Irak’ın güneyi ile merkezindeki gösteriler Bağdat’a sıçradı

Yaklaşık iki hafta önce Irak’ın 560 km güneyindeki Basra kentinde başlayan, daha sonra güneydeki diğer kentler ile merkeze sıçrayan protesto gösterilerine, dün Bağdat da katıldı. Irak’ın güneyinde yer alan Divaniye’deki gösterilerde bir kişi hayatını kaybetti. Divaniye’deki bir sağlık yetkilis

Irak’ın güneyi ile merkezindeki gösteriler Bağdat’a sıçradı

Yaklaşık iki hafta önce Irak’ın 560 km güneyindeki Basra kentinde başlayan, daha sonra güneydeki diğer kentler ile merkeze sıçrayan protesto gösterilerine, dün Bağdat da katıldı.

Irak’ın güneyinde yer alan Divaniye’deki gösterilerde bir kişi hayatını kaybetti. Divaniye’deki bir sağlık yetkilisinin yaptığı açıklamada, 20 yaşındaki bir sivil göstericinin, Bedir örgütüne ait muhafızların kurşunuyla yaralanmasının ardından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtildi.

Dün başta başkent Bağdat olmak üzere ülkenin çeşitli bölgelerinde binlerce kişi protestolarda bulundu. Fransız haber ajansı (AFP) muhabirinin aktardığına göre, güvenlik güçleri, Bağdat’ın merkezindeki Yeşil Bölge’ye gitmeye çalışan yüzlerce göstericiyi, göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su sıkarak bölgeden uzaklaştırmaya çalıştı.

Gösterilerin koordinasyonu yapan kişilerden olan sivil eylemci Şemhi Cebr, öğleden sonra başlayıp saat 18.00’e kadar sürecek olan toplu gösteriler ile Bağdat’ta protestolar yapılmasının planlandığını açıkladı.

Sadr Hareketi’nin ve sivillerin öncülüğünde, 2015 yılından bu yana devam eden ve aralarında 2015 yılının Nisan ve Mayıs aylarında Yeşil Bölge’ye yapılan iki baskının da bulunduğu çeşitli protesto gösterileri gerçekleştirildi.

Bu protestolar, başkentin kalbindeki Tahrir meydanında, sıcak yaz aylarında (özellikle Temmuz’da) da devam etti. Geçtiğimiz hafta Necef’teki Şii gruplar tarafından desteklenmesinin ardından da zirveye ulaştı. Sivil eylemciler ile liderleri, temel hizmetlere ilişkin taleplerin hükümet tarafından dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Bu sebeple, daha geniş çaplı protestolar için merkez ve güney kentlerindeki gösteriler ile Bağdat’takileri birleştirdi.

Cebr, üzerinde ittifak edilen şeylerin en önemlisinin meşru talepler doğrultusunda barışçıl eylemlerde bulunmak olduğunu, söz konusu taleplerin yerine getirilmesinin nihai takdirde belirli bir süreci gerektirdiğini ve bütün bunların, hükümete, verdiği sözleri yerine getirme fırsatının verilmesi gerektiği anlamına geldiğini de sözlerine ekledi. Hükümet ve bazı iller arasında anlaşma yapıldığını ortaya koyan Cebr, Cuma günü yapılan gösterinin, Başbakan Haydar İbadi’den, protestocu heyetler ve aşiret liderleri ile görüşmesi sırasında verdiği sözleri yerine getirmesi beklenen son gösteri olduğunu belirtti.

Cebr: Somut kazanım elde edene kadar gösterilere devam edecekler

Şemhi Cebr, güvenlik güçlerinin teyakkuzda bulunduğu ve geçen haftaki gibi internetin kesildiğine dair haberlerin geldiği Yeşil Bölge’ye baskın için bazı sosyal paylaşım sitelerindeki çağrıya ilişkin bir soruya, “Bu tür çağrıların herhangi bir yükümlülüğü yoktur ve göstericilerin bakış açılarını temsil etmemektedir. Çünkü onlar, taleplerini gerçekçi bir şekilde dile getiriyor. Göstericiler, somut şeyler elde edilene kadar baskı kurmaya devam edecek” şeklinde yanıt verdi.

Cebr, “Gösterilerin sonlandırılması için belirlenen herhangi bir zaman olmamakla birlikte, gösterilerin yoğunlaştığı ana merkezler- özellikle de Irak’ın tüm bölgeleri arasından en çok etkilenen- başta Basra olmak üzere güney ve merkez illeri” diyerek sözlerini sürdürdü.

Irak’ın güneyindeki petrol kenti Basra’da, 8 Temmuz’daki son protesto dalgası başladığında, binlerce kişi, güvenlik binasının önünde barışçıl bir şekilde yürüdü. Protestocular, özellikle ülkenin güneyindeki gösteriler sırasında 8 kişinin ölümünün ardından “barışçıl barışçıl” diyerek sloganlar attılar.

Göstericilerden ‘yolsuzluğa hayır’ sloganlarıyla istifa talebi

Irak bayrakları taşıyan yüzlerce gösterici, Bağdat’ın güneyindeki Zi Kar eyaletinin en büyük kenti Nasıriye’nin merkezi Habubi Meydanı’nda, “yolsuzluğa hayır, yolsuzluğa hayır” sloganları atarak, Elektrik Bakanı, vali ve yerel yetkililerinin görevden alınmasını talep etti. Göstericiler daha sonra Zi Kar Valisi Yahya el-Nasıri’nin evini kuşattı.

