Irak seçimlerinde oyların satın alınması ‘Onur İttifakı’nı yıkar’ uyarısı

Irak seçimlerine katılan siyasi partiler arasındaki yarışta oyların satın alınmasına karşı siyasiler, Şarku’l-Avsat’ın da dün metnini yayınladığı ‘Onur İttifakı’ ile uyarıda bulunuldu. Birleşmiş Milletler Irak Misyonu tarafından hazırlanan anlaşmada, ‘siyasi güçler arasında uygulanan ahlaki sözleşme

Irak seçimlerinde oyların satın alınması ‘Onur İttifakı’nı yıkar’ uyarısı

Irak seçimlerine katılan siyasi partiler arasındaki yarışta oyların satın alınmasına karşı siyasiler, Şarku’l-Avsat’ın da dün metnini yayınladığı ‘Onur İttifakı’ ile uyarıda bulunuldu.

Birleşmiş Milletler Irak Misyonu tarafından hazırlanan anlaşmada, ‘siyasi güçler arasında uygulanan ahlaki sözleşme ile ister siyaset ister medya kanadı olsun herkesin seçimleri adil ve şeffaf şekilde yapılmasını sağlaması, profesyonel şekilde çalışılması ve karşı tarafa engel olunmaması, mezhepçi ve saldırgan söylemlerden uzak durulması’ gibi bazı temel ilkelerin yer aldı.

Öte yandan Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr, 12 Mayıs’ta yapılması planlanan parlamento seçimlerde hile karışacağı konusunda uyardı. Sadr, seçim yasası kapsamında izin verilen seçim kampanyalarının başlamasından yirmi gün önce seçmen kartları da dahil olmak üzere oy satın alma işlemlerinin başladığını ve bu satın almaların şimdiden ciddi boyutlara ulaştığını kaydetti.

Takipçilerinden birinin kendisine yönelttiği bir soruyu yanıtlayan Sadr Hareketi Lideri, “İnsanlar oy verme konusunda isteksizler. Çünkü seçmenler acı bir şekilde, isteksizliklerinin seçimlerde bir çözüm olacağını düşünüyorlar. Ancak bu doğru değil. Çünkü onların isteksizliği rahatsızlığa yol açacak. Oy kullanmaktan kaçınmaya devam edersen, ne olacağını görürsün” şeklinde konuştu.

Irak milletvekili ve Parlamentodaki Göç ve Göçmenler Komitesi Başkanı Raad ed-Dehlaki, ‘Onur İttifakı’nı savundu. Belirli bölgelerdeki seçmen listelerindekiler veya bazı kişiler üzerinde, verilen direktiflere uymamaları halinde hayatları ile tehdit edilerek kurulan baskı göz önünde bulundurulduğunda, anlaşmaya bağlılığın ne kadar önemli olduğuna dikkat çeken ed-Dahlaki, bu baskıların seçmenlerin oyunun çalındığına dair ciddi işaretler verdiğini kaydetti. Raad ed-Dehlaki, silahlı kanatları olan bazı siyasi partilerin bir birlerine karşı duyduğu korkunun yanı sıra diğer partilerin de başka bir parti tarafından kenara itilmekten korktuğunu belirterek, “Bu nedenle, bu anlaşma tüm bu korkuları ortadan kaldırıldığı bir platform olarak ortaya çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

Ninova eyaleti eski valisi ve Irak Ulusal İttifakı’nın önde gelen isimlerinden Esil Necifi, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, “Siyasi partiler, geçmiş dönemlerde birçoğu halihazırda zaten mevcut olan ahlak kurallarına bağlı kaldılar. Bu anlaşma henüz yürürlüğe girmeden önce seçim kampanyaları sona erecek” ifadelerini kullandı. Anlaşma ihlal edildiği takdirde, kimin bunu yargılayacağını soran Necifi, anlaşmayı, seçim kampanyalarında rakiplerin bir kısmını egale etmek ve karşı tarafı suçlamak için kullanılacak bir belge olarak değerlendirdi.

