Londra, Brüksel’i İngiltere’nin anayasal birliğini tehdit etmekle suçladı
İngiltere Başbakanı Theresa May, AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti ile İngiltere’nin yönettiği Kuzey İrlanda arasında, gümrüksüz bir ara bölge oluşturulması önerisine, Kuzey İrlanda’yı AB’nin içinde tutarak İngiltere’yle arasına sınır çizme planı olduğu gerekçesiyle sert eleştirid
İngiltere Başbakanı Theresa May, AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti ile İngiltere’nin yönettiği Kuzey İrlanda arasında, gümrüksüz bir ara bölge oluşturulması önerisine, Kuzey İrlanda’yı AB’nin içinde tutarak İngiltere’yle arasına sınır çizme planı olduğu gerekçesiyle sert eleştiride bulundu.
May, planı reddetti
May, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Brexit Başmüzakerecisi Michel Barnier’ın, İngiltere’nin AB’den çıkış dosyasındaki, İngiltere’nin bir parçası olan Kuzey İrlanda ile AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti arasındaki ortak kara sınırı yoluyla Kuzey İrlanda ile AB arasında ortak bir ara bölge oluşturma planını reddettiğini açıkladı.
“Hiçbir İngiltere Başbakanı bunu kabul edemez”
May, taslak açıklandıktan bir saatten daha kısa bir süre sonra Avam Kamarası’ndaki milletvekilleri önünde, “Hiçbir İngiltere Başbakanı bunu kabul edemez” ifadelerini kullandı.
Associated Press’in (AP) haberine göre, İngiltere Başbakanı May, konuşmasında, Komisyon’un yayımladığı taslağın uygulanmasının İngiltere’nin ortak pazarını baltalayacağını ve anayasal bütünlüğünü tehdit edeceğini söyleyerek, AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve diğerlerine bunu asla kabul etmeyeceğini söyleyeceğini belirtti.
Başbakan May, bu ay düzenlenecek AB zirvesinde, BREXİT sonrası İngiltere ve AB arasındaki ilişkilerin vizyonunu belirleyecek önemli bir konuşma yapacak ve kırmızı çizgileri ana hatlarıyla çizecek.
Öte yandan İngiltere ana muhalefet lideri Jeremy Corbyn, AB ile gümrük birliği içinde kalma politikasındaki değişiklik hakkındaki yorumunu Twitter hesabından paylaşmasıyla, Başbakan May üzerindeki baskı daha da arttı.
Başmüzakereci Barnier, gelecekteki ilişkiler konulu taslak sözleşmesinin, Kuzey İrlanda’nın Avrupa Ortak Pazarı ve Gümrük Birliği üyesi İrlanda’yla ‘tamamen uyumlu’ bir öneri olduğunu söyledi. Geçtiğimiz Aralık ayında Başbakan May ve AB Komisyonu Başkanı Juncker arasında İrlanda meselesine girmekten kaçınılarak, İngiltere’nin AB’den çıkışıyla ilgili taslak sözleşmesinin ayrıntıları görüşüldü.
Barnier, önerinin, ‘İngiltere’deki anayasal veya kurumsal düzene yönelik tehdit oluşturduğu’ iddialarını reddetti. Ancak Başbakan May, cuma günü İngiltere’nin müzakere taleplerini sunarken bu planı reddedeceğini belirtti.
İrlanda ve AB, Kuzey İrlanda’yı 30 yıl boyunca kan gölüne çeviren şiddet ve terörün ardından 1988 yılında imzalanan ‘Hayırlı Cuma Antlaşması’ olarak bilinen antlaşmayı korumak için BREXİT adına yapılacak herhangi bir anlaşmada, gümrük bariyerlerini de içeren fiziki bir sınır oluşturulmasını talep etmişlerdi.
May, çarşamba günü yaptığı konuşmada, hükümetinin, fiziki bir sınır istenmediğini yineledi. Ancak Dışişleri Bakanı Boris Johnson’ın, İrlanda’da fiziki sınırların kurulmasını önleme olasılığını sorgulayan bir mektubunun sızması kargaşaya yol açtı.
