Hindistan’da Müslümanlar ile Hindular arasında gerginlik artıyor

Hindistan hükümeti, toplu tecavüze uğrayan 8 yaşındaki Müslüman bir kız çocuğunun ormanda cesedinin bulunması sonrası, ülkede Müslümanlar ile Hindular arasında mezhep gerilimine dönüşen öfkes dalgasının ardından, çocuk istismarına idam cezası öngören kararnameyi onayladı. Alman Haber Ajansı’nın (DPA

Hindistan’da Müslümanlar ile Hindular arasında gerginlik artıyor

Hindistan hükümeti, toplu tecavüze uğrayan 8 yaşındaki Müslüman bir kız çocuğunun ormanda cesedinin bulunması sonrası, ülkede Müslümanlar ile Hindular arasında mezhep gerilimine dönüşen öfkes dalgasının ardından, çocuk istismarına idam cezası öngören kararnameyi onayladı.

Alman Haber Ajansı’nın (DPA) Hindistan’ın ‘DD News’ kanalından aktardığı bilgiye göre, Başbakan Narendra Modi başkanlığında yapılan hükümet toplantısında, Ceza Hukuku’nda 12 yaşından küçük çocuklara tecavüzden suçlu bulunanların idam cezasına çarptırılmasını öngören kararname onaylandı.

Hali hazırdaki Hindistan yasalarına göre, çocuk tecavüzüne yönelik azami ceza ömür boyu hapis cezasıdır.

Hindistan hükümetinin en tepesine kadar ulaşan tepkinin sebebi ise Müslüman göçer topluluğu Gujjarlar’a mensup bir ailenin 8 yaşındaki kızlarına toplu tecavüz ettiği ve öldürdüğü gerekçesiyle suçlu bulunmalarının ardından ülkede yaşanan şiddetli protesto gösterileriydi. Polis tarafından olayla ilgili yapılan açıklamada, Ocak ayında Hinduların yoğun olduğu Hindistan’ın Cammu Keşmir bölgesinde 8 Hindu, mensubu olduğu aşiretin bölgeyi terk etmesi için gözdağı vermek üzere Müslüman bir kız çocuğuna cinsel saldırıda bulunup, öldürdükleri belirtildi.

Yaşandığı Cammu Keşmir’e bağlı Kathua’nın adını alan olay, yerel güvenlik güçlerinin kendilerine yönelik soruşturma yürüttüğü Hinduların gösteriler düzenlemesinin ardından son dönemde tehlikeli bir boyuta ulaştı. Cammu’daki gösterilere katılan bir avukat olan Rajemir Abrol, kurbanın savunucuları, masum insanları parmaklıkların arkasına atmak için seslerini yükseltiyorlar” ifadelerini kullandı. Fransız Haber Ajansı’nın (AFP) haberine göre, bu gergin ortamda yayılan söylentiler ve çelişkili bilgiler, Cammu’nun güneyini oluşturan Keşmir’de komplo teorilerini güçlendiriyor.

Olayın şüphelilerini destekleyen bir grup, bu olayın, Hindulara iftira atmak için yapılan ‘siyasi bir komplo’ olduğunu düşünüyor.

Yine bu gösterilere katılanlardan bir sigorta şirketi çalışanı olan Deepak Kamura, Müslümanları ‘uyuşturucu satmak ve terörist faaliyetlerde bulunmakla’ suçladı. Kamura, “Cammu (tapınaklar) şehri diyoruz ama bunu değiştiriyorlar. Tapınakların yerine camiler getiriyorlar” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz hafta, yerel baro birliği, kurbanın avukatının görüntülerini Hindistan’ın dört bir yanında yayınlandılar. Yerel avukatlar birliği barosu bu şekilde Kathau’daki olayı araştıran uzmanların nihai raporunu Kathau Mahkemesi’ne sunmalarını engellemeye çalışıyorlar. Bu küçük şehrin Baro Başkanı Kerti Bouchan Mahajan, soruşturmanın devam ettiği olayla ilgili yaptığı açıklamada, bu görüntülerin montajlandığını belirtti. Hindistan Yüksek Mahkemesi, mağdurun ailesi ve tehdit edildiğini söyleyen avukatına polis koruması verilmesi emri çıkardı. Hali hazırda silahlı kişilerce korunan kurbanın ailesinin kaldığı evin başka bir yere taşınması da gündeme geldi.

Müslüman göçer topluluğu Gujjarlar’a mensup olan eylemci Talib Hüseyin, olay Hindistan ve Pakistan’ı birbirinden ayıran Hindular ve Müslümanlar arasındaki katliamlara atıfta bulunarak, “1947’den bu yana böyle bir kutuplaşma görmedik” ifadelerini kullandı.
Cammu Keşmir’in, Keşmir tarafındaki Müslüman aşiretlere mensup eylemciler, başta Rashtriya Swayamsevak Sangh olmak üzere 2014’ten bu yana Yeni Delhi’de iktidarda olan Hindu milliyetçileri son gerilimin arkasında olmakla suçluyorlar. Başbakan Narendra Modi’nin de mensubu olduğu Rashtriya Swayamsevak Sangh grubu, Cammu’da etkili bir güce sahip.

Cammu Keşmir’de çeşitli grupların yasalarının uygulanması konusunda ısrar eden avukat, 5 ay boyunca çıplak ayakları ile yürüyüş yaptı. Aşırı dinci Hinduların insanları Müslümanlara karşı kışkırtmaya çalıştıklarını söyleyen 29 yaşındaki genç avukat, Gujjarlar’ın Hinduların düşmanı olarak tanımlandığını, toprak tekelcileri ve orman hırsızları olarak görüldüklerini ve bu suçlamaların, kutuplaşmaya girdiğini ifade etti.

1,5 yaşındayken akrabalarından alarak evlat edindiği kızını kaybeden ve Hindistan’da yaşanan tüm bu olaylardan uzakta, bitkin bir halde görünen baba Aktar Hüseyin, “Bu olay bu şekilde siyasileştirilmemeliydi” şeklinde konuştu.