Libya sığınma merkezlerinden uluslararası kuruluşlara göç çağrısı
Libya’daki yüzlerce göçmenin yaşadığı sert psikolojik koşullar, başkent Trablus’taki bir sığınma merkezi görevlilerini, uluslararası kuruluşlara “yaklaşık 1 yıl önce Akdeniz’de boğulmaktan kurtarılan göçmenlerin başka bir ülkeye tahliye ya da sınır dışı edilmesi” çağrısı yapmaya itti. Libya’nın batı
Libya’daki yüzlerce göçmenin yaşadığı sert psikolojik koşullar, başkent Trablus’taki bir sığınma merkezi görevlilerini, uluslararası kuruluşlara “yaklaşık 1 yıl önce Akdeniz’de boğulmaktan kurtarılan göçmenlerin başka bir ülkeye tahliye ya da sınır dışı edilmesi” çağrısı yapmaya itti. Libya’nın batısından yer alan merkezler, Avrupa ülkelerinde yaşamak için denize açılmak isteyen binlerce göçmenle dolsada, yerel makamlar, göçmenleri ülkelerine geri göndermek için günlerdir gözaltında tutuyor.
Sayısı giderek artan göçmenler karşısında Trablus’un doğusunda yer alan Tacura şehrindeki göçle mücadele kuruluşu, uluslararası örgütlere ve diplomatik misyonlara, ‘sınır dışı etme işlemlerini hızlandırma’ çağrısı yaptı. Kuruluş tarafından yapılan yazılı açıklamada, uluslararası örgütlerin “göçmenlerin maruz kaldığı koşulları incelemek, onları güvence altına almak ve üzerlerindeki psikolojik baskıyı azaltmak” için sığınma merkezlerine gelme zorunluluğuna dikkat çekilirken, göçmenler için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarının da altı çizildi.
Sığınma merkezinin basın sorumlusu Mahmud Ali el-Tuveyr, “Merkezimizde Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Uluslararası Göç Örgütü’ne (IOM) kayıtlı 700 göçmen, 20 bebek ve 10 hamile kadın bulunuyor” açıklaması yaptı.
Şarku’l Avsat’a konuşan el-Tuveyr, UNHCR tarafından verilen taahhütlere ve maruz kalınan psikolojik baskıya atıfta bulundu. Yetkili “Ancak verilen sözler uygulanmadı ve bu da göçmenlerin, merkezde 1 yıldan uzun bir süre kalmasına neden oldu” dedi. Uluslararası kuruluşlar tarafından denetlenen gerekli ihtiyaç malzemelerine desteğin eksik olduğunu söyleyen Mahmud Ali el-Tuveyr, “Bu durum, havalimanının kapalı olması dolayısıyla başkentin maruz kaldığı mevcut koşullardan ve güvenliğin yeterli düzeyde olmayışından kaynaklanıyor” ifadelerini kullandı. Libya Sahil Güvenliği, binlerce göçmenin Akdeniz’de boğulmasını engellemeye çalışıyor. Aynı şekilde güvenlik makamları da yıkık teknelerle Avrupa’ya kaçmak için insan kaçakçılarına başvuran binlerce göçmenle ilgileniyor. Bu çerçevede Alman makamları, Libya Sahil Güvenliğinin bu yılın başlarından bu yana Akdeniz’deki yaklaşık 10 bin göçmeni kurtardığını açıkladı.
El-Tuveyr’e göre, Libyalı yetkililerin göç meselesine dair yaptığı işbirliğine rağmen göçmenlerin çoğunun ülkelerine geri dönmek istememesi dolayısıyla meselenin bir kısmı hala çözülemiyor. Eritre, Etiyopya, Somali, Sudan ve Yemen’den gelen sığınmacıların büyük çoğunluğunun kendi ülkelerine geri dönmeyi reddettiğini söyleyen yetkili, “Kendi ülkelerine gönüllü olarak dönmek isteyen birkaç göçmen de var. Ancak başkentteki havalimanının kapatılması, Uluslararası Göç Örgütü himayesindeki Gönüllü İnsani Yardım Programı ile koordineli olarak çalışan Yasadışı Göçmenlik Dairesi’nin Göç ve Sürgün Birimi’nin çalışmasına engel olmaktadır” dedi.
Libya’daki göçle mücadele kuruluşu başkanı Albay Muhammed Beşir tarafından yapılan açıklamaya göre, göçmenlere işkenceyle ilgili ihlaller dolayısıyla kötü bir üne sahip olan ve kapılarını kapatmak zorunda kalan merkezler de bulunuyor.