ORTADOĞU

İsrail ve Katar’ın Gazze’ye akıttığı para

İsrail’in Katarlı yetkiliye paranın çantalarda nakit halinde girişine izin vermesinin ardından dün Gazze Şeridi’nde resmi daire çalışanları maaşlarını almak için uzun kuyruklar oluşturdu. Bu esnada Tel Aviv’de sahne arkasında gizli anlaşmaların yürütüldüğüne dair haberler yayıldı. Hamas hareketi ile

İsrail ve Katar’ın Gazze’ye akıttığı para

İsrail’in Katarlı yetkiliye paranın çantalarda nakit halinde girişine izin vermesinin ardından dün Gazze Şeridi’nde resmi daire çalışanları maaşlarını almak için uzun kuyruklar oluşturdu. Bu esnada Tel Aviv’de sahne arkasında gizli anlaşmaların yürütüldüğüne dair haberler yayıldı. Hamas hareketi ile uzun vadeli bir ateşkese yönelikolmasa da durulmak için bir düzenlemenin söz konusu olduğu açıklandı. Şartları ise İsraillilerin 2014’teki savaştan hemen sonra yaptığı anlaşmaya oldukça benziyor. Tek eksik yanı Filistin yönetiminin katılımı.

Reuters haber ajansı, Katar’ın 15 milyon dolarlık bağış yapmasıyla dün Gazze Şeridi’nde memur maaşlarının ödenmeye başladığını ve bu sayede Hamas’a yönelik halk baskısının azaltıldığını belirtti. Ajans ayrıca İsrail’in şu duyurusunu aktardı:

“Bu paralar, hiçbir şekilde Gazze Şeridi’ni yöneten Hareket’e gitmeyecek. Filistin lideri Mahmud Abbas, Gazze Şeridi’ne özel bütçeleri azaltmış ve on binlerce memurun maddi durumunun bozulmasına sebep olmuştu. Aynı şekilde bu durum, Gazze-İsrail sınırında altı aydan beri devam eden ve Şerid’in kuşatıldığı kanlı gösterilerin fitilini ateşledi. Üstelik sınır ötesinde aralıklarla karşılıklı bombardıman da yapılmaktadır.”

Reuters, Filistinli kaynakların da şu açıklamasına yer verdi:

“Önceki gün Gazze’ye ulaşan Katar yardımının ilk taksiti olan 90 milyon dolar, İsrail’in onayıyla önümüzdeki altı ay içerisinde Şerid’e ulaştırılacak. İsrail daha önce Katar’ın yalnızca yakıt veya onaylanan şehir imarı projelerinde kullanılmak üzere para vermesini onaylamıştı. Söz konusu yardıma adres gösterilmesinin sebebi ise bağışın 10 yıl içerisinde İsrail ile üç savaşa giren Hamas’a daha fazla mali yardım ulaşmasından duyduğu endişedir.”

Gazze’deki bir posta dairesinin önünde, yani memurların maaşlarını almak için sıraya girdiğiyerde duran trafik polisi Vali Ebu Asi, “Çocuklarıma ilaç ve yemek götürmek için bir gün bile param olmadı. Bugün onlara ilaç, yemek ve elbise götüreceğim” açıklamasında bulundu.

Reuters, Hamas’ın Gazze Şeridi sakinlerinden vergi topladığına ve yöneticilerinin söylediğine göre daha önce İran da dâhil olmak üzere başka ülkelerden para alındığına dikkat çekti. Dün Gazze’deki 12 posta dairesinde memurlara maaşlarının verilmesi sürecini izlemek için Katar’dan da gözlemciler geldi. Ödemelerin bugün de devam edeceği bildirildi.

Maaşını almak için gelenlerin memura kimlik kartındaki fotoğrafı vermesi ve hesap raporuna parmak basması gerekiyor. Katar haber ajansı (QNA) konu hakkında “Katar’ın bağışından 27 bin memur yararlanacak. Diğerlerinin maaşları ise yerel gelirlerden sağlanacak” duyurusunda bulundu.

Reuters’ın bir Hamas’Tan aktardığı açıklamalarda şu ifadeler yer aldı:

“Polis memurları, maaşlarını diğer sivil memurlar kapsamında alacak. Hamas, 2007 yılından bu yana 40 binden fazla kişinin atamasını gerçekleştirdi. Ancak bunların çoğu Katar bağışından yararlanacak memurların yer aldığı listede gözükmüyor.”