Güvenlik güçleri ise protestocuları dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı.

Bu arada Necef’deki yüksek Şii otorite, hükümet ile göstericiler arasında, taleplerin karşılanması için belirli zaman sınırlaması konulmasını içeren uzlaşı çağrısında bulundu.

Geçen haftaki açıklamalarda protestocuları desteklediğini ifade eden Şii otoriteye güven duyulurken; otorite, Kerbela’da verdiği hutbe sırasında gösterilere açık bir şekilde değinmedi.

Şii otorite sadece, hizmetlerin gerçekleştirilmesi için zaman ihtiyaç olduğunu ve bunların da sloganlarla değil atılacak gerçekçi adımlarla gerçekleşebileceğini söylemekle yetindi.

Es-Safi’den Cuma hutbesinde gösterilere atıf

Irak’ta Şiilerin Necef merkezli dini mercii Sistani’nin Kerbela’daki temsilcisi Seyyid Ahmed es-Safi, Cuma hutbesinde, “Burada uyulması gereken olan birtakım şartlar bulunuyor. Bu şartların asgarisi, yöneticinin halkına hizmet etmesidir. Yöneticinin hizmet ve yardımları sunabilmesi için hizmetin en güzel şekilde sunulmasına yardımcı olan araçların farkında olması gerekir. Ayrıca, söz konusu hizmetlerin gerçekleştirilmesi için zamana ihtiyaç duyulmakla birlikte, yönetici ve yönetilen arasındaki güven ilkesi tesis edilmelidir” açıklamalarında bulundu.

“Durum düşündüğümüz gibi olmadı”

Öte yandan Şii din adamı Farhan Saadi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada “Kamu malının zarar görmesine sebep olacak şiddet eylemlerinden kaçınan göstericilere geçtiğimiz hafta Şii otorite tarafından destek verildi. Anca ne yazık ki gerçekleşti. Bu durum, barışçıl gösterileri açık ve net ifadeleriyle teyit eden otoritenin talimatlarına aykırıdır. Durum düşündüğümüz gibi olmadı” ifadelerini kullandı.

Gösteriler şiddet ve ayaklanmanın gölgesi altında kaldı. Bu da gösterilerin çıkış noktasından saptığı ve temel hizmetlerin sunulması adına hükümete baskı yapıldığı anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Saadi sözlerini şöyle sürdürdü:

“Herkes şu anki hükümetin sunabileceği çok şey olmadığını biliyor. Ayrıca, hükümetin yapabileceğinden daha fazlasınının talep edilmesinin arkasında barışı tehdit eden, gizli ve tehlikeli hedefler bulunabilir. Dolayısıyla otoritenin gösterileri desteklemeye devam etmesi, adil taleplere ulaşmak için takip edilen usulün birçok açıdan kaosa yakın olması sebebiyle yanlış anlaşılabilir. Göstericiler de dahil olmak üzere, intikam alma halinin, kamu malı olan hükümet binaları ve müesseselere zarar verilerek yaygınlaşması, vatandaşlık ruhuna aykırı tehlikeli bir duyguyu ifade ediyor. Çünkü bu kurumlar, kamu malı. Devlete veya siyasi bir sınıfa ait değil.”

Amiri’den özür

Parlamento seçimlerinde ikinci sırada gelen Bedir Örgütü ve Fetih Koalisyonu lideri Hadi Amiri, bir topluluk karşısındaki konuşması sırasında özür dileyerek, “Mevcut siyasi sınıf, Irak halkına önemli bir şey sunmakta başarısız oldu” dedi.

Amiri’nin özrü, sosyal paylaşım sitelerinde, kendisine yönelik eleştirilerin arttığı bir dönemde geldi. Ancak kendisinin özür dilemesinin yeterli olmadığı ve sorumluluk üstlenmesi gerektiği görüşü hakim. Halkın öfkesinin had safhaya ulaştığı güney ve merkez illerinde bir dizi Şii parti binasının yanmasına sebep olan ve hala devam eden gösteriler ve protestoların ardından dilenen salt özür yeterli bulunmadı.

Krize çözüm arayışları sürerken, Irak hükümetinin verdiği sözlere sadık kalması bekleniyor.

Elektrik Bakanlığı da Kuveyt’in, askıya alınan üretim ünitelerini çalıştırmak için bakanlığa kerosen (uçak yakıtı) tedarik edeceğini açıkladı.

Bakanlık tarafından yayınlanan ve Şarku’l Avsat’ın bir nüshasına ulaştığı yazılı açıklamada, “Kuveyt Emiri Şeyh Sabah el-Ahmed el-Cabir es-Sabah’ın talimatıyla Kuveyt Petrol Bakanlığı, askıya alınan üretim ünitelerini işletmek ve çalışma birimlerini desteklemek için Irak Elektrik Bakanlığı’na kerosen tedarik edecek” ifadeleri yer aldı.

Bu adımın yanı sıra, önümüzdeki günlerde periyodik olarak verilecek miktarların ilk adımı olarak, 30 bin metreküp kerosen yakıt ile yüklü bir Kuveyt yük gemisinin Basra limanına ulaşmasının beklendiği ifade edildi.