Kremlin seçim öncesinde sıkıntılarla boğuşuyor!
18 Mart’ta yapılması planlanan Rusya başkanlık seçimlerinin yaklaşmasıyla birlikte, Kremlin’deki gelişmeler kötüye gitmeye başladı. Bu durumun, seçimlerin gidişatını ve öngörülen sonuçları tehdit etmediği belirtilse de sorunlar ortaya çıkmaya devam ediyor. Nitekim bu gidişat da Rusya Devlet Başkanı
18 Mart’ta yapılması planlanan Rusya başkanlık seçimlerinin yaklaşmasıyla birlikte, Kremlin’deki gelişmeler kötüye gitmeye başladı. Bu durumun, seçimlerin gidişatını ve öngörülen sonuçları tehdit etmediği belirtilse de sorunlar ortaya çıkmaya devam ediyor. Nitekim bu gidişat da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için pek iç açıcı durmuyor. 2000 yılında Kremlin’e ilk gez gelmesinden bu yana iki kez Devlet Başkanlığı görevi yürüten Putin, bu dönemlerde birçok başarılar elde etti. Öyle ki Putin’in, stratejik öneme sahip Kırım kararı da ismini Çariçe II. Katerina’nın yanında, ülkenin tarih sayfalarına kaydetti. Nitekim komşusunun düşman eksenine katılmasından sonra NATO’nun ülke sınırlarına ilerlemesini engellemek amacıyla Ukrayna’da dünyaya meydan okudu. Bu bağlamda Suriye kapılarından Akdeniz’e girerek bölgedeki ve dünyadaki denklemi değiştirdi. Ve filolarını sıcak sulara indirerek, Ruslara eski rüyalarını hatırlattı.
Kremlin, ülke dışındaki büyük başarılarının ülkenin iç kaygılarını da kapsayacağını umuyordu. Zira medya propagandası da Rusların kararlılıklarını bilemek için tüm yetenekleriyle hareketi geçti. Nitekim Rusya, süper güçler arasındaki statüsüne tekrar ulaştı. Ve nihayetinde bölgesel veya uluslararası krizlere çözüm arayışında ana bir oyuncu haline gelerek, istenilen sonuçlara ulaştı. Rusya Devlet Başkanının destek oranı yıllar boyunca hiçbir aşamada yüzde 62’nin altına düşmedi. Ve böylece Batı liderlerini kıskandıran bir Kremlin efendisi haline geldi.
Ancak siyasetin sıkıntıları sona ermedi. Yoksulluk oranının artmasının yanı sıra, Batı yaptırımları ve kemer sıkma politikaları hayati yaşam koşullarını zayıflattı. Öyle ki Rusya, 20 yıl boyunca sanayi alt yapısını kalkındırma konusunda başarılı olamazken, ülkenin ekonomik problemleri de artmaya devam etti. Bu şartlar altında Kremlin, Merkez Seçim Komisyonu tarafından seçimlerden men edilen Aleksey Navalnıy’ın sert muhalefetinden de yoksun kalmadı. Nitekim muhalif liderin yayınladığı bir video, rekor sürede milyonlarca tıklama alırken, Navalnıy da böylece “Putin’in yakınlarının yolsuzluk” dosyaları ile mücadeleye geri dönmüş oldu.
Bu bağlamda “Başkanlığı kazanma şansına rağmen Putin, Navalnıy’ın başkanlık yarışından uzaklaştırılması konusunda neden endişeli?” soruları gündeme geldi. Ancak cevap basitti; muhalefet avukatı Kremlin için hoş olmayan bazı dosyalara ışık tutmaya başlamıştı. Bu durum da Navalnıy’a seçimlere katılmasına izin verilmesi ve Kremlin’de büyük bir etki bırakacak bir başkan adayı olarak muhalif lidere rahat bir platform sağlanması anlamına geliyordu. Geçtiğimiz hafta muhalefetin yayınladığı video da bunu teyit eder nitelikteydi. Kremlin’e yakın isimlerden Rus milyarder Oleg Deripaska’nın karıştığı video ve fotoğraflarda ekranlara nadiren çıkan ve Rusya Başbakan Yardımcılarından Sergey Prikhodko da yer alıyor. Aleksey Navalnıy tarafından paylaşılan görüntüler, iki ismin 2016 yılında Norveç kıyılarında Deripaska’nın sahip olduğu bir yatta düzenlenen gizli bir toplantıyı da ortaya çıkardı. Toplantıya katılan bir kadının ifadesine göre de toplantı gündemi ticaretle sınırlı değil, aksine ABD başkanlık seçim kampanyalarını ele alıyordu.
Navalnıy, Deripaska’yı suçlarken, onun Hillary Clinton’a karşı mücadelede Kremlin idaresi altında ABD’ye yönelen “gizli bir kardinal” olduğunu iddia etti. Yolsuzluk ve mücadele dosyalarının ayrıntılarına değinmeyen Navalnıy, yetkililerin bir soruşturma açmaya yönelmeyeceğini savundu.
