Katar’ın kaplumbağa politikası
Tehlikeyi sezen bir kaplumbağa sadece gözlerini kapamakla yetinir, Katar diplomasisi de komşularıyla yaşadığı krize aynen bu şekilde yaklaşıyor. Ambargonun üstünden 39 gün geçti, ajandasında bekleyen ve yapması gereken 100 adım içerisinde sadece 1 adım attı. ABD ile teröre finansmanla mücadele konus
Tehlikeyi sezen bir kaplumbağa sadece gözlerini kapamakla yetinir, Katar diplomasisi de komşularıyla yaşadığı krize aynen bu şekilde yaklaşıyor. Ambargonun üstünden 39 gün geçti, ajandasında bekleyen ve yapması gereken 100 adım içerisinde sadece 1 adım attı. ABD ile teröre finansmanla mücadele konusunda mutabakata vararak sözleşme imzaladı. Atmadan önce uzun uzun oyalandığı bir adımdı ki; bu esnada karşı kıyıya varmak için, daha çok yolu olduğunu kabul etti.
Riyad anlaşmasının belgelerinin gün yüzüne çıkardığı Katar diplomasisi, müttefiki ABD vasıtasıyla dünyaya terörle mücadelede ilerlediğini bildirdi. Belki de bu sadece söylemden ibaret, ancak Katar’ın önünde krizi çözmek için, daha ne kadar zamana ihtiyacı var? Açıkçası eğer Katar bu tutumla gidip, bu zekayla kaplumbağa politikasını
gütmeye devam ederse, daha çok sürprizle karşılaşacaktır ki; tünelin sonunda hiç ışık belirtisi yok.
Pekala, Doha bu krizi uzatmak istiyorsa, buyursun uzatsın. Bu ambargodan en çok zararı Katar görüyor. Kara sınırlarını da Katar kapattı; ekonomik, politik, güvenlik ve sosyal anlamda problem yaşayan yine Katar, sürekli yüksek sesle şikâyet eden de Katar, yani sonuç olarak diğer 4 ülkeyi etkileyen hiçbir durum yok. Zaten Katar’ın bu tutumunu düzeltmek için bolca zamanları ve sabırları da var.
Doha’ya karşı alınan bu tavır, dün beyanda yer aldığı gibi, ”Katar yönetiminin sürekli değişik bir şekilde devam eden teröre finansman sağlaması, ona kucak açması ve diğer ülkelerin içişlerine müdahale ederek nefret ve nifak söylemleri ekmeye çalışmasından dolayıdır. Katar’ın bu faaliyetleri tamamen bitirmesi, aynı zamanda adil ve meşru talepleri yerine getirmesi gerekir.”
Eğer Katar bu faaliyetleri durdurmaz, ve kendinden istenen talepleri tüm detaylarıyla yerine getirmezse, aylar hatta yıllar süren ambargoya boyun eğmek zorunda kalacak. Birçok ülkenin akılcı ve kabul politikalarını seçeceğine, inat ve kibir politikalarını seçti. Şöyle bir bakınca Katar’ın da aynı yolda gittiğini görebiliyoruz.
Ancak Katar’ın yaptığı gibi batının özellikle de ABD ve İngiltere’nin baskısından medet ummak, Katar’ın yanlış politikası sayılmaz, zira bu devletler dost ve müttefik olarak krizi bitirmek için görevini yapıyor. Bu diplomasinin de bir sınırı var. Her ne kadar dışişleri bakanları görevlerini yapıyor olsalar da ülkelerinin baskı yapmalarını bekleyemeyiz, sebebi de çok basit; 4 ülke de hiçbir uluslararası kanuna karşı gelmediler veya başka ülkenin egemenliğini hiç sayacak bir icraatta bulunmadılar. Tek yaptıkları kendilerini etkileyecek başka bir ülkenin menfaatlerini durdurmak, dolayısıyla dünyada hiçbir ülke ne kadar güçlü olursa olsun, bu ülkeleri aldıkları tavırdan geri döndüremez, batı ülkeleri dahil. Tüm diplomatik güçlerini kullansalar bile çözümün sadece Körfez’in elinde olduğunu biliyorlar, ya da Beyaz Saray’ın yaptığı açıklama gibi ” ailevi sorun.”
Aynen öyle İngiltere Dışişleri Bakanı da ziyaretinden beklentilerini en aza indirgediğini, Kuveyt’te yaptığı açıklamada hemen çözüme ulaşmanın mümkün olmadığını ve krizin uzun süreceğini dile getirmişti. ABD Dışişleri Bakanı ise Körfez ülkeleri ziyaretinin ilk akşamında, ”bir sonuca varmak için daha erken ve etkin bir çözüm bulmaya henüz aylar var” dedi.
ABD’li bakanın çabaları 4 ülke tarafından takdir görüyor diyebiliriz. Dün Cidde’de yapılan toplantıda olduğu gibi, bu da Washington’un Kahire toplantısında belirlenen 6 ilkeye bağlı olarak çözüm bulabilme gücüne dayanıyor. Zira Katar’ın uyması gereken altı kalın çizgilerle çizilmiş talepleri temsil ediyor, devamı da gelecek.
Tabiri caizse, Katar’ın imza atarak bir şeyleri kamufle etme adımı, daha önceki terörle mücadele ediyoruz kandırmacasını ortaya çıkardı. Yoksa neden yıllardan beri önünde duran bu sözleşmeye dörtlü ambargo uygulanana kadar imza atmadıki? O zaman sözleşme aynıydı, sadece mutabakat değildi. Başka ülkeler çok daha önceden imza atmıştı, ta ki bu 4 ülkenin baskısı şimdi meyvesini verene kadar. Fakat şimdi Katar bunun reklamını yaparak Washington’dan kat be kat fazla bedel elde etmeye çalışıyor. Öyle ya da öyle Katar gezecek dolanacak, Amerika’dan yardım dilenecek, sonra krizi çözmek için çaresiz Riyad’a dönecek.