Kennedy suikastı belgelerinde dikkat çeken 10 bilgi
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde 1963 yılında Başkan John F. Kennedy’ye düzenlenen suikast ile ilgili 2 bin 800 gizli belgenin erişimine izin vermişti. Ancak en gizli bilgilerin bulunduğu 300 belgenin yayınlanması 6 ay ertelendi. İşte erişime açılan belgelerde yer alan 10 bilgi; 1
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde 1963 yılında Başkan John F. Kennedy’ye düzenlenen suikast ile ilgili 2 bin 800 gizli belgenin erişimine izin vermişti. Ancak en gizli bilgilerin bulunduğu 300 belgenin yayınlanması 6 ay ertelendi.
İşte erişime açılan belgelerde yer alan 10 bilgi;
1- İngiltere merkezli ‘Cambridge’ gazetesi ile ilgili ortaya çıkan bir belgede, Kennedy suikastından 25 dakika önce, gazetede çalışan İngiltere’nin önde gelen gazetecilerinden birini arayan kimliği belirsiz kişi, sadece büyük bir haber için Londra’daki ABD Büyükelçiliğini araması gerektiğini söyleyip telefonu kapattı. Başkanın öldürüldüğü haberi duyulunca, gazeteci İngiliz polisine böyle bir ihbar yapıldığını bildirdi.
2- Diğer bir belgede, Kennedy suikastının baş şüphelisi Lee Harvey Oswald’ı öldüren Jack Ruby’nin 17 Mayıs-7 Haziran 1962 tarihleri arasında eşiyle birlikte İsrail’i ziyaret ettiği ortaya çıktı. Belge, Tel Aviv ile suikast arasındaki şüpheleri güçlendirdi. Başkan Kennedy’nin Filistin davası ile ilgili dönemin Mısır lideri Cemal Abdünnasır ile karşılıklı yazışmaları ve Kennedy ile Abdünnasır’ın Filistin meselesine dair bir çözüme ulaştığının ortaya çıkmasının ardından, Tel Aviv ile suikast arasında şüpheler doğmuştu.
3- Ortaya çıkan bir başka belgede, Lee Harvey Oswald’ın suikasttan iki ay önce SSCB gizli servisi KGB’nin suikast timi üyesiyle temas kurduğu anlaşıldı. Telefon dinlemesine ilişkin belgede, Lee Harvey Oswald, suikasttan altı gün önce Mexico City’deki SSCB Büyükelçiliği’nde, konsolos ile görüştü.
4- Diğer bazı belgeler ise, Harvey Oswald’ın bir grup sağcı militandan mühimmat aldığını gösteriyor.
5- KGB’li bir Sovyet ajanının ABD’li makamlara ulaştırdığı bir başka belgede, Başkan John F Kennedy’nin öldürülmesinden yalnızca iki saat sonra yemin ederek görevi devralan Başkan Yardımcısı Lyndon Baines Johnson’ın suikast ile bağlantısının olduğunu kanıtlar nitelikte.
6- Diğer bir belgede ise, dönemin SSCB Lideri Nikita Kruşçev, ünlü gazeteci Drew Pearson’la Kahire’de 24 Mayıs 1964’te yaptığı görüşmede, Kennedy’nin bir komplo olmadan öldürüldüğü fikrini “aptalca” olduğunu, ABD güvenlik servislerine inanmadığını söylediği ortaya çıktı. Başkan Kruşçev’in bir takım şüpheleri olduğu, Oswald ve Ruby’nin “deli” ve “kendi başlarına hareket ettiklerini” söylendiğinde, buna inanmadığını açıkça söylediği belirtildi.
7- Beyaz Saray’dan edinilen bir belgede ise, FBI’ın o zamanki başkanı J. Edgar Hoover, Kennedy suikastından iki gün sonra Oswald’ın öldürülmesinin, Amerikalılar arasında şüphe uyandırması endişesini dile getirdiği ortaya çıktı. FBI Başkanı Hoover’ın imzasını taşıyan bir yazışma, Oswald’ın cinayetin faili olduğunun net şekilde açıklanmasını istiyor, aksi halde ABD’nin bilhassa Moskova ile ilişkilerini gerecek komplo teorilerinin alıp yürüyeceğinden endişe ettiğini gizlemiyor. Hoover, Oswald’ın Mexico City ve Wahington’daki SSCB diplomatik temsilcileriyle tespit edilen önceki temaslarının bu suikastla ilgili olmadığı inancını dolaylı olarak ifade ediyor.
8- FBI Başkanı Hoover’ın Oswald’ın öldürülmesi ile ilgili ortaya çıkan yazışmalarında, “Hemen (Dallas) emniyet müdürüne haber verdik ve o da bize Oswald’ın gereğince korunacağı konusunda güvence verdi. Bu sabah, emniyet müdürünü tekrar arayarak Oswald’a karşı bir girişim olasılığı konusunda yine uyarıda bulunduk. O da bize yine yeterli koruma sağlanacağı konusunda güvence verdi. Ama bu yapılmadı” dedi. Yapılan uyarıya rağmen hiçbir şey yapılmadığını söyleyen Hoover, halkın Jack Ruby hakkında bilgilendirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Ruby hakkında teyit edilmiş bilgi yok, ancak Şikago’daki gizli faaliyetleri hakkında bazı söylentiler var” diyor.
9- 1975 yılında ortaya çıkan ve Kennedy’nin başkanlığı döneminde Merkezi İstihbarat Müdür Yardımcısı olan ve ardından FBI ve CIA faaliyetlerini denetleyen Rockefeller Komisyonu’nun başına geçen Richard Helms’in görüşmelerini içeren belgede, Helms’in suikasta karışan yabancılar ve bu suikasta CIA veya benzeri bir kurumun karışıp karışmadığı konusunu merak ettiği ortaya çıktı. Belgede, Kennedy ve müttefiki Lyndon Johnson’a karşı potansiyel tehdit teşkil eden insanlardan bahsediliyor.
10- Suikastta CIA’nin parmağı olduğuna dair şüpheler her zaman vardı. 1975’te yazılmış bir belgeye göre, suikasttan birkaç gün sonra Oswald’ın CIA ile birlikte çalıştıklarına dair çıkan söylentiler yer alıyor. 27 Kasım 1963’e kadar kurumda bir iç soruşturma yürütülmesi gerektiği düşünülüyordu. O dönem anti-casusluk bölümünün başında görevli bulunan Paul Hartman, gizli operasyon birimleri ve departmanlara kayıtların kontrol edilmesi talimatını veriyor. Bir hafta sonra ise yöneticilere verilen rapora göre herhangi bir bilgiye ulaşılmadığı belirtiliyor.