Hizbullah’ın dolardan mahrum bırakılması
Finansman, finansman ve finansman… Her ne zaman haczedilip radikal gruplara ulaştırılması engellense de sonuç partiler, gruplar ve bireyler için boğucu olacaktır. Söz konusu gruplara bankacılık sistemlerindeki borsa oyunlarının istismar edilmesiyle yapılan yardım onlarca yıldır kesintiye uğramadı. B
Finansman, finansman ve finansman… Her ne zaman haczedilip radikal gruplara ulaştırılması engellense de sonuç partiler, gruplar ve bireyler için boğucu olacaktır. Söz konusu gruplara bankacılık sistemlerindeki borsa oyunlarının istismar edilmesiyle yapılan yardım onlarca yıldır kesintiye uğramadı. Bu da terör eylemlerin yaygınlaşmasına ve finanse edilmesine katkıda bulundu. Fakat o dönem artık geride kaldı. Küresel bankacılık sisteminden geçtiği sürece fonların radikallere aktarılması karmaşık ve zor bir sürece dönüştü. Aynı zamanda kötü haber şu ki fon aktarımı veya bankacılar aracılığıyla devletler veya bireylerden beklenen desteğe ihtiyaç duymayan radikal gruplar da var. Nakit para hazır ve belirleyici olan da budur. Bankacılık sistemi bireylerin ve grupların radikallere para aktarmalarını önleyebilir. Ancak devletler bunu yapmaya karar verse bile uygulayamaz. Hükümetlerin radikalleri finanse etme hikâyelerinin en meşhuru Financial Times gazetesinin ortaya çıkardığıdır: Doha hükümeti El Kaide örgütü ile bağlantılı olan ve Suriye’de savaşan bir gruba, bazı İranlı güvenlik görevlilerine, Iraklı radikal gruplara, Katar’da iktidarda olan ailenin üyelerinden kaçırılan kişilerin serbest bırakılması karşılığında 1 milyar dolar fidye verdi.
Rakamın doğruluğu, 1 milyardan az ya da fazla olması önemli değil. Bu, radikallere fidye olarak ödenen paranın uluslararası bankacılık sisteminin ve yasalarının dışına çıkılarak Katar Hazine Fonu’ndan verildiği anlamına geliyor. Burada önemli olan bazı hükümetler bu rejimlere paravan çekerek fon sağlamaya devam ettiği sürece radikal grupların finanse edilmesini ortadan kaldırma konusundaki uluslararası işbirliği asla arzu ve amacına ulaşamayacak.
Mesela Lübnan’da Hizbullah’ın kısmen uyuşturuculardan elde edilen kara paraların aklanması ile finanse edildiği bir sır değil. Alman Der Spiegel dergisi, 75 milyon doların banka kontrolünden uzak, güney banliyösündeki merkeze gönderilmeden önce parti hesabına Avrupa’da aklandığını ortaya çıkardı. Sorun, Lübnan dışından sağlanan bu finansman parti fonunun sadece yüzde 30’unu oluştururken geri kalan tüm kaynağın İran tarafından sağlanmış olmasıdır. Hizbullah yıllık fonunu İran’dan Lübnan’daki bankalar aracılığıyla almaya ihtiyaç duymuyor. Meblağ ne kadar olursa olsun Tahran’dan Beyrut’a doğrudan gelen bir uçak, tek bir banka araya koymaksızın kolayca ve sorunsuz bir şekilde partiye ulaşması için yeterlidir. Irak hükümeti, Başbakan Haydar İbadi’nin açıklamasına göre geçen nisan Bağdat’a iniş yapan özel bir Katar uçağında içinde yüzlerce milyon dolar bulunan çantalar ele geçirdi. Hiç kimse Hizbullah devletinin Lübnan hükümetini hiçe sayarak egemenliği altında aldığı Beyrut Havalimanı’nda bunu yapamaz. Bu nedenle ABD’nin Hizbullah’a fon sağlamanın durdurulması yönünde uluslararası çabalarına rağmen partinin fonlanma süreci devam edecek ve partinin eylemleri bundan etkilenmeyecek. ABD Hazine Bakan Yardımcısı’nın Washington’ın Hizbullah ile mücadele stratejisi hakkında yaptığı açıklamalarda ülkesinin Lübnan’daki bölgesel hükümetle, Hizbullah ve Kasım Süleymani’ye ABD dolarına ulaşmaması konusunda emin olmak için işbirliği yaptığını belirtti. “Partinin fonları kötü amaçlı eylemlerde kullanamayacağından emin olmaya odaklanacağım” dedi.
ABD, dolarların Hizbullah ve diğer radikal gruplara ulaşmasına engel olabilir. Para, uluslararası bankacılık sistemi aracılığıyla gönderilirse yalnızca izlenecek. Kasım Süleymani’nin planına göre para Devrim Muhafızları tarafından güvenli şehirlere düzenlenecek ve Washington tarafından müdahale edilemeyecek uçuşlar aracılığıyla taşınacak. Kaynak akışı sağlamaya devam ettiği müddetçe Hizbullah’ın dolarlara erişmesini engellemek ancak bir hayal ürünü olarak kalacak. Asıl mücadele İran rejiminin radikallere fon sağlamak için resmi heyetlerle nakit para transferi için sivil uçaklar kullanarak uçuşlar düzenleyebilme kabiliyetini durdurabilmektir. Hizbullah havalimanına hâkim olduğu sürece bu gerçekleşmeyecek. Ancak banka havalelerinin kontrol edilmesi, bölgede birçok radikal grubun finanse edilmesini durdurulmasını sağladı. Yine de örneğin Hizbullah’ı etkilemedi. En tehlikeli terörizm, İran ve Katar gibi devletlerin desteklediğidir. Bu, uluslararası örgüt ve kanunlar göz ardı edilerek gerçekleştiriliyor. Bu nedenle dolarlar Hizbullah ve diğer radikal gruplara ulaşacak. Radikalleri finanse etmeyi kanunlarla yasaklamak hikâyenin sadece yarısıdır. Ancak diğer yarısı ve daha da önemlisi, terörizmi gizli ve açıktan finanse eden ve yaptıkları karşısında herhangi bir yaptırıma tabi olmayan devletlerin durdurulmasıdır.