Kuveyt’in İran ile ilişkisi ve Katar

Kuveytli kardeşlerimiz gerçeği daima kendi başlarına keşfetmek isterler. Körfez ile alakalı veya bölgesel herhangi bir tehlikeyi sezme konusunda da yüksek bir duyarlılığa sahiptirler. Ve İran ile olan ilişkiler bu tehlikelerin başında gelmez. Neyse ki İran’ın Kuveyt’e dönük taarruzu, Hizbullah hücre

Kuveyt’in İran ile ilişkisi ve Katar

Kuveytli kardeşlerimiz gerçeği daima kendi başlarına keşfetmek isterler. Körfez ile alakalı veya bölgesel herhangi bir tehlikeyi sezme konusunda da yüksek bir duyarlılığa sahiptirler. Ve İran ile olan ilişkiler bu tehlikelerin başında gelmez.

Neyse ki İran’ın Kuveyt’e dönük taarruzu, Hizbullah hücreleri veya kaçak üyelerinin ortaya çıkarılması ile erkenden bastırıldı. Kuveyt hükümeti, herhangi bir yönlendirme veya öneriye ihtiyaç hissetmeden, bizzat kendisi harekete geçti. İran elçiliğinde yalnızca 4 diplomat bırakıp gerisini sınır dışı etti. Casusluk ve terör faaliyetlerinin yuvası olduğu tespit edilen ataşeliklere de kilit vurdu.

Garip olan İran rejiminin terör faaliyetleri ile yan yana anılması değil. Zira onun bu konudaki şöhreti, Irak’tan Lübnan’a, Suriye’den Yemen’e hatta, Latin Amerika’ya kadar uzanıyor. Garip olan İran’ın, Kuveyt’i yani Körfez ülkeleri arasında en iyi ilişkilere sahip olduğu ülkeyi hedef alması. Oysa ki Kuveyt Emiri, Körfez açısından hiç iyi bir zamanlama olmamasına rağmen, 3 sene önce Tahran’ı ziyaret etmişti. Kuveyt’den en kıdemli 3 komutan, nükleer anlaşmadan ötürü Tahran’a kutlama telgrafı çekmiş ve bunu olumlu bir dönüm noktası olarak yorumlamışlardı. Sonra Kuveyt, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’yi ağırlamış ve İran’ın Kuveyt elçisi bu ziyareti, bölgedeki beyaz nokta olarak tarif etmişti. Tahran’ın Riyad ile olan ilişkilerinin çökme noktasına geldiği ve Devrim Muhafızları milislerinin Suriye’de savaştığı bir zamanda, birçok sadakat ve dayanışma komisyonları kurulmuştu. Bu ziyaretten 4 ay sonra, yani Eylül 2014’te de İranlılar Husi milislerle Sana’ya giriyordu.

Bu olumlu açılımlardan sadece 1 sene sonra güvenlik güçleri, Kuveyt’te çok sayıda silah ile birlikte, İran’a bağlı 20’den fazla terör hücresi ortaya çıkardı. Bu hücreler, Tahran’a hiçbir düşmanca tavır sergilememiş olan Kuveyt iktidarına darbe yapma niyetiyle gecelemişlerdi. Kuveyt, iyi niyetli siyasetiyle komşusu İran ile olan imtihanını geçti ve bir tehlike beklentisi olmadan rejim ile ilişki kurulamayacağını ispatlamış oldu. İran hücrelerindeki hapishane kaçkınlarının ise yalnızca bir tanesi İranlı; gerisi Kuveytli. Kuveyt egemenliğine apaçık bir saldırı olarak nitelenen bu operasyon, elçilikten yönetildi. Hani şu İran Devrim Muhafızları uzantılarının hapiste olan teröristleri teknelerle Kuveyt’ten İran’a kaçırma gibi planlamaları yaptıkları elçilik.

Kuveyt bugün, İran ve onun hesabına çalışan kuvvetlere karşı ihmalkâr bir tutum sergilemesi durumunda, bunun onlara cesaret vereceğini ve Bahreyn’de başarısız oldukları işi Kuveyt’te kolayca başarmalarını sağlayacağını anladı. İran, Bahreyn’deki teröristleri serbest bırakıp onları sürat teknesi ile kaçırmaya çalışmış ancak Bahreyn, bu ayın başındaki büyük deniz savaşı ile bu çabaları boşa çıkarmıştı.

Kuveyt’in başına gelen ve Bahreyn’in artık alışmış olduğu bu durum, İran’ın tehlikeli müdahalelerinden biri. Herkes, her devletin Körfez dayanışması meclisinin ne anlama geldiğini idrak etmesi gereken ilk kareye dönsün. O meclis, faaliyetlerini durdurmayan İran’a karşı koymaya güç yetirebilecek bir topluluktu. Bunu Kuveyt’ten önce Katar’ın anlaması lazım. Çünkü Katar, geçtiğimiz on yıl içinde onunla ittifak kurmak ve Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve hatta Katar’a muhalif radikal gruplara destek vermek suretiyle, uzun yıllar İran siyasetine hizmet etti. Bu sebepten bu devletlerin Katar’ın sorumsuz uygulamaları karşısında susması mümkün değildir. Çünkü böyle bir şey, İranlılar lehine tehlikeli bir kapı aralar ve rejimleri devirmeye kadar gider. Doha’nın bugün bir yandan Türkleri, diğer yandan İranlıları yanına çekerek yapmaya çalıştığı şey, herkesten daha fazla onun başını derde sokacak. Katar, gelecekte kurtulması mümkün olmayacak güçlerle ilişki kurarak, tüm tehlikeleri omuzlamayı tercih etti. Çünkü o, kendisinden kargaşayı ve topraklarına karşı kışkırtmayı durdurmasını isteyen dört devletle anlaşmak istemiyor.

Kuveyt, İran ile arasına siyaseten makul bir mesafe koymayı tercih etti. Ancak görüldüğü gibi Katar, kendini bu değerli bölge karşısında iştahı kabaranların kucağına atmayı seçti.