Le Drian’ın Tahran ziyareti

Londra: Adel Salmi İranlı üst düzey yetkililer dün Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian ile nükleer anlaşma, balistik füzeler ve İran’ın Ortadoğu’daki rolü etrafında gerçekleşen yoğun toplantılarda müzakere etti. İranlılar, füze programına yönelik uluslararası teşebbüsleri reddeden tutumunu sü

Le Drian’ın Tahran ziyareti

Londra: Adel Salmi

İranlı üst düzey yetkililer dün Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian ile nükleer anlaşma, balistik füzeler ve İran’ın Ortadoğu’daki rolü etrafında gerçekleşen yoğun toplantılarda müzakere etti.

İranlılar, füze programına yönelik uluslararası teşebbüsleri reddeden tutumunu sürdürdü. Ruhani ise ‘Şam’daki merkezi hükümeti destekleme’ anlaşmasının korunmasını talep etti. Zarif anlaşmayı teşvik ederken İran silahlı kuvvetleri de balistik müzakerelerinin sonucu hakkında hükümete uyarı gönderdi.

Le Drian güne, İran dini rehberinin konutuna metrelerce uzaklıkta bulunan Tahran’ın ortasındaki Pasteur bölgesinde gerçekleştirdiği görüşmelerle başladı. İranlı mevkidaşı Muhammed Cevad Zarif ve Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile görüşmeden önce Şemhani ile görüştü ve bu görüşmede Şemhani’nin İran’ın füze programını durdurmaya yönelik itirazı ile karşılaştı.

Ruhani, Le Drian’ı karşıladığı esnada ‘nükleerin her iki tarafın deneyi olduğuna ve anlaşmanın başarısızlığının tüm taraflar için pişmanlık kaynağı olacağına’ işaret etti. İran Cumhurbaşkanlığı’nın resmi internet sitesinin haberine göre İran’ın Ortadoğu’daki rolü özellikle de Yemen ve Suriye’deki durumlar Ruhani ve Le Drian’ın konuşmasının merkezinde yer alıyordu.

Fransız basınının aktardığına göre Le Drian, ziyaretin bitiminde, “Balistik füzeler ve bölgedeki faaliyetleri konusunda İran ile yapılacak çok iş var” dedi.

Ruhani ise, “Nükleer anlaşmanın sürmesi, tüm dünyaya sorunların çözümünde müzakerelerin ve diplomasinin en tercihe şayan seçenek olduğunu gösteriyor. Anlaşmanın başarısız olması müzakerelerin zaman kaybı olduğu anlamına gelir. Biz anlaşmadan çekilen ilk taraf olmayacağız. Bölgesel güvenlik ve işbirliğinin geleceği bu anlaşmanın kalıcılığına ve iki taraf arasındaki güvenin pekiştirilmesine bağlıdır.” dedi.

Bu bağlamda Ruhani, “İki ülke Lübnan’da yaşanan son hadiselerin çözüme kavuşturulmasında olumlu bir rol oynadı” diyerek Fransa ve İran’ın Lübnan’daki işbirliğinin bölgesel konularda genişletilmesini önerdi ve Lübnan seçimlerine hazırlık amacıyla işbirliğini sürdürme çağrısında bulundu.

Suriye meselesinde de İran Cumhurbaşkanlığı resmi internet sitesi Ruhani’nin, “Suriye krizinin çözümü için Şam’daki merkezi hükümeti desteklemekten başka bir çıkar yol yok” sözlerini ve Suriye’deki işbirliğini ve terörü ortadan kaldırmayı ülkesinin Fransa ile olan işbirliğinde önceliklerden biri olarak değerlendirdiğini aktardı.

Ruhani’ye bağlı internet sitesi, Le Drian’ın, “Nükleer anlaşma bölgesel güvenliği ve istikrarı güçlendirmek için en sağlam belgelerden biri olarak görülebilir” sözlerine yer vererek onun bölgedeki insani felaketleri engellemek için Tahran ile Paris’in işbirliği yapmasının gerekliliğini vurguladığını aktardı.

Bundan saatler önce balistik füzeler, Le Drian ile Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani görüşmesinin odak noktasıydı. Şemhani, konuğuna ‘caydırıcılık’ ve ‘nükleer güçlere karşı İran’ın Savunma sistemini güçlendirmek’ politikası çerçevesinde İran için ‘kaçınılmaz bir zorunluluk’ olduğunu vurgulayarak İran’ın balistik füze üretme seçeneğine sıkı sıkıya tutunduğunu iletti. Devamla, bunun herhangi bir ülke için bir tehdit oluşturacağı veya siyasi unsurların etkisi altında kalacağına yönelik endişelere itiraz etti.

Resmi raporlar, tarafların nükleer anlaşmanın durumu ile birlikte İran’ın bölgesel gücünün de ele alındığını belirtti. Nükleer dosyası konusunda Şemhani, Avrupa’nın Trump politikası karşısındaki tutumlarını eleştirdi ve ‘Avrupa’nın anlaşmadaki varlığını korumak için Amerika’ya ayrıcalık tanıma politikasının doğru olmadığına ve Trump’ın psikolojik savaşına karşı bir endişe ve teslimiyeti gösterdiğine’ işaret etti. Konuşmasının devamında ‘uluslararası bir anlaşmanın mantıki olarak tüm tarafların çabası ile korunacağının ve bir tarafın dayatmasının ve taahhütleri çiğnemesinin bir başka taraf tarafından kabul edilemeyeceğinin’ altını çizdi.

