medya ve Demokratlar” yüzünden uluslararası ilişkiler konusunda karar alamadığını belirtirken, “barış için siyasi bir risk” almayı tercih ettiğini de vurguladı.
Radikal İslami terörizmi de tartıştıklarını söyleyen Donald Trump, bu tür bir terörizmin iki ülkeyi de etkilediğini belirtti. Trump, “İstihbarat servislerimizin bu alanda iş birliği yapması üzerinde karar kıldık” şeklinde konuştu. ABD Başkanı, ABD istihbarat birimlerinin geçtiğimiz yıl Rusya’ya, St. Petersburg’un hedef olduğu bir saldırı girişiminin önüne geçilmesinde yardım ettiğini hatırlattı.
Görüşmede, İran meselesini de masaya yatırdıklarını söyleyen Trump, “Suriye karmaşık bir problem. ABD ve Rusya, çözüm konusunda iş birliği içinde çalışacaklar” ifadelerini kullandı. Donald Trump, “İran’ın Suriye’de DEAŞ’a karşı yürüttüğümüz başarılı kampanyamızı sömürmesine izin vermeyeceğiz. Şu an DEAŞ’ı tamamen bitirmek üzereyiz” dedi. Trump ayrıca, “Bugünkü toplantı daha uzun bir sürecin başlangıcıdır” şeklinde konuştu.
Donald Trump, Rusya ile durumun kötüye gitmesinden ABD’nin sorumlu olduğuna dair bir soruya “ABD aptallığının bir sonucu” şeklinde yanıt verdi.
Öte yandan ABD içişleri konusuna ilişkin olarak ABD Başkanı Trump, Rus mevkidaşına “ABD seçimlerine Moskova’nın müdahalede bulunduğu iddialarına” karşı reddi konusunda destek verdi. Rusya’nın seçimlere müdahale ettiğine ilişkin ABD istihbarat örgütlerinin raporlarına “büyük bir güven” duyduğunu ifade eden Trump, ancak “Putin, bugün Rusya’nın seçimlere müdahalede rol almadıklarına dair sözlerinde inanılmaz derecede kesin ve güçlüydü” dedi. Aynı şekilde Trump, Rus müdahalesine ilişkin iddiaları takip eden özel müfettiş Robert Mueller liderliğindeki soruşturmaya da eleştiride bulundu. Donald Trump, “Felaket, (…) dünyadaki ilk iki nükleer devletin ilişkileri üzerinde olumsuz sonuçlar doğurdu” dedi. ABD Başkanı ayrıca, “Bir komplo yok (…) Herkes biliyor. Bir kampanya yürüttük, bu sebeple başkanım” dedi.
Öte yandan Putin, ABD ve Rusya arasında 1999 yılında davalar konusunda karşılıklı yardımı öngören bir anlaşma imzalandığını hatırlattı. Vladimir Putin, bu konuda ABD’nin oluşturduğu komisyonun, Rusya’daki resmi organlarla çalışabileceğini belirtti.
ABD istihbaratı, Putin’in 2016 ABD seçimlerine müdahale etmek üzere korsan bir kampanya ve propagandanın arkasında olmasından şüpheleniyor.