Heyetu Tahriru’ş Şam’da bölünmeler hız kazandı
Heyetu Tahriru’ş Şam’da (HTŞ) parçalanma sürüyor. Nusra Cephesi’nin ardından oluşturulan örgütün önde gelen kolları arasında ayrışmalar olduğu ifade ediliyor. Bu durum sahaya da yansıyor. Uluslararası terör listesinde yer alan Nusra Cephesi, 2015 yazında yapılan açıklamaya rağmen, el-Kaide’den ayrıl
Heyetu Tahriru’ş Şam’da (HTŞ) parçalanma sürüyor. Nusra Cephesi’nin ardından oluşturulan örgütün önde gelen kolları arasında ayrışmalar olduğu ifade ediliyor. Bu durum sahaya da yansıyor.
Uluslararası terör listesinde yer alan Nusra Cephesi, 2015 yazında yapılan açıklamaya rağmen, el-Kaide’den ayrılıp ismini Şam Fetih Cephesi (Fethuş Şam) olarak değiştirmişti. Son dönemde bu terör örgütüne dört küçük grubun daha katılmasıyla isim bir kez daha değişmiş ve HTŞ olmuştu.
Ancak örgüt içindeki anlaşmazlıklar, silahlı çatışmalara dönüştü ve bölünme hız kazandı.
Nusra Cephesi, İdlib bölgesinin büyük bir çoğunluğunun kontrolüne tek başına sahipti. Nitekim bu savaş, son olarak örgüte karşı bir halk ayaklanmasına yol açtı.
İdlib, geçtiğimiz Mayıs ayında çatışmasızlık için anlaşmaya varılan Suriye’deki dört bölgeden birisi. Söz konusu anlaşmaya, DEAŞ ve HTŞ gibi aşırılık yanlısı gruplar dâhil edilmemişti.
İdlib’de bulunan bir muhalif aktivist, Fransız Haber Ajansı AFP’ye yaptığı açıklamada, halkın eski dönemlerde Nusra’ya hayran olduğunu, ancak bugün onlardan kurtulmak için Türk ordusuna katılmayı düşündüklerini belirtti.
İstanbul’da bulunan ‘Turan’ merkezinden Suriyeli araştırmacı Ahmed Ebu Zeyd, “Türkiye’nin müdahale kararı, çoktan alındı” diyerek, müdahalenin son zamanlarda, el-Colani ile irtibatlı grupların tecrit edilmesine hazırlık olarak HTŞ dâhilindeki grupları kapsadığını belirtti. Zeyd’e göre, grupların HTŞ ismi altında birleşmesi aslında makyajdı. Çünkü karar ve liderlik, Colani’nin (Nusra Cephesi) elindeydi.
Bu ayın başında heyet, Nusra Cephesi lideri Abu Muhammed Colani’yi genel komutan olarak görevlendirdi. Moskova ise, Perşembe günü yaptığı açıklamada, hava saldırıları sonucu örgütün üst düzey liderlerinin öldüğünü, Colani’nin de ciddi biçimde yaralandığını duyurdu. Ancak örgüt bu açıklamaları yalanladı.
2015 yazında ordu kuvvetlerini İdlib’den tamamen çıkarmak için koalisyon kurmuş olmalarına rağmen geçtiğimiz Temmuz ayının ortalarında HTŞ, o dönemdeki en etkili muhalif gruplardan Ahrar-uş Şam hareketine karşı şiddetli çatışmalar başlattı. Ahrar-uş Şam savaşçıları, İdlib’in çevresine ve Hama’da düz bir ormanlık alana çekildi. Bu durumun etkisiyle, Nureddin Zengi Hareketi de, Ahrar-uş Şam ile çatışma kararını protesto ederek HTŞ’den ayrıldı. Heyetin meşru liderleri aynı tutumu sergiledi. Bunların en önemlileri, Suudlu Abdullah el-Muhaysini idi. Geçtiğimiz Eylül sonu itibariyle, HTŞ hareketinden ayrılan Ceyş-ul Ahrar da, çatışmaların ardından heyetten ayrıldığını açıkladı. Ve diğer küçük gruplar da bu kararı takip etti.
Century Kuruluşu’nda Suriye konusunda uzman araştırmacı Sam Haller, AFP’ye yaptığı açıklamada son bölünmelerle heyetin oldukça küçüldüğünü ve neredeyse ana çekirdeği, yani Nusra Cephesi ile sınırlı kaldığını belirtti. Bölünmenin, Türkiye’nin İdlib müdahalesiyle bağlantılı olmadığını kaydetti.
İdlib’in çatışmasızlık bölgelerine dâhil olması da HTŞ’nin varlığını göstermesi için büyük bir engel teşkil etti. Anlaşma esasen, Türkiye, Rusya ve İran gözetiminde hava saldırıları da dâhil savaşın durdurulmasını öngörüyordu. Buna rağmen İdlib ve Nusra mevkilerinin yanı sıra HTŞ ile bağlantılı olmayan muhalif gruplar da Rusya’nın saldırılarından kurtulamadı.
Şarku’l Avsat Enstitüsü’nde Suriyeli savaşçılar konusunda uzman Charles Leicester, ajansa yaptığı açıklamada Suriye ihtilafının yeni bir döneme girmesinin ardından “HTŞ ile herhangi bir ilişkinin giderek tehlikeli hale gelecek bir seçenek olduğunu söyledi.
Leicester, özellikle ‘heyet’ ve liderlerin, ‘herhangi bir dış müdahaleye karşı ölüme kadar mücadele edeceklerini’ açıkça ilan etmelerinden sonra, bir sonraki aşamadaki çatışmanın çok şiddetli olmasının beklediğini kaydetti. Olayların hızlanmasının HTŞ üzerindeki baskıyı da artıracağını belirtti.