Kerkük’ten İran’a petrol kaçakçılığı iddiası
Kerkük’ten İran’a yeniden işlenmesi ve gelirlerin nereye gittiğine dair belirsizlik içeren petrol sevkiyatı hakkındaki açıklamalar yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Kerküklü iki resmi kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, 16 Ekim 2017’de Kerkük yasasının yürürlüğe girmesinden ö
Kerkük’ten İran’a yeniden işlenmesi ve gelirlerin nereye gittiğine dair belirsizlik içeren petrol sevkiyatı hakkındaki açıklamalar yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
Kerküklü iki resmi kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, 16 Ekim 2017’de Kerkük yasasının yürürlüğe girmesinden öncede kaçakçılık operasyonlarının yapıldığını ancak o tarihten bu yana yalnızca yüzde 1’lik bir ilerleme gerçekleştiğini ifade etti.
Kerkük’ten İran’a petrol kaçakçılığı ile ilgili yapılan haberlere göre Irak ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) arasında bu konuda gizli işbirliği bulunuyor. Çıkan haberlerde, Kerkük’teki petrol sahalarından yüklenen 36 bin litre kapasiteli tankerlerin Kerkük ile Süleymaniye arasındaki yoldan özellikle geceleri geçiş yapması için de anlaşma yapıldığı işaret ediliyor. Bölgedeki sevkiyata ilişkin Kerkük’ten yola çıkan bu tankerler önce Süleymaniye’ye oradan de İran’a gittiği belirtildi.
Petrol kaçakçılarının geçtiği yollardaki Peşmerge güçlerinin kontrol noktalarının, Kerkük’teki federal güçlerin kontrol noktalarından sadece birkaç metre uzaklıkta olduğuna işaret edilen haberlerde, buna rağmen ne asker ne de herhangi bir güvenlik biriminin tankerlerin geçişini engellemediği kaydedildi.
Irak Türkmen Cephesi başkan yardımcısı ve Kerkük Milletvekili Hasan Turan konuyla ilgili olarak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, sevkiyatın Irak Petrol Bakanlığı ile İran Petrol Bakanlığı arasında Viyana’da imzalanan anlaşma ile resmi bir yönü olduğunu ve bu anlaşma çerçevesinde Irak’ın, yeniden işlenmek ve IKBY’ye göndermek üzere İran’a petrol ihraç ettiğini söyledi.
İhracatın bu anlaşma kapsamında yapıldığını vurgulayan Turan, bu ihracatın yasa dışı aktörlerin yararına bir kaçakçılık operasyonu olarak kabul edilmesini gerektirecek herhangi bir gerekçe veya bahanenin bulunmadığını ifade etti. Turan, “Özellikle Kerkük’teki petrol kaçakçılığı konusunda bu gibi söylemler zaman zaman ortaya çıkıyor. Fakat bu konuda herhangi bir kanıtımız yok” şeklinde konuştu.
Öte yandan Kerkük’teki bahsi geçen kaynaklardan biri, iki ülke arasında yapılan anlaşmanın bir parçası olarak günlük 35 ila 40 bin varil civarında Kerkük’ten İran’a tankerlerle petrol ihraç edildiğini vurguladı. Kaçakçılığa dair haberlerin, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) başta olmak üzere Kürt taraflar arasındaki siyasi ve partizan mücadelenin bir parçası olmaktan başka bir şey olmadığına işaret eden kaynak, bu haberlerin Irak Ulusal Birlik İttifakı muhalifleri tarafından ortaya atıldığını söyledi.
Resmi kaynak, Kerkük’te petrol kaçakçılığına yönelik çıkarılan yasanın uzun zamandır yürürlükte olduğunu ancak terörle mücadele operasyonları ve ABD’nin varlığı nedeniyle şuana kadar yalnızca yüzde 1’lik bir ilerleme kaydedildiğini ifade etti.
Kerkük’teki K1 Askeri Üssü’nde koruma ve eğitimden sorumlu 600 ila 800 ABD subayı, askeri ve eğitmeni bulunuyor. Bununla birlikte Kerkük’te şuan herhangi bir terörist oluşum bulunmuyor.