Irak: Sistani’den yeni Hükümet çağrısı, kitlesel gösteri tehdidi
Irak’taki en büyük Şii dini merci olan Ayetullahuzma Ali es-Sistani suskunluğunu bozarak Irak siyasetine yönelik ağır eleştirilerde bulundu. Sistani’nin, belirlenecek yeni Başbakanın “güçlü ve cesur” olması gerektiği vurgusu, dini otoritenin 2014 yılında, Haydar el-İbadi’nin Başbakanlığa
Irak’taki en büyük Şii dini merci olan Ayetullahuzma Ali es-Sistani suskunluğunu bozarak Irak siyasetine yönelik ağır eleştirilerde bulundu.
Sistani’nin, belirlenecek yeni Başbakanın “güçlü ve cesur” olması gerektiği vurgusu, dini otoritenin 2014 yılında, Haydar el-İbadi’nin Başbakanlığa gelmesinin önünü açan “yeni bir Başbakan seçimi” çağrısını hatırlattı. Dini otorite 2014 yılında eski Başbakan Nuri el-Maliki’ye görevini bırakması çağrısında bulunmuştu.
Bir ayı aşkın bir süredir devam eden protesto gösterilerini açıkça destekleyen Sistani, gösterilerde Şii otoritelere yönelik sloganların da atılması üzerine desteğini çekmiş ve güvenlik güçlerinin göstericilere müdahalesinin meşru olduğunu belirtmişti.
Fakat Sistani’nin siyasetçilere yönelik yaptığı ağır eleştiriler içeren yeni konuşması ise göstericiler nezdinde olumlu karşılandı.
Cuma günkü hutbesinde, “yeni hükümeti kurmak ve yolsuzlukla mücadele programını kararlı biçimde uygulamak için cesur bir kişinin seçilmesi” çağrısında bulunan Ayetullah Sistani,
Kerbela temsilcisi ve sözcüsü Şeyh Abdulmehdi Kerbelai aracılığıyla şunları söyledi:
“Göstericilere, güvenlik güçlerine ve kamu mallarına yönelik saldırılardan ve protestolardan, özellikle ölüm ve yaralanmalara sebep olan çatışmalardan sonra, hükümetin bir an önce göstericilerin taleplerini karşılaması ve onların acılarını hafifletmesi gerekiyor. Yeni hükümet, mümkün olan en kısa zamanda etkili, doğru ve sağlam temeller üzerine kurulmalı, Başbakanın tüm sorumluluğunu taşımasını sağlanmalı ve hükümet sağlam ve güçlü olmalıdır. Ayrıca ceremesini halkın çektiği yolsuzlukla mücadelede cesur olmalıdır.”
Sistani’nin temsilcisi, yeni hükümet kurulamaz ise daha kitlesel ve barışçı gösteriler düzenlenebileceği uyarısında bulundu.
Sistani’nin sözcüsü Kerbelai, “Hükümetin taahhütlerinden vazgeçmesi ve parlamentoyu ve yargıyı işlevsiz bırakması durumunda, halkın ülkedeki tüm en iyi güçlerin desteğini alarak, yetkililere taleplerini iletebilmeleri için barışçıl protesto yöntemlerini geliştirmek zorunda kalacaklarını belirterek, o zaman sahnenin bugünkü durumdan farklı bir yüze sahip olacağının” altını çizdi.
İbadi: Meşru taleplere cevap veriyoruz
Başbakan İbadi ise bu yana göstericilerin talepleri ile ilgilendiğini söyledi. İbadi yaptığı açıklamada, “Vatandaşlarımızın bir dizi ilde taleplerini dile getirdikleri ilk andan bu yana, tüm meşru taleplere derhal yanıt vereceğimizi ilan ettik. Vatandaşlarımızın taleplerine güçlü bir yanıt verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü onlar bizim halkımızdır ve amacımız onlara hizmet etmektir” ifadelerini kullandı. İbadi, “Halktan birçok heyetle bir araya geldik ve mevcut finansal kaynakların imkan verdiği ölçüde, belirli maslahatları gözeterek ve öncelikleri göz önüne alarak taleplerin yerine getirilmesi için derhal emir verdik. Bu amaçla derhal çalışmaya başlayan İl Hizmetleri ve İmar Komitesini kurduk” diyerek sözlerini sürdürdü. Dini merciin çağrılarına ve Irak’ın ve halkın geleceği için bir yol haritası çizen merciin cuma vaazının içeriğine atıfta bulunan İbadi, “Cihad” fetvasından bu yana gözlerinin dini merciin talepleri üzerinde olduğunu belirtti.
Saadi: Halk, talepleri için Din adamlarını müdahaleye çağırmamalı
Şii din adamı Farhan Saadi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Sorun, sokağın çözüm talep etmesi ile birlikte bu çözümleri resmi makamlara dayatmak için dini merciin müdahalesini talep etmesidir. Buna karşılık mercii, kendi pozisyonundan herhangi bir şekilde faydalanılmasında bir maslahat görmüyor. Bizim toplumumuzda, bize her şeyi sunan ebeveyn otoritesine güvenmeye alışkınız ki bu doğru değildir. Bu, hükümet ve iyi bir seçim yapmak zorunda olan halk arasında paylaşılan bir sorumluluktur. Öyle ki, su, elektrik ve hizmetlerin iyileştirilmesi gibi üstesinden gelemedikleri meselelere din adamlarının müdahale etmesini istemek zorunda değiller. Siyasi sınıfın, iyi bir yönetim sistemi üretmekte başarısız olduğu açıktır. Bu sebeple mercii, sözü dinlediğinden dolayı halkın öfkesini yatıştırmak için müdahale ediyor. Ayrıca üst düzey politikacılara, onların sadece memur olup görevlerini en iyi şekilde yerine getirmeleri gerektiğini ve hiçbirinin yanılmaz olmadığını söylemek istiyor.”
Cuma günü Bağdat, merkez ve güney illeri, dini otorite tarafından desteklenen “stratejik talepler protestoları” olarak adlandırılan gösterilere sahne oldu. Şarku’l Avsat’a konuşan Basra Valisi Esad el-Aydani, Basra ile ilgili olarak, aralarında 9 milyar dolarlık petro-dolar bütçesi ve 3 milyar dolarlık su projelerinin bulunduğu taleplerin onaylanmaya başladığını belirtti.
Aydani sözlerine şöyle devam etti:
“Bu projeler arasından en önemlisi, deniz suyunun tuzdan arındırılması olan stratejik projedir. Proje onaylandı ve 2 milyar dolardan fazla bütçe ayrıldı. Okullar ve diğer yarım kalan projelerin tamamlanmasının yanı sıra temiz su ve elektrik enerjisi ile şehri donatacağız. Şattülarap’daki tuz oranını düşürmek için su tahliyelerinin yanı sıra, Basra’da sekiz su istasyonu kurulması kararlaştırıldı. Bununla birlikte birçok elektrik santrali kurulması için planlamalar yapıldı. Basra ödeneklerini sınır geçişlerinden karşılamayı umuyoruz. Bu oldukça büyük bir meblağa karşılık geliyor. Basra’da üzerinde çalıştığımız projelere önemli katkısı olabilir.”