Alman haber ajansı (DPA), Katar’ın Gazze’nin Yeniden İmarı Komisyonu Başkanı Muhammed İmadi’nin dün Gazze’nin doğusunda gazetecilere şunları söylediğini aktardı:

“Gazze Şeridi’ndeki elektrik sorununa çözüm bulmak üzere İsraillilerle anlaştık. Bu anlaşmaya Gazze Şeridi’ndeki durumu aşamalı bir şekilde iyileştirmek için uygulanacak bir dizi anlaşma çerçevesinde varıldı. Hamas’ın 2007 yılından sonra Gazze Şeridi’nde atadığı sivil memurların maaşlarının ödemesi başlatıldı. Katar, Hamas’a bağlı 27 bin sivil memura mali yardım ödemelerini denetliyor. Diğerlerinin maaşları ise yerel gelirlerden ödenecek.”

Gazze’de Hamas’ın idaresindeki Maliye Bakanlığı, memurların maaşlarının yüzde 60’ının ödenmeye başladığını ve bunun altı ay süreceğini duyurdu. Sayıları 40 bini bulan Hamas çalışanları, son birkaç yıldır aylık maaşlarının yüzde 40’ını alabiliyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun güvenlik kabinesinin bir üyesi, dün yaşananları önemsiz olarak niteledi. Tel Aviv’deki 102 FM radyo kanalına yaptığı açıklamada “Bu paralar Hamas faaliyetlerine değil, düzenli bir şekilde sivil memurlara verilecek” açıklamasında bulunan Çevre Bakanı Zeev Elkin ise Abbas’ı diğer cephelerdeki başarısızlığından ötürü Gazze’yi tutuşturmak için maaş ödemelerini durdurmakla suçladı.

Filistin Kurtuluş Örgütü Yürütme Kurulu Üyesi Vasıl Ebu Yusuf ise Reuters’a verdiği demeçte bu adımı eleştirerek “Katar veya diğerleri üzerinden yapılan bu tür düzenlemeler Filistin’de ayrışmanın yoğunlaşarak artmasına sebep oluyor” dedi.

Tel Aviv’de dün, İsrail’in her ay 15 milyon dolar olmak üzere altı aylık taksit halinde toplamda 90 milyon doların verilmesini onayladığı; bunun 2007 yılındaki devrimden bu yana Gazze Şeridi’ne hükmeden Hamas hükümetinin çalışanlarının maaşlarının ödenmesi konusunda öne sürdüğü şarta bir cevap niteliğinde olduğu ifade edildi. Nitekim Filistin yönetiminin kendi idaresi altında değil de Hamas memuru oldukları gerekçesiyle maaşları ödemeyi reddettiği biliniyor. Katar’ın Gazze yetkilisi Muhammed İmadi, parayı Gazze Şeridi’ne her birinde 3 milyon dolar bulunan beş çanta ile getirerek bölgenin kuzeyindeki Beyt Hanun kasabasının yakınlarındaki İsrail Erez Geçidi’nden geçirdi. Paralar, kapılarını dün özel olarak bu iş için açan posta dairesine emanet edildi. Bazı memurlar, dolarla aldıkları maaşları ile basın mensuplarının kameralarına poz verdi.

Bunun ardından Tel Aviv’deki bir askeri kaynak, İsrail’in bu adımı Şerit sınırında sakinliği gerçekleştirmek üzere yapılan bir anlaşma çerçevesinde attığını ve bu anlaşmanın da Hamas’ın önce Büyük Dönüş Yürüyüşleri eşliğindeki şiddeti ardından tüm eylemleri durdurma sözünü yerine getirmesini hedeflediğini söyledi. Sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı:

“İsrail’e göre bu anlaşma Hamas ile olan durumu Tel Aviv’in ‘Koruyucu Hat’ olarak adlandırdığı 2014’teki operasyonunun 51’inci gününe, durduğu noktaya geri götürüyor. Şimdiki durum, ateşkes için Hamas ile yapılan ancak imzalanmayan bir anlaşmanın sonucudur. Sözleşmeler, Şerid’in yeniden imarı ve Filistin Yönetimi’nin Gazze idaresine geri dönmesi için üç aşamada uygulanacak 8 madde içeriyor. Bu sekiz madde, 2014’ün ağustos ayında İsrail, Mısır ve Hamas arasında gerçekleştirilen sözleşme belgesinde de yer alıyor. Tek farkla ki bu sefer BM Temsilcisi Nickolay Mladenov, Katar ve Avrupa ülkeleri de dâhil oldu.

