Katalonya, tüm engellere rağmen referanduma gidiyor
Katalonya hükümeti, İspanya hükümetinin tüm engellemelerine rağmen, bu pazar düzenlenecek olan tartışmalı referandumu gerçekleştirme konusunda ısrarcı. Merkezi hükümetin ise tek umudu referandum girişiminin gayrimeşru gören İspanyol yargısı. İspanya hükümeti, seçim merkezlerinin bölgesel polisin kon
Katalonya hükümeti, İspanya hükümetinin tüm engellemelerine rağmen, bu pazar düzenlenecek olan tartışmalı referandumu gerçekleştirme konusunda ısrarcı. Merkezi hükümetin ise tek umudu referandum girişiminin gayrimeşru gören İspanyol yargısı. İspanya hükümeti, seçim merkezlerinin bölgesel polisin kontrolü altında olacağını açıklarken, kuzeydoğu İspanya’daki mevcut bölgesel yönetim ise, oylamanın gerçekleşeceğini ve seçim merkezlerini korumaları yönünde halka bildiri dağıttıklarını belirtti.
İspanya yetkili makamları, ayrılıkçı hükümet lideri Carles Puigdemont’u referandumdaki rolü nedeniyle tutuklamakla tehdit etti. Bu anlaşmazlık, ülkeyi 40 yıl önceki demokratik yönetime geçişinden bu yana en büyük siyasi krizlerden biriyle karşı karşıya getirdi.
Katalonya Hükümetinin Dışişleri Bakanı Raul Romeva, İspanya hükümetinin referandumu engellemeye yönelik aldığı güvenlik önlemlerine rağmen, Katalonya halkının pazar günü bağımsızlık referandumuna katılacağını vurguladı. Romeya, Fransız haber ajansına verdiği demeçte, “Büyük kalabalıkların barışçıl biçimde oylamaya katılacağından şüphem yok. Dayattıkları güçle veya tehditle referandumun gerçekleşmesini engelleyemeyeceklerini anlamaları gerekiyor” şeklinde konuştu.
Katalonya’daki Madrid hükümet temsilcisi, savcılığın bölgesel polise cuma gününden itibaren tüm seçim merkezlerini kontrolü altına alması emri verdiğini belirtti. Gazetecilere konuşan İspanya hükümeti temsilcisi Enrique Myo ise, “Bugün burada tam anlamıyla bir referandum gerçekleşmeyeceğinden eminim. Referandumla ilgili tüm lojistik uygulamalar askıya alınmış durumda” dedi.
Savcılık, pazartesi günü polise verdiği emir doğrultusunda, oylamaya katılan herkesin alıkonacağını ve ilgili belgelere de el konacağını açıkladı.
İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, referandum sebebiyle, Estonya’daki AB zirvesine katılmama kararı aldı. Hükümet kaynaklarının Alman haber ajansına yaptığı açıklamaya göre, Rajoy, bakanlarla yapacağı bir toplantı ve randevularının çakışması sebebiyle, Talin’deki AB dijital zirvesine gitmeyecek. Rajoy ve partisi (Muhafazakar Halk Partisi) referanduma şiddetle karşı çıkıyor.
Rajoy, salı günü, Reuters’e yaptığı açıklamada, referandumun kanuna aykırı olduğunu ve Anayasa Mahkemesi’nin, meşruiyetini tespit edeceği zamana kadar referandumun askıya alınmasına karar verildiğini söyledi.
Öte yandan, Madrid hükümeti bölgeye takviye kuvvet gönderdi. Polis ve sivil savunma güçleri, seçim işlerinin yürütülmesinde görev alacak yaklaşık 45 bin denetçiye iletilmesi gereken 10 milyon kadar oy pusulası ve davetiyeye el koydu. Referandumla ilişkili 59 haber ve tanıtım sitesi kapatıldı. Savcılık, seçim merkezlerinin açılmasını önlemeye çalışıyor.
Katalonya Dışişleri Bakanı Raul Romeva, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, çıkarılan her engelde bir çözüm bulduklarını belirterek, “Seçim için gerekli tüm ekipmanın mevcut olduğundan eminiz. Oy pusulalarını istediğimiz kadar tekrar basabiliriz. Seçim merkezlerinin yanı sıra seçim sandığı ve seçmen listelerimiz de mevcut” dedi.
Bask ayrılıkçı örgüt ETA da, çarşamba günü Madrid’in Katalonya’nın bağımsızlığını isteyenlere yönelik tavrını kınadığını açıklamıştı. Bask gazetesi Gara’da yayınlanan bildiride, Fransız ajansının raporuna referansla, İspanya devletinin Katalonya ulusal kimliğini inkar ettiği takdirde, ülkenin halklar için bir hapishane olarak görüleceğine yer verildi. Son zamanlarda silahlarını teslim edip barışçıl mücadele kararı alan ETA, Bask ve Navarre bölgelerinin bağımsızlığı için giriştiği askeri operasyonlarda, 829 kişinin ölümüyle ilişkilendiriliyor. Örgüt, referandum sebebiyle başlayan krizin İspanya’nın yapısal sorununun ispatı olduğunu belirtti. ETA tarafından yapılan açıklamada, ayrıca, anayasanın kabul edildiği 1978 tarihinden sonra rejiminin gerçek yüzünü 40 yıl sonra gösterdiğinin altı çizildi. Bask bölgesi lideri Inio Urcolo, İskoçya ve Quebec modeline işaret ederek, İspanya hükümetini Bask ve Katalan halklarını tanımaya ve kendi kaderlerini tayin için referandum yapmalarına izin vermeye davet etti.
Kamuoyu araştırmalarına göre, Katalanların yüzde 70’inden fazlası referandumun yasal olmasını isterken, buna karşılık toplumda hala bağımsızlıkla ilgili büyük bir bölünme söz konusu.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump, salı günü, Beyaz Saray’da İspanya Başbakanı Mariano Rajoy ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, İspanya’nın bütünlüğünden yana olduğunu ifade eti.
Trump, Rajoy ile yaptığı ortak basın toplantısında referandum hakkındaki görüşüyle ilgili soruya, “İspanya büyük bir ülke, bir ve bütün olarak kalması gerektiğine inanıyorum. Katalan halkı uzun zamandır bu meseleden bahsediyor. Doğru sayı ve istatistikleri elde ederseniz, onların ülkelerini sevdiklerini göreceksiniz. İspanya’yı seviyorlar ve ülkelerini terk etmeyecekler. Gerçekten inanıyorum ki, Katalan halkı İspanya’da kalmayı tercih edecek. Böyle bir yanlışa girmeyeceklerini düşünüyorum. Bu, köklü tarihi olan, büyük ve harika bir ülkede kalmakla alakalı bir mesele” dedi.
Ortak basın açıklamasında söz alan İspanya Başkanı Rajoy da, Katalonya hükümetine, “Mantıklı olana dönün” şeklinde çağrıda bulundu.
Katalonya hükümetinin isteği üzerine yapılan ve temmuz ayında yayımlanan kamuoyu araştırmasına göre, bölge halkının yüzde 41,1’i bağımsızlığı desteklerken yüzde 49,4’ü bağımsızlık karşıtı görüş bildiriyor. Ancak, halkın yüzde 70’inden fazlası, meselenin referandumda çözüme kavuşmasından yana.