Kabil, Yeni Delhi ile siyasi ve askeri olarak yakınlaşmak istiyor
Yeni Delhi:Prakriti Gupta/Şarku’l Avsat Son zamanlarda Hindistan ve Afganistan, üst düzey siyasi liderler arasında karşılıklı olarak yapılan ziyaretlere tanık oldu. Ülkesinde barışın sağlanması hususunda Hindistan’ın yardımını talep eden Kabil yönetiminin daveti üzerine, Hindistan Başbak
Yeni Delhi:Prakriti Gupta/Şarku’l Avsat
Son zamanlarda Hindistan ve Afganistan, üst düzey siyasi liderler arasında karşılıklı olarak yapılan ziyaretlere tanık oldu.
Ülkesinde barışın sağlanması hususunda Hindistan’ın yardımını talep eden Kabil yönetiminin daveti üzerine, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani Ahmedzai, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de bir araya geldiler. Liderler Taliban ile uzlaşma süreci hakkında görüşmelerde bulundular.
Hindistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Başbakan Narendra Modi’nin Yeni Delhi’deki görüşmeler sırasında “Afganistan’ın birleşik, barışçıl, kapsayıcı ve demokratik bir devlet olma sürecine olan Hindistan desteğini vurguladığı” kaydedildi.
Afganistan’nın önde gelen politikacılardan Tacik lider Abdullah Abdullah, eski Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai ve şu anki Cumhurbaşkanı Eşref Gani, Yeni Delhi ile olan yakınlaşmadan oldukça memnunlar.
Şarku’l Avsat’a konuşan Hindistanlı analist Nina Gopal şunları söyledi;
“Afganistan’da bu ay gerçekleşecek yasama seçimleri rekabeti ve gelecek yıl için planlanan cumhurbaşkanlığı seçimleri, mevcut siyasi arenada bulunan emektar politik oyuncular ile yeni ortaya çıkan iki grup arasında hayat memat meselesi olacak. Bu gruplardan biri, Kabil’e geri dönen Gulbeddin Hikmetyar’ın liderliğinde iken, diğer grup ise Taliban’dır.”
Her zaman vurgulandığı gibi Pakistan Hindistan değildir. ABD tarafından sağlanan zemin ışığında Taliban’a Afgan liderliği yolu açıldı ve Afgan sahnesinden tamamen çekilmek istemeyen Delhi de nüfuzunu arttırıyor.
Hindistan uzaktan izliyor
Son dönemde bazı büyük güçler, Afganistan’da siyasi çözüm çerçevesinde kendilerine nüfuz alanları açıyorlar.
Örneğin Rusya, Afganistan krizinin çözümünde bölgesel konsensüs oluşturmak için rol almaya çalışıyor. Bunun içinde tarafları uzlaştırmak için Konferanslara ön ayak oluyor.
4 Eylül’de yapılması planlanan, fakat Cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin kişisel isteği ile ertelenen “Barış K”onferansı, Rusya’nın genişleyen nüfuzunu ve Afganistan’ın geleceğini şekillendirme hususunda sahip olduğu kapasiteyi gösteriyor.
Öyle ki, Taliban bile Moskova’nın söz konusu girişimini kabul etti ve Konferans’a katılma isteğini dile getirdi. Moskova, Hindistan’ın barış konferansı çağrısını ilk başta görmezden gelmişti. Fakat daha sonra fikrini değiştirdi ve onu konferansa davet etti.
Hindistan resmi kaynaklarından aktarıldığına göre, Dışişleri Bakanı Sushma Swaraj, Moskova’ya yaptığı ziyaret sırasında, Yeni Delhi’nin Taliban’ı meşru bir güç olarak tanımadığını söyledi.
Swaraj, Ruslar ve İranlılardan “DEAŞ tehdidinin Afganistan’dan uzaklaştırılması için Taliban’ı müzakere masasına oturmaya ikna etmelerini” istedi.
Ancak Yeni Delhi, DEAŞ sorununa odaklanılmasından endişe duyuyor. Çünkü bu durum, dikkatleri “varoluşsal bir tehdit” olan Taliban’a odaklanmaktan alıkoyabilir.
Resmi kaynaklar tarafından yapılan açıklamanın devamında, “Hindistan hükümetinin pozisyonunun, Afganistan’daki asıl varoluşsal tehdidin Taliban olması dolayısıyla dikkatleri DEAŞ’a odaklamamak gerektiği yönünde olduğu” kaydedildi.
Hindistan, başından beri sadece Moskova’nın arabuluculuğunu yaptığı ve Taliban’ın da hazır bulunduğu bir siyasi sürece katılmaya karar verdi.
Çünkü Afgan hükümeti de konferansın ana aktörlerinden biri olarak kaydedilmişti. Kabil’in çekilmesinin ardından, Hindistan kendisini gerçek bir ikilem içerisinde buldu. Rusya’nın görüşmeleri ertelemesi Hindistan için oldukça iyi oldu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Başbakan Yardımcısı Yury Borisov ile bir araya gelen Swaraj, “Taliban’ın müzakere masasında hazır bulunması, fakat Afgan hükümetinin müzakerelere katılmaması durumunda Yeni Delhi’nin bir sonraki görüşmelere katılmayacağını” söyledi.
