Kırık telefonlar Arakanlı mülteciler için adalet sağlayabilir
Bir grup Arakanlı mülteci, Myanmar ordusu tarafından maruz kaldıkları zulümleri ispatlamak için kırık telefonları tamir ederek görsel kanıtları muhafaza etmeye çalışıyor. Ağustos 2017’den bu yana yaklaşık 700 bin Arakanlı Müslüman, maruz kaldıkları şiddet nedeniyle Myanmar’ın Arakan Eyaleti’nden kaç
Bir grup Arakanlı mülteci, Myanmar ordusu tarafından maruz kaldıkları zulümleri ispatlamak için kırık telefonları tamir ederek görsel kanıtları muhafaza etmeye çalışıyor.
Ağustos 2017’den bu yana yaklaşık 700 bin Arakanlı Müslüman, maruz kaldıkları şiddet nedeniyle Myanmar’ın Arakan Eyaleti’nden kaçmak zorunda kaldı. Gördükleri şiddet ve zulme karşı uluslararası kamuoyundan yardım bekleyen mülteciler, kırık telefonları ile gördükleri işkenceleri tüm dünyaya servis etmeye çalışıyor.
Arakanlı mültecilerin bulunduğu kamplarda kalan ve basit araçlarla telefonları tamir eden sığınmacılardan biri olan Enver, sabit bir gelir elde etmediğini söyleyerek durumu olmayanlardan para almadığını ifade etti.
İletişimden çok anıları için kullanıyorlar
Mülteciler, cep telefonlarını kamptaki aileleri ve arkadaşlarıyla iletişim kurmak için kullanmaktan daha çok evlerinin ve köylerinin videoları gibi Myanmar’daki hayatlarından geriye kalan şeyleri saklamak için kullanıyorlar.
Telefonlar özellikle de, kitlesel zulümleri yapanların tutuklamasına yönelik çabalarda kanıt olarak kullanılabilecek fotoğraflar içeriyor. Çünkü pek çok Arakanlı mülteci, telefonlarını iletişim aracı olarak değil kendilerine zulmedenlerin işledikleri suçları belgelemek için kullanmıştı.
Önemli deliller mevcut
Enver “Çoğu insan, yaralı kişilerin fotoğrafını çekmişti, yine birçok kişide aile üyelerinin saldırıya uğradıklarını gösteren fotoğraflar ve videolar var” ifadelerini kullandı.
Telefonlardaki fotoğraflardan ve videolardan elde edilen verilerin saklanması, suçlardan sorumlu olanların adli kovuşturmaya tabi tutulması için gerekli sayılıyor. Sosyal medya ve görsel kanıtlar, soykırım mağdurları ve insanlığa karşı işlenen suçlara maruz kalanlar için adaletin sağlanmasında önemli bir rol oynayabilir.
En büyük örneği Libya’dan
Konuyla ilgili bir durumda, Uluslararası Ceza Mahkemesi, Bingazi’de onlarca insanı öldürmekle suçlanan Libyalı subay Mahmud el-Verfeli hakkında geçtiğimiz yıl tutuklama kararı çıkarmıştı. Söz konusu karar, büyük ölçüde, sosyal medyada yayınlanan görsel kanıtlara dayanmıştı.
BM’den önemli açıklama
BM’ye bağlı müfettişler çeşitli incelemelerin ardından yaptıkları açıklamada, “Myanmar ordusu, kitlesel soykırım niyeti ile Rohingya Müslümanlarına karşı toplu katliamlar ve tecavüzler gerçekleştirdi. Ordunun en üst düzey komutanı ve beş general, yasaya göre en korkun suçları planlama suçundan yargılanmalıdır. Ang San Su Çi’nin liderliğindeki sivil hükümet, nefret söyleminin yayılmasına ve belgelerin yok olmasına izin verdi. Ayrıca, azınlıkları insanlık suçlarından ve Arakan, Kachin ve Shan eyaletlerindeki ordu tarafından işlenen savaş suçlarından korumada başarısız oldu” ifadelerini kullandılar.