Öte yandan Rus yetkililer, Navalnıy’ın paylaştığı video ve fotoğrafları yayınlayan kanal ve paylaşım sitelerinin erişime kapatılmasına yöneldi. Bu bağlamda video ve görüntüler yasaklı materyaller listene alınırken, fotoğraf ve videoların silinmesi için Youtube ve Instagram gibi sosyal paylaşım sitelerine uyarı gönderildi. Nitekim Deripaska da toplantı gündemine dair açıklama yapan söz konusu kadın hakkında dava açarken, konuyla ilgili dikkat çekici bir adım attı. Deripaska ayrıca, misafirleriyle özel görüntülerinin yayınlanmasına dair, “kişisel hayatın mahremiyetine saldırı” suçlamasında bulundu.
Görüntüler, sosyal medyada büyük bir gürültü ve tartışma yarattı. Öyle ki video, yasaklanana kadar Youtube üzerinden en az 5 milyon insan tarafından izlendi. Kremlin, ABD hava saldırılarında çok sayıda Rus paralı askerin öldürülmesine dair bir çalkantı yaşanıncaya kadar da konu hakkında rahat bir nefes alamadı.
Öte yandan Putin’in zihnindeki son şey, kesin zafer kazanmak için simge olarak görülen Suriye’nin rahatsız edici bir kampanya dosyası haline dönüşmesi ihtimaliydi. Öyle ki Rusya’nın “Tüm hedeflerimize ulaştık” açıklamasının ardından bazı medya organlarının “toplu katliam” haberleriyle, Rusya’nın Suriye’deki varlığının devamlılığına dair bazı tartışmalar da gündeme geldi. Nitekim son zamanlarda da Afganistan’a Rus müdahalesine kadar uzanan bazı rahatsız edici karşılaştırmalar ortaya çıktı.
Muhalif Sada Moscow radyosunda bir yorumcunun yaptığı açıklamada, “10 yıldır Afganistan ile meşgulüz. Orada ekonomimizi ve politikamızı kaybettik. Yarım küreyle olan ilişkilerimiz bozuldu. Ve 1,5 milyon Afgan öldürüldü. Bundan sonra ne yaptık? Suriye’de de bizi bu mu bekliyor?” ifadelerini kullandı. Daha sonra radyo canlı yayında bir anket düzenleyerek bir adım daha attı. Nitekim anket sonuçları bazılarını hayal kırıklığına uğratırken, katılımcıların yüzde 52’si “Suriye’de ölen Ruslara sempati duymadıklarını söyledi ve yüzde 48’i de sempatilerini dile getirdi. Öyle ki ankete katılan yüzde 52’lik çoğunluk, silahı gönüllü olarak taşıyan ve bir miktar para karşılığında başkalarını öldürmeye giden herkesin, çatışmada öleceğinin beklenmesi gerektiğini belirtti.
Rusya başkanının rakiplerinin, Suriye konusunu Putin’in politikalarına saldırmak için bir fırsat olarak gördüğü açık. Öyle ki muhalifler, “Suriye’deki Rus askerlerinin gerçek sayısı ne? Kremlin’in askeri operasyonlarının aktif olarak sonlanmasının ardından yürütülecek faaliyetler neler? Özel şirketlerle anlaşmalı kaç Rus savaşçı var? Rus güçler Suriye’de ne yapıyor?” gibi Rusların cevaplayamadığı soruların seslerini yükselterek Kremlin efendisiyle ciddi bir rekabet etme girişiminde bulunmaya başladı.
Yabloko Partisi adayı Grigory Yavlinsky, Rusya Devlet Başkanı Putin’e bu soruları halka açık bir şekilde cevaplama çağrısı yaptı Aynı şekilde Komünist parti adayı Pavel Grudinin de başkan seçilmesi halinde, Suriye’deki Rus askerlerini derhal geri çekeceğini açıkladı.
Putin için kötü bir zamana denk gelen üçüncü olay ise, ‘Kremlin Raporu’ olarak nitelendirilen ABD tarafından uygulanan yeni yaptırım paketi oldu. Zira bu kez, eski yaptırımların aksine Putin’in yakınındaki isimler, bakanlık görevlileri, danışmanlar gibi 114 siyasetçi ve milyar dolarlarca servete sahip 96 iş adamı da bu yaptırım paketine dahil edildi.
Kremlin’e yakın bir kaynağın belirttiğine göre, Putin liste yayınladığında hakarete uğramış gibi hissetti. Öfkesini gizlemesine rağmen, hayal kırıklığını alaycı bir ifadeyle “Kremlin Raporu’nda yer almadığım için kırgınım” sözleriyle yansıttı. Nitekim konuya dair Putin, ABD ile olan siyasi ilişkilerinde daha önce hiç kullanmadığı ifadelere başvurarak “Köpekler havlıyor, ancak kafile gidiyor” açıklamasında bulundu.
Kommersant gazetesi de yeni yaptırım paketinin son derecede ciddi olduğunu, uzun kısıtlama listesi içerdiğini ve ilişkilerin iyileşmesini uzun bir süre zorlaştırdığını yazdı. Analistler ise Washington’un bu gelişmeler üzerinde bahis oynadığı ve Rusya ile yaptırım mücadelesine girdiği açıklamasında bulundu. Ancak belirtilene göre bu durum, Putin’e karşı “para balinaları” içinde hızlı bir darbe yapılacağı anlamına gelmiyor. Nitekim uzmanlar da önümüzdeki 6 yıl boyunca ülkeyi yönetmeye devam etmeye hazırlanan Putin’in etrafını saran sıkıntıların doğrudan bir etki bırakmayacağını söylüyor.