Iraklı gazetecilerin adaylık yarışı
2005 yılından bu yana 4’üncüsü düzenlenecek olan parlamento seçimlerine en az 15 gazeteci seçimlerde aday olacak. Goran Hareketi’yle seçimlere katılan El Hurra TV kanalının muhabiri Serva Abdulvahit dışında hiçbir gazeteci mayıs ayında yapılacak olan seçimin önceki turlarında da aday olmalarına rağm
2005 yılından bu yana 4’üncüsü düzenlenecek olan parlamento seçimlerine en az 15 gazeteci seçimlerde aday olacak.
Goran Hareketi’yle seçimlere katılan El Hurra TV kanalının muhabiri Serva Abdulvahit dışında hiçbir gazeteci mayıs ayında yapılacak olan seçimin önceki turlarında da aday olmalarına rağmen koltuk kazanamadı.
Önceki oturuma göre daha yoğun oranda katılım gösteren gazeteciler, değişim isteyen çoğu partinin medyada yeni yüzlerin seçilmesine yönelik bir siyaset izlemesini umut ediyor.
Nahrain Üniversitesi’ndecSiyaset Bilimi Fakültesi Dekanı olarak görev yapan Amir Hasan Fayyad, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada “Gazeteciler önceki seçim turlarındaki başarısızlığının nedeni gazeteci olmaları değildi. Başarısızlığın nedeni seçim kampanyaları ya da dahil oldukları seçim listeleri ile ilgiliydi” dedi. Fayyad, medya şöhretinin meclis koltuğu kazanmak için tek başına yeterli olmadığına inandığını söyleyerek seçim savaşına giren gazetecilerin düşünmesi gereken farklı durumların olduğunu belirtti.
Al-Sumeriya kanalı program sunucusu ve aynı zamanda el-Karar Koalisyonu adayı olan Menal Mutasım şu değerlendirmede bulundu:
“Adaylık tecrübesini sevdim. Bundan istifade edeceğime inanıyorum. Ben de dâhil olmak üzere birçok genç ülke konusunda hayal kırıklığı yaşıyor. Değişim yapabilir ve kazanabiliriz. Geçmişime ve kişisel saygınlığıma güveniyorum. Profesyonel ve tarafsızım. Yolsuzluğa veya mezhep ayrımcılığına bulaşmadım. Bunlar seçmene sunabileceklerim. Umarım onlar için ikna edici olur. Mutasım, önümüzdeki seçim kampanyalarının finanse edilmesi konusunda ise “Yakınlarımın ve iş arkadaşlarımın yardımına güveniyorum. Ayrıca çeşitli sosyal ağlara da yatırım yapacağım. Çünkü en büyük etkiye onlar sahip” ifadelerini kullandı.
Bağdat Üniversitesi’nde Medya Profesörü olan ve İstikamet Partisi’nden aday olan Muhammed Falhi, olumlu bir üne sahip gazeteci olarak iyi bir medya yüzünün katıldığı seçim listesine kazanç sağlayacağını söyledi. Siyaset ve medya alanları arasında açık bir yakınlaşma olduğunu vurgulayan Falhi, gazetecinin siyasi alanda diğerlerinden daha nitelikli olabileceğine değindi ve şu ifadeleri kullandı:
“Niçin bir doktor dışişleri bakanı olsun? Ya da politikada yer alsın? Veterinerlik bölümünden mezun olan da önemli bir role sahiptir. Aynı şekilde bakan ya da parlamento üyesi olabilir. Niçin bazıları gazetecilerin ya da medyada yer alan kişilerin seçimlere katılmasına şaşırıyor? Halk arasındaki şöhretini seçim zaferiyle taçlandırmak gazetecilerin de hakkı.”
Ehl-i Beyt Üniversitesi Medya Profesörü Galib el-Dami de gazetecilerin ve medyada yer alan kişilerin adaylığını olumlu karşılıyor. Diğer sosyal grupların aksine gazetecilerin 2003’ten beri Irak’ın politik işlerinde rol oynayan tek kesim olduğunu savunan Dami, “Gazetecilerin ve medya önündeki şahsiyetlerin bu konuda çok marjinal olduğunu düşünüyorum. Onların adaylıklarını desteklemek ve onlar için oy vermemiz önemlidir” diye konuştu.
Gazetecilerin ve medya mensuplarının diğer siyasi partilerden uzak, kendilerine özel parti kurmalarını ümit ettiğini dile getiren El-Şarkiya kanalındaki program sunucusu Hussam el-Hac da konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Farklı bloklarda olmaları seçmenleri hayal kırıklığına uğratır. Çünkü bu şekilde bloğun veya partinin hedefleri dışında faaliyet gösteremez. Medya mensuplarının ve gazetecilerin parlamentoya yükselmesi, politik eylemin mezhep merkezli, aşiretçilik ve milliyetçilikten uzak bir alana taşınmasına katkı sağlar.”