“Mektup bir hata sonucu sızdı”
AB’den çıkışın büyük bir destekçisi olan Johnson, Sky News televizyonuna verdiği demeçte, “Anlaşmazlık, İngiltere’yi gümrük birliğinde, ortak pazar içinde etkili bir şekilde tutmaya çalışmak için siyasi olarak istismar ediliyor. Böylece AB’den ayrılamayacağız” şeklinde konuştu. Mektubun bir hata sonucu sızdığını belirtene Johnson, “Önemli olan, hiçbir sınır belirlenmediğinden emin olmaktır” ifadelerini kullandı. İngiltere Dışişleri Bakanı, hükümetin, bu sınırların daha gerçekçi olmasını önlemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Ortak bir ara bölge kurulacak
120 sayfalık taslak sözleşmeye göre, başka bir planın olmaması halinde, Kuzey İrlanda için AB ve İngiltere’den oluşan ortak bir ara bölge kurulacak.
Sözleşme, ‘malların serbest dolaşımını sağlayan ve Kuzey-Güney işbirliğinin korunmasını garanti eden, iç sınırları olmayan bir ara bölge’ içereceğini kapsıyor.
Başmüzakereci Barnier, İngiltere’nin önerilen iki seçenekten birini, yani sınırları yüksek teknoloji sistemleri ve kontrol noktaları olmaksızın bir sınır oluşturulması veya AB ile İngiltere arasındaki ticaret anlaşması yapılması tercihlerinden birini seçmemesi ve uzlaşıya varılamaması halinde, bunun sadece ‘alternatif bir plan’ olacağını söyledi.
Eski bir Fransız bakan olan Barnier’ın Fransız basını tarafından aktarılan konuşmasında, bu önerinin İngiltere’deki anayasal veya kurumsal sistemi sorgulamadığına dair bir kişisel görüşünün olduğu kaydedildi. Barnier, “Kışkırtmaya veya bir şok yaratmaya çalışmıyorum” ifadelerini kullanarak, İngiltere’ye ‘sakin ve pragmatik duruşunu koruma’ çağırısında bulundu. Öte yandan Başmüzakaereci Barnier, söz konusu müzakerelerin başarıya ulaşması için İngiltere’nin Mart 2019’daki çıkışı için görüşmelerinin hızlandırılması yönünde uyarıda bulunarak, “Bu müzakerelerin başarılmasını istiyorsak -ki kesinlikle istiyoruz- bu süreci hızlandırmalıyız” ifadelerini kullandı.
Barnier, önümüzdeki ay yapılacak zirvede Avrupa ortak pazarına erişim karşılığıda İngiltere’nin AB yasalarını uygulamaya devam edeceği BREXİT sonrası geçiş süreci hakkında bir anlaşmaya varmanın hala mümkün olmadığını kaydetti. Salı günü yaptığı açıklamada Barnier, İngiltere’nin AB’ye sunduğu ’ucu açık’ bir geçişi reddettiğini ve 31 Aralık 2020’de bitecek olan ‘kısa’ geçiş süreci istediğini belirtti.
Taslak sözleşmede ayrıca, Aralık ayında kabul edilen ve İngiltere’de yaşayan Avrupa vatandaşlarının hakları ve 40-45 milyar euroluk tazminat ödeme anlaşması da dahil olmak üzere anlaşmaya varılan konular yer alıyor. Ancak İrlanda hâlâ en hassas konu olma özelliğini taşıyor. May hükümeti, Kuzey İrlanda’daki İngiliz yanlısı milletvekilleri tarafından destekleniyor. Ayrıca AB’de kalma konusunda şüpheleri olanlarda hükümetin yanında yer alabilir.
Bununla birlikte, gelecek hafta Başmüzakareci Barnier ile bir araya gelecek olan May’ın partisini parlamentoda destekleyen Kuzey İrlandalı Demokratik Birlik Partisi (DUP) Genel Başkanı Arlene Foster, “AB taslağı, anayasal olarak kabul edilemez ve Kuzey İrlanda için ekonomik bir felaket olacaktır” ifadelerini kullandı.