Irak Dışişleri Bakanı Caferi, Bağdat’ın tarihini bilmemekle suçlandı
Bağdat/Hamza Mustafa Irak Dışişleri Bakanı Dr. İbrahim Caferi, geçen cuma günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Mezopotamya topraklarında kurulan Akkad İmparatoluğu’nun Kralı Sargon ile (M.Ö. 2300) ile 2. Abbasi Halifesi Ebu Cafer el-Mansur (M.S. 775) hakkında tartışma başlattı
Bağdat/Hamza Mustafa
Irak Dışişleri Bakanı Dr. İbrahim Caferi, geçen cuma günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Mezopotamya topraklarında kurulan Akkad İmparatoluğu’nun Kralı Sargon ile (M.Ö. 2300) ile 2. Abbasi Halifesi Ebu Cafer el-Mansur (M.S. 775) hakkında tartışma başlattı.
Caferi’nin konuşması sosyal paylaşım sitelerinde eleştiri bombardımanına tutulurken aynı zamanda da alay konusu oldu. BM Genel Kurulu’nda 17 dakika konuşan Dışişleri Bakanı Caferi, iki bölüme ayrılan konuşmasında yaklaşık 2 dakika Bağdat’ın tarihinden bahsetti. Bağdat’ı tarihi açıdan anlatan Caferi, yalnızca Bağdat’ın Akad Kralı Sargon tarafından kurulduğu döneme değinirken, Bağdat’ı M.S. 762 yılında inşa eden Abbasi Halifesi Ebu Cafer el-Mansur’dan bahsetmedi. Caferi konuşmasında Kral Sargon’a isnad edilen, “Bağdat’ı yöneten kişi, dünyayı yönetir ve dört rüzgarı kontrol eder” sözünü de dile getirdi.
Irak Dışişleri Bakanı Caferi, sosyal medyada kendisine yöneltilen ‘Bağdat tarihi hakkında bilgisiz’ olduğu suçlamalarına ve eleştirilerine ise tepki göstermedi.
Iraklı Bakan, New York’ta BM Genel Kurul’unda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“Irak medeni, dini ve ulusal çoğulculuğun merkezi olarak kalacak. Akad Kralı Sargon tarafından dünyanın kubbesi olarak tanımlanan Bağdat’ı yöneten kişi dünyayı yönetir ve dünyanın dört rüzgarını kontrol eder.”
Caferi’nin konuşması, diplomatik konuşmaların mevcut durum ve günümüz dünyasında yaşanan krizlerin ortasında tarihe uzanmak zorunda olmadığı gerekçesiyle bir kez daha alay konusu haline geldi.
Irak Dışişleri Bakanı’nın daha önceki gaflarına atıfta bulunan sosyal medya kullanıcıları, Dicle ve Fırat nehirlerinin İran’dan doğduğunu söyleyen Caferi’nin aslında her iki nehrin de Türkiye’den doğduğunu bilmemesini hatırlattı.