İsrail güvenliğinden ‘Gazze çökebilir’ uyarısı
Tel Aviv’deki güvenlik kaynakları, İsrailli üst düzey güvenlik sorumlularının, Filistin topraklarındaki Hükümet Aktiviteleri Koordinasyon Birimi (COGAT) Başkanı’nın, ordu komutanlarının ve hatta İsrail iç istihbarat servisi Şabak’ın Gazze Şeridi’ndeki ekonomik durum konusunda aynı görüşte oldu
Tel Aviv’deki güvenlik kaynakları, İsrailli üst düzey güvenlik sorumlularının, Filistin topraklarındaki Hükümet Aktiviteleri Koordinasyon Birimi (COGAT) Başkanı’nın, ordu komutanlarının ve hatta İsrail iç istihbarat servisi Şabak’ın Gazze Şeridi’ndeki ekonomik durum konusunda aynı görüşte olduklarını aktardı. Kaynaklar, tüm söz konusu tüm birimlerin Gazze’de ekonominin neredeyse durma noktasına geldiğini ve sivil altyapının çökmek üzere olduğunu söylediklerini belirti.
Kaynaklar, Hamas’ın ekonomik ve siyasi olarak çöküşte olduğunun tahmin edildiğine dikkat çekerek örgüte yönelik askeri baskıya devam etme konusunda ısrarlı olan İsrailli siyasetçilere uyguladıkları yöntem konusunda uyarıda bulundular. Uygulanan baskının Gazze’de artık göz ardı edilemeyecek derece ekonomik zorluklara sebep olduğunu ve bunun da birçok kesimi endişelendirdiğini belirten kaynaklar “Altyapının bozulması uzun vadede kontrol edilemez bir patlamanın meydana gelme riskini taşıyor” ifadesini kullandı.
Gazze’deki çöküşü gözler önüne seren birçok işaret olduğunu belirten kaynaklar bunların başında Kerem Şalom kapısından Gazze Şeridi’ne geçen kamyon sayısındaki yarı yarıya düşüş olduğunu kaydettiler. Bu durumun Gazze halkının alım gücündeki düşüşü ortaya koyduğunu belirttiler. Kaynaklar ayrıca kapının son birkaç gündür yeni bir tünelin ortaya çıkması ve imha işlemlerinin başlatılması sebebiyle kapalı olduğunun da altını çizdiler.
Gazze’deki dramı ortaya koyan bir diğer gösterge ise bölgedeki suyun yüzde 95’inin içmeye uygun olmaması. Akdeniz’e her gün akan yüz binlerce metreküp kanalizasyon suyu İsrail kıyılarına ulaşıyor.
Filistin otoritesinin İsrail’den satın aldığı elektrik enerjisinin bir kısmını geri verme kararı nedeniyle de elektrik hizmeti günde altı saate kadar uzatılmış durumda. Ancak bu durum yine de elektriğin günün dörtte üçünde kesik olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Bu yüzden su gerektiği gibi arındırılamıyor.
Kaynaklar, Gazze’de işsizlik oranının yüzde 50’ye yaklaştığı ve en yüksek işsizlik oranının gençler arasında olduğu uyarılarına işaret ederek bölge nüfusunun son tahminlere göre 2 milyondan fazla olduğunu aktardı. Halkın Hamas’ın katı yönetimi nedeni ile İsrail – Mısır sınır kapılarının kapalı olduğunu ve insanların Gazze’de sıkıştığı kaydedildi.
Gazze için çözüm planları
Kaynaklar tarafından yapılan açıklamalar Gazze halkına umut olabilecek bazı çözüm önerileri olduğu ancak bunların uygulamaya koyulmadığı yönünde. Bunlardan birinin İsrail’in Ulaştırma ve İstihbarat Bakanı Yisrael Katz’ın suni bir ada oluşturularak üzerinde liman ve havaalanı yapılması önerisi. Ancak bu öneriye Başbakan Netanyahu ve Savunma Bakanı Lieberman karşı çıktılar. Konu hükümet tarafından gündeme dahi alınmadı. Emniyet teşkilatı tarafından yapılan diğer bir öneride de Gazze çevresindeki İsrail şehirlerinde kurulacak tesislerde bölge halkının çalıştırılması teklif edildi. Bu öneri birkaç ay tartışıldı. Ancak kimlik kontrolleri ve güvenlik riski oluşturabileceği gerekçesiyle bu da reddedildi.