Moskova, Taliban ile ilişkileri güçlendirmeyi amaçlıyor
Hindistanlı stratejist Harsh V. Pant, “Yeni Delhi sahadaki değişikliklerin farkında; Önemli diplomatik ve ekonomik yatırımlarının bulunduğu bir ülkede çıkarlarının bir kenara bırakılmayacağını umuyor. Fakat Hindistan’ın hedefleri yakın vaadeyle sınırlı değil. Hindistan’ın Afganistan’daki siyasi taraflar ile daha fazla iletişim kurması gerekiyor” dedi.
Washington ve Kabil, Rus barış görüşmelerinin Taliban ile ilişkileri güçlendirmeyi amaçladığına inanıyor ve Moskova’yı DEAŞ terör örgütü tehdidine karşı koymak amacıyla Taliban’a destek olmakla itham ediyor. Bu ise çatışmayı çözüme kavuşturmak için isyancıları ikna etmenin aksi istikametinde bulunan bir adım.
Afganistan’ın Rusya Büyükelçisi Abdul Kayum Kuçay yaptığı açıklamada, Rusya’nın DEAŞ ile mücadelede Taliban’ı kullanmak istediğini vurguladı.
ABD’nin Güney ve Orta Asya’dan Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Afgan meselelerinde uzman olan Alice Wells, girişimin başarısız olması endişesiyle, Temmuz sonunda Katar’ın başkenti Doha’da Taliban temsilcileriyle bir araya gelmişti. Toplantı, Trump yönetiminin Afganistan stratejisini yeniden gözden geçirdiğinin bir göstergesiydi. Bu, uzun zamandır, kendisini yasadışı olarak kabul eden Afgan hükümetiyle değil de, ABD ile doğrudan görüşmek konusunda ısrar eden Taliban için büyük bir zafer olarak görülüyordu.
Hindistan’ın eski Kabil Büyükelçisi Dr. Şayda Abdeli, Taliban’la görüşmelerin başlaması için hazırlıklara başladı.
Rusya da aynı şekilde Taliban’ı müzakere masasına getirmeye çalışan Kabil ile paralel hareket ediyor.
Hindistan, Afganistan ve İran diplomasisi
Bu arada Hindistan, Afganistan’da kendi çıkarlarını teminat altına almaya çalışan İran ve ABD gibi, ikili rekabet halinde olan farklı ülkelerin çatışmalara karışmamaya özen gösteriyor.
Hindistan Dışişleri Bakanı’nın ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Savunma Bakanı James Matisse ile yaptığı görüşmede, “Hindistan Afganistan’da Başkan Trump politikasını destekliyor” açıklamasından 1 gün sonra, Hindistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Vijay Jugal ile İranlı ve Afgan mevkidaşları olan Abbas Irakçi ve Hikmet Halil Karzai bir araya geldi. Bu, Hint-İran-Afganistan üçlüsünün Dışişleri Bakan Yardımcısı düzeyinde gerçekleştirdikleri ilk toplantıydı.
Hepsi Hindistan ile ticaretin iki katına çıkmasını ve Çabahar limanının Afganistan üzerinden birkaç kez tam kapasite olarak kullanılması konusunda hemfikirdi.
Öte yandan Alice Wells, ABD’nin Tahran’a yönelik yaptırımlarının Hindistan’ı gerçekleştireceği İran Çabahar Limanı Projesi üzerinde etkileri olacağını dile getirirken, üst düzey bir Dışişleri yetkilisine göre bu durum, Hindistan ve Afganistan birbirine bağlayacak bir bağ görevi görecek.
Kabil’in Hindistan’dan beklentileri
Afganistan, Hindistan’dan önemli bir askeri destek bekliyor ve raporda kaydedildiğine göre acil olarak en az dört ek helikopter gönderilmesini talep ediyor.
2015 yılında Hindistan, Kabil’e 4 helikopter hediye etmişti. Afganistan şimdi Sovyet döneminin silahlanma aşamasından, NATO’ya doğru hareket ediyor. Afganistan şu anda Apache helikopterleri de dahil olmak üzere 200 ABD helikopteri alma sürecinde. 2022’ye kadar bunları elde edecek. Kabil bu tarihe kadar, Hindistan’ın söz konusu boşluğu doldurmasını istiyor. Teknik ve güvenlik ekiplerinin görüşmelerde bulunduğunu kaydeden Bakan Abdeli, “Hint güvenlik ekiplerinin Afganistan’ın ihtiyaçlarını karşıladığı sürece, geleceğin bizim için daha fazla şeyi barındıracağı hususunda iyimserim” dedi. Bununla birlikte Yeni Delhi, savaştan zarar gören ülkedeki altyapıyı geliştirmeye yönelik çalışmalara odaklandı.
Hindistan genel olarak, Pakistan’da şüphe uyandırabilecek güvenli olmayan herhangi bir askeri maceraya karışmaktan çekiniyor fakat, yine de askeri ve güvenlik ekiplerinin eğitimine devam ediyor.
Üst düzey bir Hindistan hükümet yetkilisi, Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile gerçekleştirdiği görüşmenin “savaştan zarar gören bir ülkede Çin-Hindistan işbirliğinin öneminin” farkında olduğunu kaydetti.