Husilerin deniz mayınları Kızıldeniz’de tehdit oluşturuyor

Yemenli araştırmacı ve siyasetçiler Husilerin deniz mayını ürettiklerini itiraf etmelerinin Kızıldeniz’de uluslararası sularda nakliye yapan gemilere karşı açık bir tehdit oluşturduğunu söylediler. Bu açıklamanın aynı zamanda İran’ın Husiler’e verdiği teknik desteğin açık bir delili olduğunu belirtt

Husilerin deniz mayınları Kızıldeniz’de tehdit oluşturuyor

Yemenli araştırmacı ve siyasetçiler Husilerin deniz mayını ürettiklerini itiraf etmelerinin Kızıldeniz’de uluslararası sularda nakliye yapan gemilere karşı açık bir tehdit oluşturduğunu söylediler. Bu açıklamanın aynı zamanda İran’ın Husiler’e verdiği teknik desteğin açık bir delili olduğunu belirttiler.

Husi medyası geçtiğimiz günlerde ürettiklerini iddia ettikleri deniz mayınlarının görüntülerini yayınladı. Oysa daha önce bu konuyla ilgili haberleri reddediyorlardı.

Gözlemciler, Husilerin bu tür silahları İran ya da Hizbullah’ın desteği olmadan yapabilmelerinin imkansız olduğu görüşündeler. Husiler’in bu tür görüntülerden elde etmek istediği şeyin, son zamanlarda batı sahillerinde uğradıkları yenilgiler karşısında bağlılarına moral vermek olduğu düşünülüyor.

Tahran’ın mesajları

“İran, ABD’nin ekonomik yaptırım uyguladığı bir süreçte denizde terör yeteneğini Husiler eliyle göstermek istiyor.” Bu cümle “Arap Yarımadası Araştırmaları Merkezi” başkanı Yemenli Necip Gulab’a ait. Gulab, Husilerin deniz mayınları üretimiyle ilgili açıklamalarının önemsiz olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “daha önce bu grup, savaşı Kızıldeniz’e taşımakla tehdit etmiş ve uluslararası sularda birkaç saldırı da düzenlemişti.”

Hem bölgesel hem de uluslararası düzeyde sert tepkilerin olduğuna dikkat çeken Gulab, Husiler’in Kızıldeniz sahillerinde ölümcül hasarlarının gün be gün arttığını söyledi. Buna karşılık, Yemen ordusu başarılı stratejisiyle bu hasarları aşamalı olarak gidererek insani trajediyi azalttığını vurguladı. Gulam’a göre Husiler, kendilerini bataklığın içinde buldular ve bu nedenle İran’ın deniz mayınlarını sergiliyorlar.

Husilerin deniz mayını kullanmasının, batı sahillerindeki savaşa etki etmeyeceğini söyleyen Gulab, “aksine Husilerin bu sahillerdeki yenilgisini hızlandıracaktır” dedi ve ekledi: “ muhtemelen bu mayınların sergilenmesinde İran’ın ihtiyaçları etkili “ dedi.

Husilerin deniz mayınlarıyla ilgili açıklamalarında Yemen ticaretini ve Koalisyon’un insani yardımlarını engellemeyi amaçladığından bahseden Gulab, milislerin bu çabalarının başarıya ulaşamayacağını iddia etti ve şunları söyledi: “ tüm bu pervasızlıkları onların aleyhine gelişecek. Özellikle de mayınlama olayı savaşın gidişatını etkilemeyecek İran’a hizmet eden aptal bir misilleme olacak.”

Öte yandan Yemen’nin Kahire Büyükelçiliği danışmanı Beliğ Mahlafi, Husi milislerinin deniz mayınlarını sergilemesinin, uluslararası camiayı uluslararası sulardaki seferleri tehdit gücü olduğunu göstermeyi amaçladığını düşünüyor.

Mahlafi, Husilerin mayın olsun, füze olsun hiçbir silah üretme gücünün olmadığını, savaşın başından beri kullandıkları bu silahların kaçak olarak ellerine ulaştığını söylüyor. Buna göre Husiler, balıkçı tekneleriyle İran gemilerinden bu silahları alıp çeşitli adalara götürüyorlar oradan da sahildeki Husiler’e teslim ediyorlar.

Mahlafi’ye göre Husilerin yaptıkları uluslararası camiaya bir mesaj olmakla kalmıyor aynı zamanda bağlılarına savaşı sürdüreceklerine dair bir ilham kaynağı oluyor.

Yemenli aktivist Hamdan el- Ali, Husiler’in insan haklarını ihlal eden deniz mayınlarıyla ilgili çalışmalarına şaşmamak gerektiğini vurgulayarak, “Husiler kendilerini dünya kamuoyu önünde milis olarak tanıtıyorlar ve herhangi bir yasal statülerinin olmadığını biliyorlar” dedi.

El-Ali, “Uluslararası toplum ve özellikle BM, dünyada meşru oluşumlar ve siyasi yapılarla ilişki kuruyor. Bu nedenle Husi milisleri, kendilerini kimseye hesap vermek zorunda hissetmedikleri için insan haklarını açıkça ihlal ediyorlar. Örgüt, uluslararası sorgulamalardan çekinmiyor”dedi.

El- Ali sözlerine şöyle devam etti: “Eğer bu ihlalleri meşru hükümet ya da Koalisyon devletleri yapmış olsaydı, uluslararası kanunlara bağlı olduklarından uluslararası camiada yadırganırlar hatta kendilerine yaptırım uygulanırdı. Milisler ise yaptıkları konusunda gayet rahatlar. İsrail bile Filistinli direnişçilerin evlerini yıktıklarında fotoğraflarını çekmiyorlar, Husiler ise uluslararası hukuku hiçe sayıp insanları terörize etmek için fotoğraf kullanıyorlar.”

El-Ali, Husiler’in ihlallerini durdurmanın ve tehditlerine son vermenin tek yolunun bu örgütle kararlılıkla yapılacak olan askeri savaş olduğunu vurguladı.

Husiler’in Kızıldeniz’de İran füzeleri ve bomba yüklü sandallarla çok sayıda petrol ve insani yardım taşıyan gemilere saldırdığına dikkat çekiliyor. San’a emniyet kaynaklarının Şark’ul Avsat’a verdiği bilgilere göre Husilerin İranlı gözetmenlerin denetiminde mayın ürettiği gizli yerler bulunuyor. Bu askeri teçhizatlar bu konuda uzmanlaşmış az sayıdaki milisler tarafından arabalarla çatışma bölgelerine taşınıyor.