Tel Aviv’deki güvenlik yetkilileri Gazze’deki 2014 savaşının İsrail’in Batı Şeria’da 3 yerleşimcinin kaçırılmasından sorumlu tuttuğu Hamas’a yönelik baskılar nedeniyle patlak verdiğini hatırlattılar. Aynı dönemde Hamas kendisini Gazze’deki devlet memurlarına maaş ödemeyi bırakan Filistin otoritesi ile yaşadığı anlaşmazlık sebebiyle ekonomik kriz içinde bulmuştu.
Hâlihazırda gelinen noktada Hamas’ın etkin bir payının olmadığına dikkat çeken kaynaklar, İsrail’in Gazze’de ne yapmak istediğine karar vermeye yönelik baskının kendisini yanıltabileceğini ve istemediğini söylediği savaşın içerisine girebileceği uyarısında bulundu.
Raporlar Gazze’deki dramı ortaya koyuyor
İsrail merkezli insan hakları örgütü Gisha Seyahat Özgürlüğü Hukuk Merkezi, İsrail’in 2017’de attığı 10 adıma yönelik bir rapor yayınladı. Raporda İsrail’in yeni hamlelerinin başında Gazze Şeridi’ndeki insanların Erez Sınır Kapısı’ndan geçişlerinin sınırlandırmasının halkı daha da bölgede sıkıştırdığına dikkat çekildi. Raporda yaşananlardan sadece Hamas’ın değil İsrail hükümetinin de sorumluluk taşıdığı belirtildi.
Gazze Şeridi’ndeki boğucu ablukanın durumu daha da kötüye götürdüğüne işaret eden Gisha, 2017 yılında Gazze’den ayda sadece 5 bin 963 kişinin çıkış yapabildiğini, bu oranın 2016’ye göre yüzde 51, 2015’e göre de yüzde 60’lık bir düşüşe işaret ettiğine dikkat çekti.
Raporda Tel Aviv’in getirdiği ek kısıtlamalar arasında Batı Şeria ve Allenby Sınır Kapısı’ndan çıkış izni başvurularının işlemlerinin uzun sürmesi olduğu belirtildi. Bazı durumlarda bu sürenin 70 günü bulabildiği ve on binlerce başvurunun yanıt verilmeden bekletilmeye devam edildiği aktarıldı. Raporda ayrıca İsrailli yetkililerin Filistinlilerin yiyecek veya hijyen malzemeleri temin etmelerine engel oldukları ve Erez Sınır Kapısı’ndan geçişlerde cep telefonu dışında herhangi bir elektronik cihazın geçirilmesine izin verilmediğine dikkat çekildi.
Gisha, İsrail’in Birleşmiş Milletler Yakın Doğu Filistin Mültecilerine Yardım Ajansı (UNRWA) personelinden 100 kişinin yanı sıra haftada sadece 200 kişinin Gazze’den ayrılmasına izin verdiğini, Mescid-i Aksa’da Cuma Namazı kılınmasına yönelik alınan sert tedbirler nedeniyle cuma günleri çıkış izinlerini iptal ettiğinin altını çizdi. Raporda, İsrail’in Allenby Sınır Kapısı’ndan, Doğu Kudüs’teki ABD Konsolosluğu’nda yapılan mülakatlar ile yurtdışına seyahat izni verilen insanların sadece tur şirketleri ile seyahat etmelerine izin vererek ek bir zorunluluk getirdiği belirtildi.
Gisha raporunda son olarak Gazze Şeridi’nde 10 yıldır devam eden İsrail ablukasının bölgedeki 2 milyon insanın yaşamını zorlaştırdığı, ekonomik engellerin ve umutsuzluğun derhal ortadan kaldırılması gerektiği kaydedildi. Raporda 2018’in İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki başarısız politikalarını radikal bir şekilde değiştirdiği bir yıl olması gerektiğini belirtildi. Tel Aviv’in acil olarak Gazze sakinlerinin günlük hayatlarını normal bir hale getirme sorumluluğunu üstlenmesi ve hareket özgürlüklerine saygı göstermesi gerektiği vurgulandı.