Hizbullah’ın seçin sonuçlarına dair bir okuma
Lübnan’da mayıs ayında düzenlenen parlamento seçimlerinin sonuçları, ülkenin en büyük silahlı gücü konumundaki Hizbullah’ın siyasi gücünü de artırdığını ortaya koydu. Seçimler, aynı zamanda örgütün Lübnan içinde gördüğü bütün baskılara rağmen halk tabanını da koruduğunu gösterdi. Gözlemcilere göre H
Lübnan’da mayıs ayında düzenlenen parlamento seçimlerinin sonuçları, ülkenin en büyük silahlı gücü konumundaki Hizbullah’ın siyasi gücünü de artırdığını ortaya koydu. Seçimler, aynı zamanda örgütün Lübnan içinde gördüğü bütün baskılara rağmen halk tabanını da koruduğunu gösterdi.
Gözlemcilere göre Hizbullah’ın seçimdeki kazanımlarının iki yönü bulunuyor: Silahın özel gücü ve Lübnan’daki Şii kesimlerin örgütün mezhep merkezli üslubuna destek vererek güvenliklerini ülke ekonomisinin önünde tutmaları.
Gözlemcilerin bir kısmı ise parlamentoda Şiilere ayrılan 27 sandalyenin 26’sını alan Hizbullah ve EMEL örgütlerinin bu başarısının Lübnan’daki Şiilerin diğer kesimlerin aksine ülke ekonomisini yeterince önemsemediklerini gösteriyor.
Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı “Lübnan’da Hızlı Yoksulluk Değerlendirmesi” adlı kuruluş tarafından yayınlanan rapora göre İran destekli mezhep merkezli Şii örgütlerin etkin olduğu Güney Lübnan ile Bekaa Vadisi, ülkenin en fakir bölgeleri olarak ön plana çıkıyor. Söz konusu bölgelerde yaşayanların yüzde 38’i yoksulluk sınırının altında bir kazançla yaşamını sürdürüyor.
Gözlemcilerin seçim sonuçlarında dikkat çektiği bir diğer yön de Hizbullah’ın silah gücüne sahip olması nedeniyle İran’dan maddi destek görmesi. Ayrıca Şii bölgelerde hegemonya kurarak buraya bir başka bir siyasi gücün girişini engellediğine de dikkat çekiliyor.
Güney – Bekaa eşitsizliği
Mevcut durum son zamanlarda Suriye sınırı yakınındaki Bekaa bölgesinde yaşayan Şiiler arasında kızgınlığa sebep oluyor. Bekaa Vadisi’nde yaşayan Şiiler, Hizbullah’ın yatırımlarının büyük çoğunluğunu İsrail sınırına yakın Güney Lübnan bölgesine aktarması nedeniyle rahatsızlıklarını dile getiriyor. Bu kişilere göre İran, İsrail sınırına yakın olması nedeniyle Güney Lübnan bölgesine daha fazla önem veriyor.
Seçimlere katılım
Buna karşılık, Hizbullah’ın etkin olduğu bölgelerde sürdürdüğü güçlü kampanyalara rağmen Lübnan genelinde seçimlere katılım oranının yüzde 49 oranında kaldığı görüldü.
Hizbullah konusunda Uzman Ali Fadlallah’a göre halkın birçok talebi var. Ancak Hizbullah’ın yaşamsal konulara çok fazla önem vermediği görünüyor. İsrail’e karşı mücadelesinde Hizbullah’a büyük destek veren yerel halk arasında ekonomik ve toplumsal sıkıntılar nedeniyle memnuniyetsiz mevcut.
Hizbullah ne kazandı?
Deneyimli gazeteci Paul Halifa, Hizbullah’a yönelik bütün bu eleştirilerin seçim sonuçlarını etkilemediği görüşünde. Yeni yürürlüğe giren seçim sisteminin Şii koalisyonların seçimlere girişine izin verdiğini söyleyen Halifa, söz konusu kanun sayesinde Hareket’in bu bölgeler dışında kalan yerlerde de kazanım elde etmesinin önünün açıldığını söyledi. Halifa, Şii oylarının yüzde 85’ini alan Hizbullah’ın diğer müttefikleri ile birlikte parlamentonun 3’te 1’lik bölümünü ele geçirdiğine dikkat çekiyor.
İstatistik Uzmanı Kemal el-Feggali, Hizbullah’ın içinde bulunduğu parlamento grubunun 45 sandalyeye sahip olacağını ifade ediyor.
Nasrallah’ın seçimlere katılımı artırma çabası
Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah seçim öncesinde, Baalbek ve Hermel’de (Bekaa Vadisi’nin iki büyük kenti) seçimlere katılımın az olacağının anlaşılması halinde bizzat bu bölgelere gideceğini söylemişti. Seçim öncesi destekçilerine yaptığı konuşmalardan birinde “Seyyide Zeynep, İmam Rıza ve İmam Hüseyin türbelerinde dua etmek isteyenler oy kullanmalıdır. Çünkü eğer oy kullanmadan giderseniz size oy kullanın öyle gelin diyeceklerdir” ifadelerini kullanmıştı. Nasrallah, bir diğer konuşmasında da Hizbullah’ın Baalbek – Hermel bölgesinde çıkardığı seçim listesini eleştirenlere “Nusra – DEAŞ destekçisi” suçlaması yönelterek “Nusra ve DEAŞ’ın işbirlikçilerine Baalbek – Hermel halkını temsil etme fırsatı vermeyeceğiz” demişti.
Gazeteci Paul Halifa yaptığı açıklamada, İsrail ya da terörist gruplar (Radikal Sünni İslamcı gruplar) ile yaşanacak bir savaş halinde Lübnan Şiilerinin, Hizbullah’ı kendilerinin koruyucusu olarak görmeye devam edeceği yorumuna da değindi. Halifa konuya ilişkin şu açıklamada bulundu:
“Hizbullah, tabanını kazandığı bölgelerde rakipsiz durumda ve örgütün İsrail ve tekfircilere karşı mücadele söylemi kendisine bu alanlarda meşruiyet kazandırıyor.”