Koalisyon, Husiler ile ilişkili kişilerin BM yaptırım listesine eklenmesini talep etti
Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu, BM’den 2140 sayılı yaptırım kararı kapsamınca, başta Devrimi Konseyi Başkanı Muhammed Ali el-Husi olmak üzere Husiler ile ilişkili kişilerin yaptırım listesine eklenmesini istedi. Koalisyon, İran rejiminin Husi milisler de dahil olmak
Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu, BM’den 2140 sayılı yaptırım kararı kapsamınca, başta Devrimi Konseyi Başkanı Muhammed Ali el-Husi olmak üzere Husiler ile ilişkili kişilerin yaptırım listesine eklenmesini istedi.
Koalisyon, İran rejiminin Husi milisler de dahil olmak üzere terör örgütlerini destekleme konusunda önemli deliller sunan Yemen’deki Yaptırım Komitesine bağlı uzmanlar grubu raporunun sonuçlarını memnuniyetle karşıladı.
Koalisyon Güçleri Sözcüsü Kurmay Albay Turki el-Maliki, şunları söyledi:
“İran rejiminin terör örgütlerini destekleme konusundaki katılımına dair açıklanan kanıtları memnuniyetle karşılıyoruz. 2140 sayılı yaptırım kararınca, başta Muhammed Ali el-Husi olmak üzere raporda yer alan kişilerin bir kısmının yaptırım listesine eklenmesini, Husi milislerin zarar verdiği tarihi eserlerin korunmasını talep ediyoruz.”
Maliki ayrıca yeni BM Yemen Temsilcisi Martin Griffiths’in görevine atanmasını memnuniyetle karşıladı ve geçici başkent Aden’de kendisine bir ofis açıldığını ve meşru hükümette Dışişleri Bakanlığı ile iletişim kurulmasını gerektiren diplomatik ilişkilere dair Viyana Sözleşmesi uyarınca tüm uluslararası kuruluşları Aden’de ofis açmaya çağırdı.
İnsani yönden yapılan yardımları açıklayan Albay el-Maliki, 22 hava, deniz ve kara limanının Yemen’de açık olduğunu ve 24 saat boyunca çeşitli insani yardımların aktarıldığını doğruladı. Albay, “Yemen’deki kapsamlı insani yardım operasyonlarının sonuçları, yaklaşık 960 bin Yemen vatandaşının bu yardımlardan yararlandığını gösterdi. 168 binden fazla gıda, barınma ve sağlık yardımıyla beraber önümüzdeki günlerde bir milyon kişinin bu yardımlardan yararlanmasını bekliyoruz ve toplamda 3 milyon dolarlık 6 sözleşme imzaladık” diye konuştu.
Arap Koalisyonu Sözcüsü, hava, kara ve deniz izin belgelerinin toplamının yaklaşık 19 bine ulaştığını belirtirken, ayrıca şunları ekledi: “Husi milisler, Yemenli ailelerin çocuklarını silahlandırmaya, çocuklarını silahlandırmayı reddeden ailelere rüşvet vermeye ve çocukları kaçırma işlemlerine devam ediyor.”
Albay Maliki, terörle mücadele konusundaki kararlılığı çerçevesinde Yemen güçlerinin, Arap Koalisyon güçlerinin desteğiyle Keskin Kılıç ve Faysal operasyonlarını gerçekleştirdiğini açıkladı.
Albay, “Faysal operasyonuyla beraber El-Kaide militanlarının Hadramevt ilinin yönetim merkezi Mukella’nın batısındaki El-Museyni Vadisi’nde konuşlandığı mevziye baskın düzenlenerek buranın El-Kaide militanlarından temizlendiğini; Keskin Kılıç operasyonu sonrasındaysa Şebva ilinde ki Said bölgesinin kurtarıldığını” belirtti ve operasyonların devam etmesi nedeniyle daha fazla açıklama yapmasının mümkün olmadığını söyledi.
Operasyonlar kapsamında açıklamalarda bulunan Albay, Yemen Ulusal ordusu’nun El-Cevf bölgesinde düzenlediği saldırı operasyonları sonrasında daha fazla araziyi kurtardığını ve 30’dan fazla Husi üyesini öldürdüğünü söyledi.
Maliki, Yemen ulusal ordusunda hayali rakamların bulunmasıyla ilgili bir soruyu yanıtlarken, Yemen ordusunun kahramanlarının, koalisyonun desteğiyle milislerin elinde bulunan bölgeleri kurtarmak için operasyonları sürdürdüklerine işaret etti ve bu bilgiyi reddetti.
Maliki ayrıca, Yemen’deki olayların üstünü örtmek isteyen yabancı medyayı, Yemen Cumhuriyeti’nin yurtdışındaki en yakın büyükelçiliğine vize almak üzere başvurmak için çağırdı.
“Yemen hükümetinin, Yemen medyasının giriş talimatlarına göre, resmi vize başvurusu Yemen Cumhuriyeti’nin yurtdışındaki büyükelçilikleri aracılığıyla yapılmalı ve BM uçaklarının yerine, geçici başkent Aden’in hava terminalinin kullanılması gerektiğini” söyledi. Albay Maliki, Yemen hükümeti terör örgütlerine herhangi bir fidye ödemeyi taahhüt etmediğinden, milislerin elinde olan bölgelere girişin medyanın kendi sorumluluğu olduğunu da ekledi.