Lockheed Martin: Suudi Arabistan’da savunma sanayinin millileşmesine katkıda bulunmayı sabırsızlıkla bekliyoruz
Şarku’l-Avsat, Lockheed Martin Suudi Arabistan İcra Kurulu Başkanı Alan Chinoda ile bir röportaj geçekleştirdi. Alan Chinoda röportajında, “ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz mayıs ayında Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaret, şirketimizin Suudi Arabistan ile ortaklığını sadece silah ile
Şarku’l-Avsat, Lockheed Martin Suudi Arabistan İcra Kurulu Başkanı Alan Chinoda ile bir röportaj geçekleştirdi. Alan Chinoda röportajında, “ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz mayıs ayında Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaret, şirketimizin Suudi Arabistan ile ortaklığını sadece silah ile sınırlamak yerine, ötesine geçerek, bilgi aktarımını konusunda da adım atmamıza teşvik etti” dedi.
Chinoda, “Artık çağdaş savunma anlaşmaları, geçmişteki gibi silah odaklı anlaşmaların ötesine geçti. Savunma sanayi sektörü bugün, platformlardan yazılım geliştirmeye, özel teknolojilerden karmaşık tedarik zincirleri yönetimine, savunma ortaklığının diğer birçok yönü ile geniş bir alanda hizmet vermektedir” şeklinde konuştu.
Chinoda, Şarku’l-Avsat ile yaptığı röportaj sırasında, Suudi Arabistan’ın gelecekteki yöneliminin 2030 Vizyonu çerçevesinde gerçekleştirilen çalışmalara dayandığını söyledi. Ülkenin toplam savunma yatırımlarının yüzde 50’sini 2030 yılına kadar gerçekleştirmeyi planladığını belirten Chinoda, “Liderlikte uzmanlaşmış ve yüksek vasıflı çalışmalarla, daha iyi bir savunma sanayi geliştirmek için uygulanabilecek daha zekice bir adım” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın mayıs ayındaki ziyaretinde Suudi Arabistan ile Riyad’da yaklaşık 110 milyar dolar değerinde savunma ortaklığı imzaladığı söyleyen Chinoda, Lockheed Martin’in bu ortaklıktaki payının hava ve füze savunma sistemleri, savaş gemileri, taktik uçakları, döner kanat teknolojileri ve yazılımlar ile 28 milyar dolar civarı olduğunu belirtti.
20 Mayıs anlaşmasının en önemli unsurlarından birinin, ürünleri millileştirme ve beceriler geliştirme olduğunu ifade eden Chinoda, “Suudi Arabistan’da çalışmak isteyen şirketler, bilgi transferini operasyonlarına dahil etmeye teşvik edilmelidir” dedi.
Chinoda, bu anlaşmaların, Suudi Arabistan’da binlerce yüksek vasıflı iş olanağı sağladığını ve bunun da havacılık ve savunma sanayinin genişlemesine katkıda bulunduğunu vurguladı.
Chinoda, “Şuan, Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri’ne teslim edilmek üzere, 150 adet S-70 Black Hawk model helikopterin yapımı için çalışıyoruz. Helikopterlerin parçaları genellikle ABD’den ithal edilecek ve son montaj Suudi Arabistan’daki ortak girişim kapsamında yapılacak. İlk etapta, Lockheed Martin’in tecrübeli çalışanları, Suudilere eğitim verecekler. Böylece kendi becerilerini geliştirmede ve Suudi Arabistan’da gelişmekte olan havacılık ve savunma sanayi kurumlarında bu becerilerini kullanabilme fırsatı bulacaklar” ifadesini kullandı. “Anlaşmaya göre, Suudi Arabistan ile savunma sanayinin en son teknolojik gelişmeleri paylaşılacak. Paylaşılacak teknolojilerden en önemlisi ise uzay sektöründeki gelişmeler olacak” şeklinde konuştu.
Anlaşmanın, birçok katmandan oluşan 3 boyutlu ürünlerin geliştirilmesini de kapsadığını belirten Chinoda, bu üretim için gerekli plastik malzemenin yapımında kullanılan hammaddeler, petrol ve gaz türevleri kaynaklarının, Suudi Arabistan’da olduğuna dikkat çekti.
Savunma şirketlerinin ürün tasarımlarını daha az parça ile yapmaya çalıştığı için ek üretim tekniklerine başvurduklarını söyleyen Chinoda, böylece ürünlerin daha güçlü ve daha hafif olması sağlanarak tedarik zincirleri yönetiminin maliyetlerinde tasarruf sağladıklarını ifade etti.
Lockheed Martin Suudi Arabistan İcra Kurulu Başkanı, “Suudi hükümeti, yerel savunma sektörünü geliştirme ve bu sektördeki çalışmaların son aşamasını da Suudi Arabistan’da geliştirme çabalarına odaklandı. Bu iki sektör arasındaki işbirliği mümkündür. Belki gelecekte, Cübeyl’de üretilen üç boyutlu helikopter parçalarının, yine Suudi Arabistan’da montajının yapıldığını görebiliriz” dedi.
Alan Chinoda ayrıca Lockheed Martin şirketinin Suudi Arabistan’la olan tarihi ilişkisini sürdürmeyi dört gözle beklediğini yineledi. Bu ilişkinin, 1965’te şirketin ilk C-130 Herkül askeri nakliye uçağını Suudi Arabistan’a teslim etmesinden bu yana, yarım yüzyıldır sürdüğüne dikkat çeken Chinoda, “Bugün Suudi Arabistan, dünyadaki bu tarzdan en büyük uçak filolarından birine sahiptir” şeklinde konuştu.
Suudi Arabistan’la olan ilişkilerinin devam ettiği ve günden güne daha da geliştiğini vurgulayan Chinoda, “Geçen yıl, F-15 savaş uçakları için gelişmiş bir algılayıcı bakım tesisi açtık. Ayrıca, Suudi Arabistan’daki Prens Muhammed bin Selman İşletme Fakültesi’nin kuruluşunun ortaklarından biri olmanın gururunu yaşıyoruz. Fakülte, yeni nesil Suudi iş dünyası liderlerinin, gelecekteki iş olanaklarını sağlama, gelişmiş bir bilgi ekonomisi inşa etmeye katkıda bulunma gibi becerilerini daha da ileriye taşıyacak” dedi.
Röportajın sonunda ise Chinoda şunları dile getirdi, “Şüphesiz, bu ortaklığın avantajları ve umutları savunma sanayinin ötesine geçiyor. Şu an yalnızca, Suudi Arabistan’ın güvenliğinin güçlendirilmesine odaklanılmış olsa da ekonomik faydalar da göreceğiz. Yeni sektörler ve teknolojik gelişmeleri başlatarak, 2030 vizyonunu gerçekleştirmek ve genç Suudilerin yetenek ve becerilerini arttırarak uzun soluklu ve köklü bir gelişmenin sağlanmasını sabırsızlıkla bekliyoruz.”
ABD Hükümeti, geçen hafta Suudi Arabistan’a 15 milyar dolarlık THAAD füze savunma sisteminin satışına onay verdi. ABD Savunma Bakanlığı açıklamasına göre, ABD’li Lockheed Martin şirketi ana yüklenici konumunda yer alırken, Raytheon şirketinin ise savunma sistemlerini kurma aşamasında önemli bir rol üstlendiği belirtildi. THAAD, balistik füzelere karşı ABD kuvvetleri tarafından da kullanılan dünyanın en önemli füze savunma sistemlerinin başında geliyor.