Körfez krizine doğrudan Amerikan katılımı

Ankara: Said Abdel Razek ABD yönetimi yaklaşık bir ay önce baş gösteren Katar krizine doğrudan katılım sağladı. Katar, Körez ve Arap ülkeleri tarafından teröre finansman sağlamak ve bölge istikrarını bozacak bir politika yürütmekle itham edildi. Almanya ve İngiltere dışişleri bakanlarının art arda y

Ankara: Said Abdel Razek

ABD yönetimi yaklaşık bir ay önce baş gösteren Katar krizine doğrudan katılım sağladı. Katar, Körez ve Arap ülkeleri tarafından teröre finansman sağlamak ve bölge istikrarını bozacak bir politika yürütmekle itham edildi.

Almanya ve İngiltere dışişleri bakanlarının art arda yaptıkları aracılık ziyaretlerinin hemen sonrasında, Amerika Dışişleri Bakanı Rex Tillerson da krize çözüm bulmak için Kuveyt’ten başlayarak körfez görüşmeleri gezisi düzenledi. Ancak bakanın müsteşarları aşırı iyimserliğe karşı uyararak, krizin gittiği yönden endişe ettiklerini, özellikle Katar’ın teröre karşı duran ülkelerin isteklerini reddeden inatçı tavrı ve sorumluluklarından kaçmasını buna sebep gösterdi.

Körfez ülkeleri ziyaretinin ilk akşamında, ‘kısa vadede krize çözüm bulmanın zor’ olduğunu dile getiren Tillerson’un sözcüsü, “gerçek çözüme kavuşmak aylar sürebilir, bu da bizim motivasyonumuzu kırıyor’’ dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı ise yaptığı açıklamada, Exxonmobile şirketinin CEO’su olarak görev yaparken körfez ülkeleriyle çok iyi ilişkiler geliştiren Tillerson’ın, Kuveyt, Katar ve Arabistan’da görüşmelere imza atacağını kaydetti. Tillerson’ın müsteşarı R.C Hammond ise, Tillerson’ın yaptırımların sona ermesi için Arabistan, BAE ve Mısır tarafından belirlenen 13 maddelik şartnameye uymayı reddeden Katar’ın sebep olduğu bu kördüğümü çözme için, çabalar sarfedeceğini dile getirdi. Hammond, “Suudi Arabistan ve Katar ziyaretleri sadece ihtimaller üzerine dayalı olacaktır’’dedi.

Bölge yöneticileri Kuveyt arabuluculuğuna ek olarak; Fransa, Almanya, İngiltere ve diğer ülkelerin çabalarına rağmen, bu diplomatik krize yakın gelecekte çözüm konusunda umuzsuzlar. Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Anwar Karakash, bu konuyla ilgili paylaştığı tweetinde, “Doha, aklı selim, olgunluk ve realist bir duruş sergilemediği sürece hiçbir diplomatik güç veya aracı başarıya ulaşamaz. İnkâr ve hakimiyet sözlerinin arkasına saklanmak sadece kriz süresini uzatacaktır, kısaltmayacaktır” dedi.

İngiliz Ulusal Güvenlik Müsteşarı Marc Sidwell, ABD Dışişleri Bakanı ve onun Kuveytli mevkidaşı Şeyh Sabah Al-Khaled Al-Hamad Al-Sabah ile gerçekleşen buluşmaya katıldı. Kuveyt emiri Şeyh Sabah Al-Khaled Al-Hamad Al-Sabah, Tillerson’ın Kuveyt’e ziyaretini gerçekleştirmeden önce Sidwell ile bir araya gelmişti.

Körfezli analistler ise, Tillerson’ın ziyaretinin tarafları çözüme yakınlaştırmasını umuyor. İki merkez ülkesine düzenlenecek olan ziyaretler, Trump yönetiminin krize bu denli doğrudan karışmasının Körfez ülkeleriyle ilişkilerinin güçlü olmasından kaynaklandığını düşünmekte. Zira Obama döneminde ABD yönetimi bu bölgeye biraz ilgisizdi.

ABD ve diğer büyük ülkelerin Körfez bölgesinde, devasa ekonomik çıkarları sözkonusu çünkü, dünya petrol rezervlerinin üçte biri bu bölgede yer almakta.

Kuveyt Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan Abdullah Shayji, bu ziyaretlerin ‘Washington’ın kriz hakkındaki çelişkili ifadelerinden sonra gerçekleşiyor’ olmasına dikkat çekerek, “DEAŞ ile savaşı ve bölgesel istikrarı da etkileyen bir  durumu kurtarmak adına yapılan son barış girişimleridir” dedi.

Siyasi girişimler çerçevesinde Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından telefonla aranan Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed de, bölgedeki son gelişmeleri ve her iki ülkenin terörle mücadelesini görüştü. BAE Haber Ajansı’na göre, telefon görüşmesinde, bölge istikrarı ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik bölgesel ve uluslararası strateji ve dayanışmanın görüşüldüğü ve iki ülkeyi de ilgilendiren konularda fikir alışverişinin yapıldığı kaydedildi.

Muskat’ta ise Umman Sultanı Kabus, Katar Emiri Şeyh Tamim Bin Hamad’dan ikili ilişkilerini değerlendiren ve iki ülkeyi ilgilendiren bir yazılı mesaj aldı. Umman Haber Ajansı’nın haberine göre, yazılı mesajı, Sultan Asaad bin Tarık’ın özel temsilcisi kısa bir ziyaret için Muskat’a gelen Katarlı Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdul Rahman’dan teslim aldı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da taraflar arasındaki diyaloğu canlandırmak amacıyla Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar’ı kapsayan bir körfez gezisi yapacağını açıkladı. Kuveyt’in arabuluculuk çabalarına verdiği desteği yineledi.

Erdoğan, Hamburg G20 zirvesi esnasında gazetecilere yaptığı ve daha sonra Türk basınında yer alan açıklamada, “15 Temmuz darbe girişiminin 1. yıldönümünden sonra özellikle Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan kapsayan diplomatik bir gezi gerçekleştirmeyi planlıyoruz’’ dedi.

ABD’li meslektaşı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hamburg’da krizi görüşme fırsatı elde ettiğini kaydeden Erdoğan, G20 zirvesinin oturumu dışında biraraya geldiği tüm liderlere de bu krize, diyalog yoluyla bir çözüm bulmaya ihtiyaç olduğuna dikkat çektiğini dile getirdi.