Küba, Castro kardeşlerin sayfasını çevirmeye hazırlanıyor
86 yaşındaki Küba Devlet Başkanı Raul Castro, Karayip adasındaki Castro kardeşlerin 60 yıllık iktidarını sonlandırarak, yönetimi 19 Nisan’da yeni bir geçiş kuşağına devredecek. 2016 yılında hayatını kaybeden Fidel Castro’dan görevi 2006 yılında devralan Raul, geçtiğimiz Mart ayında, “Çocuklarımızı,
86 yaşındaki Küba Devlet Başkanı Raul Castro, Karayip adasındaki Castro kardeşlerin 60 yıllık iktidarını sonlandırarak, yönetimi 19 Nisan’da yeni bir geçiş kuşağına devredecek.
2016 yılında hayatını kaybeden Fidel Castro’dan görevi 2006 yılında devralan Raul, geçtiğimiz Mart ayında, “Çocuklarımızı, bugünün ve yarının çocuklarını mutlu etmek için uzun ve zor yollar aştık” açıklamasında bulunmuştu. AFP’nin aktardığına göre Fidel, ardından da Raul, Soğuk Savaş’ın merkezi bir parçası haline gelen ve Sovyet müttefiklerinin çöküşüne rağmen komünist rejimlerini başarıyla sürdürebildikleri adaya yaklaşık 60 yıl boyunca hükmetti.
Bugün ve yarın toplantılarına devam edecek olan Ulusal Meclis, Küba İdaresi’nin ana organı olan yeni bir Devlet Konseyi Başkanını seçecek ve ülke, yeni bir döneme geçiş yapacak. Yetkililer tarafından resmi olarak onaylanmamış olsa da meclisin, hükümetin ikinci başkan yardımcısı 57 yaşındaki Miguel Diaz Canel’i seçtiği ve Canel’in Küba’nın yeni yüzü olmaya hazırlandığı belirtildi.
Diaz Canel, 2013 yılında sürpriz bir hamleyle kendisini Castro kardeşlerin doğal bir halefi yapacak olan Devlet Başkanının sağ kolu olana kadar yönetim merdivenini sessizce tırmandı. Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla, yaptığı açıklamada “Devamlılığın yanı sıra bazı yenilikler de olacak” ifadelerini kullanırken, Raul Castro’nun da halefine güçlü bir otoriteye sahip olan Küba Komünist Partisinin liderliğini elinde tutarak refakat edeceğine atıfta bulundu.
Nitekim görevini bırakacak olan başkan, tek parti liderliğinden 90 yaşına ulaşacağı 2021 yılı için planlanan gelecek kongreden önce ayrılmayacak. Zira bu durum, adanın karşılaştığı birçok zorluk karşısında kontrollü bir geçişin güvence altına alınmasını sağlayacak.
Havana Üniversitesi’nden Siyaset Bilimi Profesörü Esteban Morales, “Diaz Canel, hükümet açısından desteğe ihtiyaç duyacağı zor ve karmaşık görevlere odaklanırken, Raul Castro’nun da kalan güçlerle ideolojik bir çalışmaya odaklanacağını düşünüyorum” dedi.
Castro kardeşlerin halefi, yaşlanan bir ekonomi örneğinin kaçınılmaz “modernleşmesi”nin peşinden koşarken, Küba ise müttefiki Venezüella’nın zayıflığı ve bugüne gelene dek ülke kalkınmasını etkileyen ABD ambargosu ile mücadele ediyor. Öyle ki ABD Başkanı Donald Trump, 2014’ün sonlarında Küba ile ABD arasında başlayan yakınlaşmayı askıya alarak ülke ekonomisini daha da zora sokmuştu.
Öte yandan tüm ada boyunca bu değişiklik, Kübalıların Castro’nun ilke veya muhaliflerinin destekçisi olup olmadıkları konusunda bazı tartışmaları gündeme getirmekte.
Geçtiğimiz Mart ayında seçmenler, devlet başkanını belirleyecek Ulusal Meclis üyelerini seçmeye çağrıldı. Ancak bölge meclisleri ve halk organizasyonları öncesinde Halk İktidarı Ulusal Meclisi için 605 vekil belirlendi.
Havana’da 24 yıldır işsiz olan Asiel Ortiz Diaz, “Hükümeti değiştiriyorlar, ama hiçbir şey değişmiyor” şeklinde konuştu. 79 yaşındaki Raul Garcia ise memnuniyetini dile getirirken, “Raul’un, yerini daha genç bir isme bırakmak üzere liderlikten ayrılacağını söylüyorlar. Ama Raul da Fidel gibi gitmeyecek ve bizimle birlikte kalacak” dedi.
Diğer taraftan yetkililerin büyük kutlamalar planlamadığı belirtilirken, gazetecilere verilen vize süresinin 4 gün ile sınırlandırıldığı vurgulandı. Bir ay önce Diaz Canel, yasama seçimlerinde oy kullanırken “Devrim yolunu sürdüreceğiz. Devrimin muzaffer yürüyüşü devam edecek” ifadelerini kullanmıştı.
Küba liderliği 1959’daki devrimden bu yana ilk kez “tarihsel” bir figür tarafından yönetilmeyecek. Ancak yeni aday, Raul Castro sayesinde bu meşruiyet eksikliğini doldurabilir. Nitekim yeni devlet konseyi ve hükümetindeki sorumluluk düzeyleri rejimin reform isteğinin yanı sıra yeni başkanın sahip olduğu manevra marjı hakkında bir fikir verecek.
Yeni liderin ismi ise 19 Nisan’da belirlenecek. Nitekim bu tarihin “Latin Amerika’da ABD emperyalizmine ilk yenilgisini” yaşatan Domuzlar Körfezi’ndeki çıkarmanın 57. yıl dönümüne denk gelmesi tesadüf değil.