Seçmen kartları da dahil oyların yaygın olarak satın alındığına dair olgularla ilgili olarak Necifi, “Kimse kesinlikle oy satın aldığını itiraf etmez. Oy satın almak, yasalara göre cezalandırılabilen bir suçtur. Satın almaya devam edilebilmesi bunu gizlice yapabiliyor olmalarından kaynaklanıyor” şeklinde konuştu. Bu olgunun, seçimlerin yararlı olduğu inancının eksikliğinden ve önceden tahmin edilmemiş sonuçlardan kaynaklanan bir toplum kültürü olduğunu düşünen Necifi, “Oy kullanma konusunda bir ciddiyet varsa, seçim kartlarını başkalarına verenlere de bir ceza verilecektir” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a röportaj veren Irak parlamentosundaki Diyala ili milletvekili ve Irak Kuvvetleri Koalisyonu Başkanı Salah Ceburi, Diyala’da açık açık oyların satın alındığına dair ellerinde herhangi bir işaret olmadığını belirterek, bu konunun rakiplerin birbirini oy satın almakla suçlamak için kullanılan bir süreç olduğuna dikkat çekti. Bazı çevrelerin daha fazla para kazanma hedefiyle bu konuyu irdelediğine işaret eden Ceburi, bazı adayların uygulamalarındaki en dikkat çekici hususun, bazı caddelerin afişlerle donatılması ya da gençler için futbol sahaları açılması gibi bir takım uygulamalarla vatandaşlara bir şekilde hizmet edildiğinin gösterilmeye çalışılması olduğunu vurguladı.

Seçimlerde katılan adaylardan biri olan Dr. Yahya el-Kebisi, para anlaşmalarının ittifakların oluştuğu andan itibaren başladığına dikkat çekerek, koalisyonların çoğu adayı ile listelerdeki seçmenler arasında mali anlaşmalar yapıldığını, bununla birlikte seçmenlerin politik bir şemsiye altında bu adaylara güvenmeye çalıştıklarını söyledi. Oyların satın alınması ile ilgili olarak ise el-Kebisi, “Aslında oy satmak gibi bir şey yoktur. Ancak seçmen kartlarını satın almak için uzun zaman süre önce başlayan bir açık artırma var. Kart için belirli bir fiyat yok. Bu fiyat da kartın bulunduğu yere bağlı olarak arz ve talebe göre değişir” şeklinde konuştu. Kartın, oylama görevlileri ve seçim merkezlerinden başlayarak entegre bir sistem olduğuna dikkat çeken Yahya el-Kebisi, merkezi denetleyenin de Seçim Komisyonu olduğunu vurguladı.

Seçim İdaresi eski yetkililerinden Mikdad eş-Şerifi ise, yaptığı değerlendirmede, “Bir kart satın almak çözüm değildi. Çünkü her kartın işlemi gerçekleştirmesi için birde o kişiye ait parmak izi okutulması gerekmektedir” ifadelerini kullandı. Ancak eş-Şerifi, oy satın almak için milyonlarca dolarlık bir paradan bahsedildiğinin de altını çizdi.

Irak Türkmen Cephesi Başkan Yardımcısı ve Kerkük milletvekili Hasan Turan konuyla ilgili değerlendirmesinde, “Seçim Komisyonu, halkın seçim kartının satılamaz olduğunu ve sadece sahibi tarafından kullanılabileceğini bununla birlikte yapılacak ihlallere yönelik yaptırımların seçimlere katılan siyasi kişi veya kurumun seçimlerden men edilmesi ile sonuçlandığını göstermelidir” ifadelerini kullandı. Seçimlerdeki siyasi fonla ilgili olarak ise Turan, bunun nedenin kamuya duyurulan açık listelerin ya da kamuya açık olmayan kapalı listelerin adayların değil de kurumların reklamı gibi kullanılmasına katkıda bulunması için kullanılması olduğunu düşünüyor.