İngiltere, Rus casusun maruz kaldığı sinir gazının kaynağını araştırıyor

İngiliz araştırmacılar, eski Rus casus Sergey Skripal ve kızının İngiltere’nin güneybatısında bir kasabada maruz kaldığı sinir gazının kaynağını bulmaya çalışıyor. Sergey ve kızı Yulia Skripal, pazar günü Salisbury kentindeki bir alışveriş merkezinde aniden hastalanmalarının ardından bir bankt

İngiltere, Rus casusun maruz kaldığı sinir gazının kaynağını araştırıyor

İngiliz araştırmacılar, eski Rus casus Sergey Skripal ve kızının İngiltere’nin güneybatısında bir kasabada maruz kaldığı sinir gazının kaynağını bulmaya çalışıyor.

Sergey ve kızı Yulia Skripal, pazar günü Salisbury kentindeki bir alışveriş merkezinde aniden hastalanmalarının ardından bir bankta bilinçsizce yatarken bulunmuştu.

66 yaşındaki Skripal, İngiltere için casusluk yaptığı suçlamasıyla 2006’da Rusya’da 13 yıl hapse mahkûm edilmişti. ABD ile Moskova arasındaki casus takası sonrası serbest bırakılan emekli Rus albay daha sonra İngiltere’ye sığınmıştı.

İngiltere İçişleri Bakanı Amber Rudd, Skripal ve kızını taşıyan ambulanstaki bir polis memurunun da sinir gazından etkilendiğini, fakat sonradan durumunun iyiye gittiğini açıkladı.

Bir televizyon kanalına açıklamalarda bulunan Bakan, “Hedef alınan Skripal ve kızının durumu halen çok ciddi. Polis memurunun ise bilinci açık, tepki verebiliyor. Bu yüzden onun hakkında daha iyimserim. Ancak tamamen iyileştiğini söylemek için çok erken” dedi.

İngiliz medyası ve siyasetçiler, Skripal’in İngiltere’nin güneybatısındaki Salisbury’de maruz kaldığı sinir gazından Moskova’yı sorumlu tutarken İngiliz polisi, “Belirtiler sinir gazına maruz kalındığını doğruladı. Yapılan testlerle kullanılan sinir gazının türü tespit edildi” açıklamasında bulundu. Polis bunun cinayete teşebbüs olarak değerlendirildiğini kaydetti.

Times gazetesinde ismini açıklamayan bir hükümet yetkilisine dayandırılarak verilen bir haberde göstergelerin Skripal’ın hayatta kalmayacağı yönünde olduğu fakat kızı Yulia için daha iyimser oldukları bilgisi yer aldı.

Polis, Skripal ve kızının gaza maruz kaldığını düşündüğü İtalyan lokantasını kordon altına alırken olay anında lokantada bulunan bir görgü tanığı Times gazetesine “Fiziksel olarak hasta gibi görünmüyordu. Delirmiş gibi davranıyordu. Ne olduğunu anlamadım” diye konuştu.

Polis, olayın tüm olasılıklara açık olduğunu belirtirken Dışişleri Bakanı Boris Johnson, Rusya’yı işaret etti.
Johnson, olayın bir otelde çayına karıştırılan radyoaktif Polonyum-210 maddesinden zehirlenerek 2006 yılında 43 yaşında ölen MI6 için çalışan bir diğer eski KGB ajanı Alexander Litvinenko olayıyla benzerlikler taşıdığına dikkat çekti.

İngiltere Savunma Bakanı Gavin Williamson İngiliz televizyonuna verdiği demeçte Rusya’nın her zamankinden daha fazla tehdit oluşturduğunu söylerken Muhafazakar Parti’den Milletvekili Nick Bulls “İngiliz topraklarında insanları öldürmeye çalışan bir ülke ile diplomatik ilişkileri nasıl koruyabileceğimizi bilemiyorum” ifadesini kullandı.

Ancak, İçişleri Bakanı Amber Rudd, İngiltere’nin söylentilerle değil kanıtlarla hareket edeceğini belirtti.

Moskova, İngiliz politikacıları ve gazetecileri Rus karşıtı duyguları alevlendirmekle suçlarken, Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova gazetecilere verdiği demeçte, “Dava, medyadaki Rus karşıtı kampanyayı güçlendirmek için kullanıldı” açıklamasında bulundu.

Polis, yüzlerce terörle mücadele müfettişinin Skripal ve kızının hareketlerinin kronolojisini belirlemek için saatlerce çalıştığını ve mobese kameralarının an be an incelendiğini belirtti.

Başbakan Theresa May, Rusya hükümetinin Skripal’ın zehirlenmesine karıştığı kanıtlanırsa İngiliz yetkililerin ve tarafların Rusya’da düzenlenecek olan 2018 Dünya Kupası’na katılmalarının yasaklanabileceğini bildirdi.