İbrani Yediot Aharonot gazetesinin askeri alan editörü Alex Fishman’a göre İsrail, Gazze Şeridi ile savaşmaktan bir fayda elde edemeyeceğini anladı. Bu durum, geçen 27 Ekim günü açık bir şekilde ortaya çıktı. Nitekim Gazze Şeridi’nden İsrailli kasabalara doğru 37 füze atışı gerçekleştikten sonra durulma konusunda müzakereler yürüten İsrailli ekip, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Tel Aviv’deki Güvenlik Bakanlığı konutundaki ofisinde toplandı. Ekip içerisinde Netanyahu’nun yanı sıra Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Meir Ben Şabat ve Şin Bet Başkanı Nadav Argaman da yer alıyordu. Güvenlik Bakanlığı’nın karşılıklı tüm mektupların bilgisine sahip ve İsrail’in Gazze Şeridi’ne karşı politikasında gerçek karar mekanizması olan bu ekip içerisinde daimi bir temsilciliği bulunmuyor. Söz konusu toplantıda Ben Şabat ve Argaman, Gazze’ye karşı savaş yürütülmemesi önerisinde bulundu. Bu toplantıya Güvenlik Bakanı Avigdor Liberman ile Genelkurmay Başkanı Gadi Eizenkot da katıldı. Eizenkot, “Hamas, savaş istemiyor. Savaş başlatılması için bir sebep yok” görüşü ile ifade ettiği tutumunda kararlı dururken Liberman’a göre savaş başlatılılarak Gazze’ye ağır bir darbe vurulmalı. Liberman’ı Güvenlik İşleri için Küçültülmüş Bakanlar Kurulu (Kabinet) üyesi olan bakanlar da destekledi. Ancak Netanyahu, Kabinet’in toplanmasını reddederek güvenlik güçlerinin Filistinlilerin ölümüne sebep olmayacak şekilde binaları bombalamasını uygun gördü.

Yine Fishman’a göre ateşkese doğru ilk adım geçtiğimiz cuma günü atıldı. Nitekim Hamas, verdiği sözü yerine getirerek çite yönelik şiddetin düzeyini azalttı. Buna karşılık İsrail de balıkçılık av alanını 9 mil genişletti. Aynı şekilde yakıt sağlandı, Katar parasının girişine izin verildi, Şerid’e günde ortalama 16 saat elektrik sağlandı ve malların sokulması için Kerem Ebu Salim geçidi açık bırakıldı. Mısır da Filistinlilerin giriş çıkışı için Refah Kapısı’nı açtı. Ardından İsrail, Filistin yönetiminin itirazlarına rağmen Katar parasının girişini onayladı. Mısır, Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi’nin özel temsilcisi olan İstihbarat Bakanı Abbas Kamil aracılığıyla bu müzakereleri kararlılıkla yönetti. Kamil’in beraberinde Ahmed Abdulhalık başta olmak üzere bir dizi istihbarat subayı da bulunuyordu. Abdulhalık, Gazze Şeridi ile İsrail arasında mekik dokumuş, Argaman ve Ben Şabat ile toplantı yaparak Mısır’ın mesajlarını taşımış ve ikisi ile konuyu tartışmıştı.

Fishman, Abdulhalık’ın İsrail ile Şerit’teki Hamas lideri Yahya Sinvar arasındaki mektup alışverişini yöneten kişi olduğunu ortaya çıkardı. Zira kendisi önemli bir durum olduğunda Şerid’e, Ramallah’a ve Tel Aviv’e yöneliyor; müzakereler konusunda gerçek anlamda bir gelişme olduğunda da Sinvar, Hamas’ın askeri kolunun komutanı Muhammed Dayf ve siyasi büro başkanı İsmail Haniye ile durum değerlendirmesi yaptıktan sonra Kahire’ye gidiyor. Kahire’ye her gidişinde Sinvar’a Hamas’ın “anlaşılan böylesi her buluşmanın ardından İranlıları haberdar etmek üzere Tahran’a giden” yurt dışındaki lideri Salih Aruri de eşlik ediyor.

Fishman, İsrail hükümeti yetkililerinden naklettiğine göre Mısır, kendi çıkarına hizmet etmek adına Hamas ve yönetim arasındaki uzlaşma ve durulma için çok çaba harcıyor. Niyeti, Hamas’ı Sina’daki DEAŞ ve Müslüman Kardeşler’den ayırmak. Nitekim Gazze’deki bir sonraki savaşın sonucunda Hamas savaşçılarının Sina’ya kaçarak DEAŞ’a katılmasından endişe ediliyor.

İsrailli kaynaklara göre Mısır’ın planı üç aşamadan oluşuyor. İlk aşama, daimi ateşkes. İkinci aşama Gazze Şeridi’nin yeniden yapılandırılması. Üçüncü aşama da Filistin yönetiminin Gazze’ye geri getirilmesi. Birinci ve ikinci aşama arasında önemli bir aşama daha gerekiyor ki o da Hamas tarafından rehin alınan iki İsrail askeri, Hadar Goldin ve Oron Şaul’un cesetlerinin iadesi. Sürecin devamının bu aşamanın sorunsuz bir biçimde gerçekleştirilmesine bağlı olduğu belirtiliyor.