Husi ölüm tugayları Yemen’i kuşatıyor

30 yaşlarında Yemenli bir genç, Sana’da döviz bürosundan çıkarken derin bir iç geçirdi. Zira Amerika’da bulunan kardeşinin ailesine gönderdiği parayı ülkedeki nakit sıkıntısı yüzünden çekme girişimi ikinci kez başarısız kaldı. Nebil Ahmed (hedef olmaktan çekindiği için kullandığı takma ad) ve darbec

Husi ölüm tugayları Yemen’i kuşatıyor

30 yaşlarında Yemenli bir genç, Sana’da döviz bürosundan çıkarken derin bir iç geçirdi. Zira Amerika’da bulunan kardeşinin ailesine gönderdiği parayı ülkedeki nakit sıkıntısı yüzünden çekme girişimi ikinci kez başarısız kaldı.

Nebil Ahmed (hedef olmaktan çekindiği için kullandığı takma ad) ve darbecilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan milyonlarca Yemenli, Eylül 2014’teki Husi darbesinden bu yana açlık, hastalık veya çeşitli şekillerde ölmekten korkuyorlar.

Nebil şöyle diyor: “İran destekli Husilerin ülkeye getirdiği en tehlikeli şey ölümden başkası değildir. Bu, ya katletmek ya açlıktan ölmek ya da darbe öncesi var olan sağlık sisteminin neredeyse tamamen çökmesiyle bulaşıcı hastalıklara maruz kalarak gerçekleşiyor.

İnsani yardım organizasyonları tarafından düzenlenen son raporlar, Yemen’de, darbecilerin kontrolündeki bölgelerde artan tehditleri ve giderek kötüleşen insani durum hakkında endişe verici verileri ortaya koydu. Darbecilerin kontrolündeki nüfus yoğunluğu, meşru hükümetin elinde bulunan şehirlere göre daha fazla.

Dünya Bankası: 17 milyon Yemenli yeterli gıdaya ulaşamıyor

Yemen’de gıda sıkıntısı ve açlık tehdidiyle ilgili Dünya Bankası’nın açıkladığı verilere göre 17 milyon Yemenli yeterli gıdaya ulaşamıyor. 3 milyondan fazla hamile, çocuk ve bebek malnütrisyon’dan (yetersiz beslenmeden kaynaklı bir durum) dolayı acı çekiyor.

Yine Dünya Bankası’nın twiter hesabından yaptığı açıklamaya göre üç yıl önce Husi darbesiyle başlayan savaş nüfusun yerinden olmasına, iklim değişikliğine ve doğal kaynakların bozulmasına neden oldu.

Gıda talebi, yüzde 20 artacak

Dünya Bankası, bir diğer raporunda gıda talebinin önümüzdeki 15 yıl boyunca dünya çapında en az yüzde 20 artacağını öngörüyor.

Yemen’de darbeci milisler ekonomiyi çökertti ve devleti yağmaladı. İş imkanlarını ortadan kaldırdı. Binlerce insan işlerinden oldu. Bu durum milyonlarca insanın hayatına olumsuzluk olarak yansıdı.

Husi örgütü, geçen Çarşamba günü, yerel para biriminin devalüasyonuyla ortaya çıkan buğday ve yakıt fiyatlarındaki yükseliş ve fiyat artışlarını kontrol etmek amacıyla Sana’da ekmeğin fiyatını yeniden belirledi.

Vatandaşlar fırın sahiplerinin bu konuda bir imtiyaza sahip olmadıklarını, darbeci milislerin yeni fiyatlandırmayı kabul ettirdiklerini söylüyorlar.

Başkentteki Yemenlilerin korkusu, yeni fiyatlandırma sonrasında fırıncıların fırınlarını kapatmak zorunda kalarak yeni bir krizin ortaya çıkması.

İsyancı milislerden yeni vergi yasası hazırlığı

İsyancı milisler gelirlerini artırmak için ağır vergiler getirecek yasa çıkarmaya hazırlanıyorlar. Daha önce de Sana’nın ele geçirilmesinden sonra gümrük vergileri kondu, vergiler arttırıldı ve yakıt fiyatları yükseldi. Bu durum, özellikle para birimindeki devalüasyonla birlikte, vatandaşların çoğunun alım gücünü aşacak şekilde fiyat artışlarına sebep oldu.

Birleşmiş Milletler, geçtiğimiz Aralık ayından bu yana Taiz ve Hadide illerindeki çatışmalar nedeniyle 47 binden fazla insanın ülkenin güneyindeki Aden ve diğer birçok ile göç ettiğini açıkladı. Bu açıklama genel sekreter sözcüsü Stephan Dujerric’in New York’taki BM karargahında düzenlediği basın toplantısında gerçekleşti.

Dujarric, gıda fiyatlarının 2014 yılının sonlarındaki Husi darbesinden önceki fiyatlara kıyasla ortalama yüzde 47 oranında arttığını söyledi.

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon sözcüsü BM’ye, Aden’deki durumun sakin olduğunu ve okul, liman ve hava alanlarının normal şekilde çalıştığını iletti.

Binlerce insanın böbrek yetmezliği tehlikesiyle karşı karşıya

Sağlık alanında ise Kızılhaç örgütü ve Sınır Tanımayan Doktorlar Birliği, sağlık sisteminin çöküşü ve halkın ihtiyaçlarına cevap verilmemesi nedeniyle binlerce insanın böbrek yetmezliği tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını açıkladılar.

Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamalarından sonra bir önceki gün yapılan basın toplantısında geçen sene 10 binden fazla insanın kanser hastalığına yakalandığı ifade edildi. Yine sağlık sisteminin çalışmaması nedeniyle 30 binden fazla insanın uygun tedaviyi alamadığı vurgulandı.
Uluslararası Kızıl Haç Komitesi’nin Yemen temsilcisi Alexander Vitt, Yemen’de önemli ve hassas bir konu olmasına rağmen böbrek yetmezliği olan hastaların ihmal edildiğini söyledi. Bu hastalar için diyaliz merkezleri oluşturulmadığı için insanlar yarı ölü şeklinde yaşıyorlar.

Vitt şunları söyledi: Yemen’de alt yapının yok olmasıyla birlikte insanları felakete götüren Kolera ve Difteri salgını başlamış durumda. Diyaliz merkezleri sayısız sorunlarla karşı karşıya. Bunlar; gelir ve finansman eksikliği, yerel ve uluslararası aktörlerin desteğinin olmaması, Yemen’e özel malzeme ve ekipman ithalatı ile ilgili zorlukların yanı sıra malların dolaşımındaki güvensizlik ve kısıtlamalar olarak sıralanabilir.

Vitt, Uluslararası Kızıl Haç Örgütünün diyaliz merkezlerine desteğinin istisnai bir prosedür olduğunu söyledi. Zira örgüt, salgın hastalıklara ve olağanüstü durumlarda savaşta yaralananların hayatını kurtarmaya odaklanmış durumda.

Kızıl Haç Örgütü şu anda Sana’a, Aden, Şebve, Mahvet ve Hucce’de beş diyaliz merkezini desteklese de bu yardımlar Aralık 2018 tarihine kadar olan süreyi kapsayacak.

Aynı basın açıklamasında konuşan Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü başkanı Jan Bisilink, yetersiz hizmetlerden, tıbbi malzeme ve ekipman eksikliğinden dolayı Yemen’deki sağlık sisteminin büyük sıkıntılar yaşadığını ifade etti.

Başkan 32 merkezden 28’inin gerekli tıbbi malzemeden yoksun olduğunu pek çok hastanın hayatını kaybettiğini vurguladı. Son iki yılda, örgütünün diyaliz hastalarına 800 ton tıbbi malzeme sağladığı, 800 hasta için 83 bin seans diyaliz hizmetinin yapıldığını açıkladı.

Kuş gribine benzeyen bilinmeyen bir viral hastalık tehlikesi

Felaketler Yemenilere tek tek gelmiyor. Sana’daki tıbbi kaynaklar belirtileriyle kuş gribine benzeyen bilinmeyen bir viral hastalığın ortaya çıkması konusunda uyarılarda bulunuyor. Kaynaklar bu belirtilerle gelen 20 kişinin öldüğünü açıkladılar. Ölenler arasında üniversite hocası ve aktivistler de var.

Kaynaklar bu tuhaf hastalığın ölmeden önce kişinin solunum sisteminin çökmesine neden olduğunu ortaya çıkardı. Ancak gerekli laboratuvar imkanlarının olmaması nedeniyle hastalığa neden olan virüsün bilgisi bulunmuyor.

Husi milis yetkilileri, ortaya çıkışından beri bu hastalığı gizliyorlardı. Ancak konuyla ilgili haberlerin yaygınlaşmasından sonra Sana’da bir yetkili bu hastalığın belirtilerini taşıyan çeşitli şehirlerde 70 kişinin bulunduğunu açıklamak zorunda kaldı. Yetkili en az 15 kişinin bu hastalıktan öldüğünü açıkladı.

Yemen’de uluslararası örgütlere kısıtlamalar

Husiler, yardım örgütlerinde çalışanların ifadelerine göre, Yemen’de çeşitli alanlarda hizmet veren uluslararası örgütlere kısıtlamalar getirdi.

Öte yandan, Husi liderleri, birçok gıda ve sağlık yardım sevkiyatını denetleyerek yardımlara milisler için el koyuyor veya tüccarlara satarak savaş cephelerini finanse edecek gelir elde ediyor.

Husiler nihayet büyük acılardan sonra Dünya Sağlık Örgütü’nün kolera ve difteri aşısı için kampanya düzenlemesine izin verdi. Bu kampanyanın Husi barbarlığı altında yaşayan binlerce insanı da kapsaması bekleniyor.

Yardım örgütlerine Husi milislerini çalıştırma şartı

Yardım örgütlerinin birçoğunun faaliyetlerini sürdürmesi için örgütlerde Husi milislerinin de çalışması şartı koşuluyor. Böylelikle yardımların büyük çoğunluğu Husi yandaşlarına giderken, karşıt olanlara ulaştırılamıyor.

Yemenli aktivistler şunları söylüyorlar: Husilerin Yemenlilere izin verdiği şey ölümdür. Bu ister muhalifleri tarafından öldürülmek, kendilerini ve çocuklarını savaşa itmek, ister 16 aydır birikmiş maaşlarını ödemeyerek onları açlığa terk etmek, isterse de salgın hastalıkların kucağında bırakmak şeklinde olsun.