Kürtler, sekizinci teşebbüslerinde devlet kurma hayalini gerçekleştirmeyi başarabilecekler mi?
Kürtler, uzun bir geçmişe sahip, dünyadaki en büyük azınlık olarak kabul edilir. Bazı tarihçiler, ulusal marşlarında belirtildiği gibi Kürtlerin Aryan ırkından geldiklerini söylerken, bazı tarihçiler de MÖ 10. yüzyılda Kürdistan’a göç eden ve orada yaşayanların Hint-Avrupa ırkından olduğuna iş
Kürtler, uzun bir geçmişe sahip, dünyadaki en büyük azınlık olarak kabul edilir. Bazı tarihçiler, ulusal marşlarında belirtildiği gibi Kürtlerin Aryan ırkından geldiklerini söylerken, bazı tarihçiler de MÖ 10. yüzyılda Kürdistan’a göç eden ve orada yaşayanların Hint-Avrupa ırkından olduğuna işaret ediyor.
Irak, Suriye, İran ve Türkiye Kürdistanı diye adlandırılan bölgelerde Kürtler var. Irak ve İran bu tabiri kabul ediyor, Suriye ve Türkiye kabul etmiyor.
Hıristiyan ve Yezidi olanların yanı sıra çoğu İslam dinine mensup olup Kürtçe konuşuyorlar. Kürtçe, Kurmanci, Gorani, Kelhuri ve Lori lehçelerinden oluşuyor.
Kürdistan bölgesi maden zenginliği, güzel doğası, dağlık alanları, ormanları, nehirleri, gölleri ve yaylaları ile bilinir.
Birçok Kürtçe şarkı yabancılaşmanın acısından ve vatanına özleminden bahseder.
Ermenistan, Azerbaycan ve Lübnan’daki varlıklarına ek olarak, Kürt halkının büyük kısmı Irak’ın kuzeydoğusu, İran’ın kuzeybatısı, Suriye’nin kuzeydoğusu ve Türkiye’nin güneydoğusunda yaşıyor.
25 Eylül’de Irak’ın Kürdistan bölgesinde gerçekleşmesi planlanan bağımsızlık referandumu, Kürtlerin uzun zamandır hayal ettikleri devletin kurulmasına yönelik yaptıkları en son girişimlerden biri.
İlk teşebbüsü 1922’de
Belki de Kürtlerin kendi devletlerini kurmaya yönelik ilk teşebbüsü, Ekim 1922’de Kuzey Irak’ta Şeyh Mahmut Berzenci tarafından kurulan, uluslararası bir tanınma alamayan Kürdistan Krallığı’dır.
Lenin zamanında, Kürtlerin Azerbaycan’da yaşadığı koşullar neticesinde Temmuz 1923’te özerk bir bölge oluşturmaya karar verdiler.
Sonuç olarak, bir devletin idari kurumları ve parlamento sistemi Kürdistan’da kuruldu. Kusi Hacıyev, parlamentonun ilk konuşmacısı ve Sovyet döneminde Kürdistan’ın ilk Cumhurbaşkanı olarak seçildi. Ancak Sovyet muhalefetinden ötürü uzun sürmedi ve 1929’da sona erdi. Ardından Kürtler sınırdışı edildi.
Ekim 1927’de Bağımsız Ağrı Kürt Cumhuriyeti Türkiye’nin güneydoğusunda protesto gösterileri ile birlikte ilan edildi. Türkiye’deki Kürtler, Suriye ve Irak’taki Kürtlerle işbirliği yapmak için mektup gönderdi. Fakat, 1930’da Türk ordusu tarafından hızla ortadan kaldırıldılar.
1946’da Mahabad Cumhuriyeti’ni ilan ettiler
Kürtlerin devlet kurma girişimleri burada durmadı. 22 Ocak 1946’da İran’daki Kürdistan Demokrat Partisi lideri Gazi Muhammed tarafından kurulan Mahabad Cumhuriyeti’ni ilan ettiler. Ama bu da yaklaşık 10 ay sonra çöktü.
1992’de, Azerbaycan Kürtleri, Ermenilerin Laçin’i ele geçirmesinden sonra Laçin Kürt Cumhuriyeti’ni kurdu. Başkan olarak Vekil Mustafayev seçildi. Ancak uzun sürmedi ve Başkan İtalya’ya sığınma talebinde bulundu.
Böylece, Kürt girişimleri, 1970’de Irak hükümeti ve Kürt partilerinin, Kürtlere bağımsızlık verip, Kürtçe’yi Arapça’nın yanı sıra resmi bir dil olarak tanıyan bir barış antlaşmasına vardığı, Irak’ın Kürdistan bölgesine kadar devam etti.
Özerk bölge, 2005 yılında anayasa, milli marş, hükümet ve parlamentosunu oluşturarak Irak Kürdistan Bölgesi’ne dönüştürüldü.
Suriye’deki devrimin ortasında Kürtlerin yayılması ve etkisi ile yeni bir girişim daha oldu. Üç ilde, ‘Rojava’ ya da batı Kürdistan olarak adlandırılan geçici özerk yönetim kurulmasını açıkladı.
17 Mart 2016’da Suriye’nin kuzeyini kontrol altına alan Kürtler, federal bir sistem kurduğunu ilan etti.
Son olarak, Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani şubat ayında bağımsızlık referandumu yapılması yönünde çağrıda bulundu.
Kürtler, onlara karşı uluslararası, bölgesel ve yerel muhalefet ortamında, rüyalarını gerçekleştirmek için gösterdikleri yedi yıllık çabalarından sonra istedikleri ulusal devletin kurulmasında bu sefer başarılı olabilir mi?
Kürtler bunu başarıp devletlerini kuracaklar mı? Yoksa, önceki girişimlerindeki gibi, özellikle komşu ülkeler onları reddedip, uyarmaya devam ettiği için, ondan mahrum mu olacaklar?
Yakın gelecek tüm bu soruları cevaplayacak.