Şemhani, Avrupalılardan nükleer konusundaki ahitlerine vefa göstermeleri adına özellikle ‘anlaşmanın uygulanmasından sonraki atmosferde bankacılık işlemleri’ önündeki yaptırımları kaldırma konusundaki uygulamaların hızlandırılmasını talep etti. Ardından ‘küresel meseleleri çözmek için başvurulan diyalog mantığına uymaması ve anlaşmaların önemine uygun hareket etmemesi’ durumunda olacaklar için de uyarıda bulundu.

İran’ın bölgesel rolü ile alakalı olarak basına çok fazla ayrıntı sızmadı. Ancak Şemhani’den aktarıldığına göre Tahran’ın Suriye ve Irak’taki rolünü açıklamak için Paris’teki terör olaylarının kâğıt oyununa sığındı. Şemhani, ülkesinin Irak ve Suriye’deki varlığının ‘gerekli’ olduğunu ve bu varlığın Avrupa’nın özellikle de Fransa’nın güvenlik saldırılarını önlediğini ifade etti.

Şemhani ve Le Drian görüşmesinin ayrıntılarının yayınlanmasının ardından İran haber ajansı, dün Silahlı Kuvvetler Sözcüsü General Mesud Cezayiri’nin açıklamalarını aktardı. Cezayiri açıklamalarında Avrupalı çağrılara yanıt olarak ‘savunma güçlerinin kesintisiz bir biçimde devam edeceğini ve yabancıların bu alana girme haklarının olmadığını’ söyleyerek İran füze programı etrafındaki görüşmeler konusunda uyardı.

Le Drian’ın ziyareti, geçtiğimiz Mayıs ayında Fransız diplomasi sistemini devraldığından bu yana aylarca süren İran’ın bekleyişini sona erdirdi. Tahran, nükleer anlaşmanın uygulanmasından 2 sene sonra özellikle de Tahran’ın bölgesel rolü ve füze tehlikesi karşısında zorunlu bir hale gelen Avrupa-Amerika yakınlaşmasından sonra yaptırımların füze programı kapısından geri döneceğinden endişeli.

Le Drian’ın ziyaretinden bir hafta önce büyük devletler, Rusya’nın vetosuna rağmen Tahran’a ilk uyarıyı yaptı. Karar, Tahran’da nükleer anlaşmanın feshedilme tehdidinin artmasının yanı sıra sıfır noktasına geri gitme ve yaptırımların geri dönme ihtimalinden ötürü derin endişelere sebep oldu.

Le Drian İranlı mevkidaşı Muhammed Cevad Zarif ile görüştüğü sırada İran Dışişleri, internet sitesi yoluyla ‘iki tarafın görüşmelerinin nükleer anlaşmanın uygulanması, Amerika taahhütleri, başta Suriye ve Yemen olmak üzere bölgesel meseleler gibi her iki tarafı ilgilendiren birçok mevzuyu içerdiğini söyledi. Bununla birlikte Dışişleri’nin açıklamasında balistik füze dosyasına değinilmedi. Hâlbuki Le Drian’ın Tahran ziyaretinin ana başlığı bu konuydu. Bu, Fransa Dışişleri Bakanı’nın 2016 yılının ortasında imzalanan nükleer anlaşma sonrasında gerçekleştirdiği ikinci ziyaret.

Zarif, Fransa’nın nükleer anlaşma konusundaki duruşunu takdir etmekle birlikte bazı Avrupalı yetkililerin davranışlarını ve Amerika’nın baskısından etkilenmelerini eleştirdi.

Açıklamada Tahran’ın Amerika’nın etkisinde kalmalarından korktuğu Avrupalı taraflar hakkında bir bilgi verilmedi. Zarif, Avrupa’nın imzalanmasında oynadığı role işaret ederek nükleer anlaşmanın ‘tarafları bir araya getirdiğini’ bir kez daha hatırlattı. Tahran’ın nükleer anlaşmayı uygulayacağını savunurken de Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın raporlarını dayanak olarak gösterdi.

Zarif aynı şekilde ‘uluslararası başarıyı korumada’ Avrupa’nın lafla yetinmeyerek yapıcı rolü oynaması gerektiği noktasındaki taleplerini yineledi. Bununla birlikte Avrupa’nın nükleer anlaşmanın uygulanması için Amerika’ya baskı yapması ve Trump yönetiminin mantıksız ve yasadışı isteklerinin önünü alması gerektiğinin de altını çizdi.

Zarif bu konudaki düşüncelerini, “Eğer uluslararası toplumun nükleer anlaşmaya bağlı kalması konusunda ikna etmeye çalışacağı bir taraf varsa bu İran’dır; Amerika değil” sözleri ile ifade etti ve Washington’u anlaşmadaki taahhütlerinden kafasına göre dönmekle kalmayarak Avrupa Birliği’nin de taahhütlerine uygun hareket etmesini engellemekle itham etti.

