Kadının iş piyasasına girişi… Bu sorumluluğu kim üstlenecek?
Bilim, çalışma ve hükümet faaliyetleri gibi alanlarda öncü Arap kadınlarının elde ettiği ilerlemeye rağmen Arap dünyasında kadının çalışma hayatına katılımı beklentilerin ve Arap devletlerinin ekonomilerini hızlandırmak için istenilen seviyenin hala altında yer alıyor. Dünya Bankası’na göre şirketle
Bilim, çalışma ve hükümet faaliyetleri gibi alanlarda öncü Arap kadınlarının elde ettiği ilerlemeye rağmen Arap dünyasında kadının çalışma hayatına katılımı beklentilerin ve Arap devletlerinin ekonomilerini hızlandırmak için istenilen seviyenin hala altında yer alıyor. Dünya Bankası’na göre şirketlerin dünya ortalamasının yüzde 14’üyle kıyaslandığında Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki şirketlerden sadece yüzde 3,5’i kadınlar ait. Diğer yandan küresel açıdan şirketlerin yüzde 19’uyla kıyaslandığında sadece yüzde 5’ini kadınlar yönetiyor. Küresel olarak yüzde 33’le karşılaştırıldığında Ortadoğu bölgesinde çalışanların sadece yüzde 16’sını kadınlar oluşturuyor. Genel olarak dünya çevresinde çalışma alanında kadının durumunun iyileştirilmesine gerek duyulmasına rağmen belki de Arap dünyasında kadının durumu buna daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Diğer taraftan savaşların, toplumlardaki çekişmelerin ve bunların sonuçlarının kadınlar üzerindeki etkileri bir kenara bırakıldığında, birçok Arap ülkesinde özellikle de petrol ihraç etmeyen ülkelerdeki değişken ekonomiler, ekonomik engellerin aşılmasını zorlaştırırken, bazı Arap toplumlarındaki sosyal engeller de kadının hızlı bir şekilde iş piyasasına girmesini engelliyor.
Bu hafta Dubai’de düzenlenen Dünya Hükümetler Zirvesi’nde Dünya Bankası Başkanı Jim Kim, dünya çevresindeki hızlı ekonomik ve teknik değişimlerle birlikte kadın gücünün hızlı bir şekilde artırılmasının gerekliliğine ışık tuttu. Bu, değişken bir dünyada ekonomileri ve toplumları sağlamlaştırmak için temel bir etkendir. Ayrıca Jim Kim, kalkınma alanındaki geleneksel yatırım şeklinin artık uygun olmadığına dikkat çekti. Geçen 2 yüzyılda olduğu gibi tarımdan hafif ve ağır sanayiye kadar ekonomik gelişmeye dayalı geleneksel kalkınma dünya için uygun değildir. Geleneksel yöntemin değişmesi için herhangi bir devletin başarılı olmasında temel bir altyapı olan insana yoğunlaşmak amacıyla kalkınma alanında öncelikle yatırım değişikliği gibi birtakım faktörlerin değişmesi gerekiyor.
Geçtiğimiz Nisan ayında Dünya Bankası’nın başlattığı ve aralarında Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) de olduğu 14 ülkenin şu ana kadar yaklaşık 340 milyon dolar katkıda bulunduğu işkadınlarına finans sağlama girişimi, belki de kadınların gücünü artırmaya yönelik en iyi örnektir. BAE Sosyal Yardımlaşma Devlet Bakanı Rim el-Haşimi’ye göre Arap işkadınlarını finanse etme çalışması, sadece övülecek zarif bir durum değil aksine ekonomilerin hızlandırılması için gerekli bir durumdur. Uluslararası Danışmanlık Şirketi McKinsey’nin raporu, kadının ekonomideki rolünü destekleyerek 2025 yılının gelmesiyle birlikte toplam Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla’nın (GSYH) 12 trilyon dolar artabileceğini belirtiyor. Bu, kadının finans piyasasındaki rolünün önemine delalet eden onlarca araştırmalardan sadece birisi. Dünya Bankası’nın istatistiklerine göre, 2016 yılında bölgedeki yüzde 5’lik ekonomik kalkınma 2017’de yüzde 1,8’e geriledi. Başta kadının rolünü pekiştirerek ekonomiyi hızlandıracak politikaları uygulamak gerekiyor.
Fakat iş piyasasında kadınlar için yeterli alanları açma sorumluluğunu kim üstlenecek? Bu konuda hükümetlere önemli bir rol düşüyor. Şöyle ki iş alanında alacağı krediyi garantileyecek gerekli mevduata ya da yeterli tecrübeye sahip olmayan amatör kadınlar için bankaların sağlamadığı finansı hükümetlerin sağlaması gerekiyor. Ayrıca gelecekte iş piyasasında aktif bir rol oynamak için genç kızlar arasında güven oluşturmada okulların ve eğitim metotlarının önemli bir rolü bulunuyor. Yine mali ve uluslararası kurumlar, şirket ya da özel bir proje kurmak isteyenlere makul şartlar altında finans sağlama sorumluluğunu üstlenmelidir. Fakat ortada göz ardı edilemeyecek temel bir unsur var. Bu unsur, ailenin rolüdür. Her Arap genç kızın ve bayanın ufkunu genişletmesi için toplumsal destekten önce aile desteğini almaya ihtiyacı var. Özel sektörde kadının konumunun nasıl pekiştirileceği ve kadının iş piyasasındaki rolü hakkında tartışmalar cereyan ediyor. Ancak söz konusu bu girişimler erkeğin desteği olmadan gerçekleşemez. Baba, kardeş ya da eşin rolü, meslek hayatını etkiyecek kişisel yaşamının seyriyle alakalı kararlar almasında bayanları doğrudan etkileyecektir.
Kadının gücünün geliştirilmesi için başta eğitim ve sağlık olmak üzere ailenin diğer kalkınma ihtiyaçlarıyla ilgili önemli faktörler bulunuyor. Kendisi ve çocukları sağlıklı olmadığı zaman aile ve toplumun yeterli desteğini alsa bile kadının çalışma alanlarında güçlü bir şekilde katkıda bulunması mümkün değildir. Aynı zamanda bu, dünyada 815 milyon insanın günlük açlıktan sıkıntı çektiği bir vakitte sağlıklı beslenmeyi de kapsıyor. Ayrıca yoksulluk, sağlık, beslenme, eğitim ve kadının gücünün geliştirilmesi arasında sağlam ilişkiler var. Halkların yaşam seviyesini artırmaya çalışmak, genel anlamda ekonomik durumu kesinlikle iyileştirecektir. Ancak bu çalışma, toplumun yarısı olan kadının bu hususa gerçekten ortak olması konusunda stratejik bir karar alınmadığı sürece başarıya ulaşmayacaktır.