Irak’ta siyasi ittifaklar başladığı noktaya döndü
Irak’ta, 2018 yılında düzenlenecek parlamento seçimleri öncesi, daha önce var olan mezhebi etnik temelli siyasi ittifak haritasının büyük bir değişime uğramasına iki önemli etken büyük etkide bulundu. Bunlardan biri olan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) tarafından, 25 Eylül 2017 günü düzenlenen ba
Irak’ta, 2018 yılında düzenlenecek parlamento seçimleri öncesi, daha önce var olan mezhebi etnik temelli siyasi ittifak haritasının büyük bir değişime uğramasına iki önemli etken büyük etkide bulundu. Bunlardan biri olan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) tarafından, 25 Eylül 2017 günü düzenlenen bağımsızlık referandumundan sonra Irak Hükümeti’nin IKBY’ye yönelik askeri operasyon başlatarak Kerkük ve diğer tartışmalı bölgeleri kontrolü altına alması IKBY’deki Kürt partilerin, merkezi ve diğer Şii partilerle olan ilişkilerinde büyük bir kırılmaya sebep oldu.
Siyasi ittifak haritasının değişmesine sebep olan bir diğer etken ise Irak Hükümeti’nin, geçtiğimiz hafta, DEAŞ terör örgütünün tamamen yenilgiye uğratılarak ülkedeki DEAŞ karşıtı operasyonların bittiğini ilan etmesi oldu. DEAŞ’a karşı savaşın bittiği ilanına hızlı tepkiler verilirken, Irak’ta DEAŞ’a karşı savaşan silahlı grupları bünyesinde bulunduran Haşdi Şabi örgütünün elindeki silahları devlete teslim etmesi yoğun olarak dillendirilmeye başlandı. Irak Dini Mercii Ayetullah Sistani’nin, ülkedeki silah tekelinin devlet elinde olması gerektiğine dair açıklamasının ardından Haşdi Şabi bünyesinde milis güç bulunduran örgütler askeri kanatlarını feshederek, sivil örgütlere dönüşme konusunda birbiriyle yarışmaya başladı. Bu kapsamda, Irak Başbakanı Haydar el-İbadi, ülkedeki silah gücünün devletin tekelinde bulundurulması çalışmalarının fiilen başladığını ilan etti.
Mezhebi ve etnik temelli siyaset devam edecek
IKBY referandumu öncesi ve DEAŞ’a karşı savaşın ne kadar süreceği bilinmezken Irak’taki siyasi haritayı Sünni, Şii ve Kürt partilerin kendi aralarında kurduğu ittifaklar oluşturuyordu. Ancak, referandum ve DEAŞ sonrası durum, Irak’taki mezhebi ve etnik temelli siyasi ittifakları başladığı noktaya geri döndürdü.
Konuya ilişkin olarak, Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Irak parlamentosunda yer alan Irak Güçleri İttifakı Grubu Başkanı Salah el-Cuburi, söz konusu ittifaklara dair sorulan soruya şöyle cevbap verdi; “Siyasi ittifaklar üzerine konuşulanlar gerçekte olmayan şeylerdir. “Hiç kimse bize güç birliği yapma teklifinde bulunmadı, biz de herhangi bir tarafla ittifak kurma yönünde adım atmadık. Bu konuda tek istisna Ulusal Koalisyon Başkanı Dr.İyad Allavi ile yaptığımız istişareler olabilir. Bu da istişare sınırını aşmadı.”
Yaklaşık 5 milyon insan evini terk etti
Kürtler açısından travmatik sonuçlar doğuran referandum ve ülkedeki çeşitli taraflar açısından değişen etkileriyle DEAŞ terör örgütünün yenilgiye uğratılması, Kürt ve Sünni kesim üzerinde büyük etkilere sebep oldu. Kürtler, IKBY sınırlarında kendilerini yakın hissettikleri partileri desteklemekle yetinirken, IKBY’de referandum sonrası oluşan güvensizlik ve travma yüzünden partilerin birbiriyle diyaloğa ve ittifaka girmesi çok uzak bir ihtimal olarak görülüyor. Irak Göç Bakanlığı verilerine göre, yaklaşık 5 milyon insanın evlerinden olduğu ve şehirlerin yıkıldığı Sünni bölgelerde ise Sünni Araplar, sadece liderlerinin kaygılarının peşinden gidiyor.
Bu duruma dikkat çeken Cuburi, Sünnilerin evlerinden olduğu ve başka ülkelere göç ettiği bir ortamda seçimlerin ne kadar nezih yapılabileceğini sorguluyor. Göç eden Sünni nüfus evlerine dönmeden seçim yapılamayacağı görüşünde olan Cuburi, “Sünni kesim içindeki şu ya da bu tarafın tabanı olmayan Sünni vatandaşlar ülkelerine dönmeden nezih seçimler yapamayız. Bu durum bizi seçimlerin ertelenmesini talep etmeye itiyor. Bu anlamda seçmenlerimizi yeniden toparlayabilmek için mültecilerin evlerine dönüşünün sağlanması amacıyla çeşitli taraflara baskı kurmaya çalışıyor” cümlelerini kullandı.
“Sünnilerin ilk defa baskıdan uzak kalacak”
Aras Habib Kerim liderliğindeki Irak Ulusal Kongre Partisi Siyasi Ofisi Üyesi İbrahim el-Samidii, Şarku’l Avsat’a yapığı açıklamasında, Cubburi’nin aksini düşündüğünü dile getiriyor. El-Samidii’ye göre, 2018 seçimlerindeki en önemli değişken, DEAŞ’ın yenilgiye uğratılmasından sonra Sünnilerin ilk defa savaş ortamının getirdiği korkudan uzak ve hiçbir silahlı grubun baskısı altında olmadan bir seçime katılacak olması. Zira, el-Samidii’ye göre, DEAŞ’a karşı savaş devam ederken, Sünni bölgelerde bulunan silahlı gruplar silah tehdidiyle aday listelerini belirliyordu.
Hadi el-Amiri, seçimlere bağımsız listeyle girecek
Buna karşın, Irak’ta bütün alanlarda baskı kuran bir Şii görüş var. Bedir Grubu liderlerinden Kerim el-Nuri, konuya dair, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Bedir Grubu lideri Hadi el-Amiri’nin seçimlere bağımsız listeyle girme kararı alması nedeniyle mücahidlerle bir ittifak kurmamız çok zor” ifadelerini kullandı. El-Nuri, diğer gruplarla ittifak kurmama kararını Irak Dini Mercii Sistani’nin, “Mücahidlerin verdiği kurbanları siyasi kazanç elde etmek için kullanmayın” şeklindeki emrinden sonra alındığını belirterek, “Nihayetinde, büyük zorluklarla karşı karşıya kalması kesin olan böyle bir ittifakı gerçekleştirmek mümkün değil” şeklinde konuştu.