Zarif, İran’ın füze meselesinin nükleer anlaşma ile ilgisi bulunmadığını hatta 2231 sayılı kararın bunu teyit ettiğini öne sürdü. Şemhani’nin tutumuna benzer şekilde Zarif de füzelerinin ulusal güvenliği savunmak adına caydırıcılık için üretildiğini söyledi.

2231 sayılı kararın nükleer anlaşmanın taraflarını bağlayıcı olmayan metni uyarınca İran’dan, nükleer başlıklar taşımaya elverişli ya da nükleer başlıklar taşıyabilecek füzelerin imalatından uzak durması istenmektedir.

İran tarafından yapılan açıklamaya göre Zarif, Le Drian ile olan görüşmesinde İran’ın bölgesel krizlerin çözülmesine yönelik tekliflerini sundu ve bölgesel krizlerin siyasi olarak halledilmesi noktasında bölgesel aktörleri isteksizlikle suçladı. Zarif, “Biz inanıyoruz ki Avrupa kendi imkânları ile krizlerin sona ermesi adına siyasi bir çözüm bulunması noktasında bölgedeki dostlarını ikna edebilir” dedi.

Zarif, bölgedeki krizlerin bitirilmesi için İran’ın Avrupa ile işbirliği yapmaya hazır olduğunu ancak hedefin Amerika’yı veya propagandayı razı etmek olmayacağını belirtti ve “İran oyuna dâhil olmaz” dedi.

Görüşmenin saatler öncesinde İtimad gazetesi dün çıkan sayısında Zarif ile yapılan özel bir konuşmayı yayımladı. Zarif söz konusu konuşmasında Avrupalı devletleri ve ABD’yi balistik füze dosyasındaki tutumlarına devam ettikleri takdirde Tahran’ı gelecek müzakerelerden uzaklaştıracakları konusunda tehdit etti.

Resmi raporlar Le Drian’ın resmi yetkililerle yaptığı görüşmelerde ‘Fransız yetkilinin ülkesinin nükleer anlaşmayı sürdüreceğini teyit ettiği’ noktasında söz birliği içerisinde. İran Dışişleri’nin internet sitesi, Le Drian’ın “Fransa, nükleer anlaşmanın uygulanmasının, otomobil sanayisi ile enerji üretiminde ve Tahran ile ortak anlaşmaların uygulanmasında yatırım ve işbirliğini güçlendirecek önemli bir adım olacağına kesin olarak inanmış durumdadır” ifadelerini nakletti.

Le Drian, Avrupa ve Fransa’nın nükleer anlaşmanın sorumluluğunu üstlendiğini ve Amerika’nın baskılarına rağmen anlaşmanın uygulanmasını istediğini söyledi ve nükleer anlaşma sonrasında iki ülke arasındaki işbirliğinin göstergesi olarak Fransız şirketlerin İran’daki yatırımlarına işaret ederek ülkesinin Tahran ile bankacılık alanındaki işbirliğine uygun adımları atmaya başladığına işaret etti.

Görüşmeler başlamadan önce Le Drian’ın ziyareti, İran gazetelerinin manşetlerini süslüyordu. Hükümetin dış politika düzeyindeki siyasetini destekleyen İtimad gazetesi, başyazısında Le Drian’ın ziyaretini ‘Avrupa’nın İran karşısındaki politik tonunu yükseltmesi’ olarak yorumladı ve Avrupalılar ile olan ilişkinin ‘yeşil durumdan çıktığını’ ifade etti. Ayrıca İran’ın nükleer anlaşma etrafındaki bir Avrupa-Amerika diyalogundan rahatsız olduğunu da belirtti.

Öte yandan Sazendegi gazetesi, Le Drian’ın ziyaretine iyimser bir nazarla baktı ve ilk sayfasında yer verdiği Fransız Cumhurbaşkanı Emanuel Macron’un resminin altına ‘Fransız Obama’ yazdı. Bununla, Fransa ile Amerika’nın önceki başkanı Barack Obama hükümetinin yardımıyla varılan anlaşmaya benzer bir anlaşmaya varma imkânına atıfta bulundu.

Muhafazakâr gazeteler ise, Ruhani yandaşı gazetelere karşıt bir tavır takındı. Devrim Muhafızları’nın sözcüsü olan Civan gazetesi manşetinde Le Drian’ı ‘Trump’ın Fransız Hizmetçisi’ ve ‘Fransız simsar’ olarak niteledi. Yazıda Fransızların nükleer müzakerelerinde tamamlayıcı ve kötü oyuncu rolünü oynadığı ve özel ekonomik ayrıcalıklar elde ettiği ifade ediliyor. Gazete, başyazarın kalemiyle ‘problemlerle dolu’ nükleer anlaşmaya yönelik saldırısına devam etti. Gazete, Fransızların füze dosyasını İngilizlerin de Tahran’ın bölgesel rolünü provoke ederek ‘İran ile sopa ve kurban siyasetini takip ettiklerini’ dile getirdi.