Lübnan, hükümetin yokluğunda yasaların onaylanması için toplantı düzenleyecek
Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, hükümet krizinin yasama organlarının çalışmalarını aksatmaması için önümüzdeki 24-25 Eylül tarihlerinde “bekleyen yasa tasarıları” için toplantı yapılacağını duyurdu. Meclis Başkanı’nın, toplantıya CEDAR ( Sedir) Konferansı kararlarıy
Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri, hükümet krizinin yasama organlarının çalışmalarını aksatmaması için önümüzdeki 24-25 Eylül tarihlerinde “bekleyen yasa tasarıları” için toplantı yapılacağını duyurdu.
Meclis Başkanı’nın, toplantıya CEDAR ( Sedir) Konferansı kararlarıyla ertelenmeyen ya da askıya alınmayan bazı yasa tasarılarının görüşülmesini hedefliyor. Berri bu sebeple başta Müstakbel Hareketi olmak üzere tüm partilerin toplantıya katılmasını talep ediyor.
Öte yandan Berri, 19 Eylül’de Temsilciler Meclisi Başkan Yardımcısı Elie el-Farzali ve milletvekillerinin de yer aldığı meclis bürosunun bir toplantısına katıldı.
Toplantının ardından açıklamada bulunan Farzali, “Temsilciler Meclisi’nin yasama oturumunda gündemde yer alması gereken yasalar, istisnai durumlar ve ülkeyi her düzeyde zorlayacak şartlar dikkate alınarak değerlendirildi” dedi.
Elie el-Farzali, “Değerlendirme sonucunda Başkan Nebih Berri, milletvekillerine genel bir yasama heyeti çağrısı yaptı. Bu ayın 24 ve 25’inde (önümüzdeki pazartesi ve salı günleri) sabah saat 11’de toplantı düzenlenecek. Görüşmeler, Temsilciler Meclisi’nde onaylanması gereken çok sayıdaki proje ve anlaşmanın yürürlüğe koyulabilmesi için sabah ve akşam saatlerinde yapılacak” ifadelerini kullandı.
Aynı şekilde meclis toplantısına katılan meclisin büro üyesi olan Milletvekili Mişel Musa, “Tüm bloglar, hükümet krizinin devam etmesi ışığında yasama oturumlarının düzenlenmesi ve gerekli niteliklerin kazanılması gerektiğinde hem fikir” dedi.
Şarku’l Avsat’a konuşan Musa, “Bazı Avrupalı ülkeler ve bankalar tarafından Lübnan’a verilen imtiyazlı kredilerin yanı sıra CEDAR Konferansı özellikle de Yolsuzlukla Mücadele Yasası ve Dijital Yönetim Yasası ile bağlantılı olarak birçok yasa ele alınacak” ifadelerini kullandı.
“Konut kredisi kriziyle mücadele, katı atık arıtma ve yargısal tahkim ile ilgili yasa tasarıları ve önerileri de masaya yatırılacak” diyen Mişel Musa, “Etkili bir hükümet yokluğunda yasama, bu hükümetin yetkilerine el koyulması anlamına gelmez. Hükümetin oluşumu krizinin, parlamentoyu ve tüm anayasal kuruluşları etkilemesi akıllıca değil” şeklinde konuştu.
Milletvekili çekincelere rağmen, “hükümetin bazı yasaları tekrar gündeme getirme veya bazılarını erteleme hakkına el koyma” hususunda da uyarıda bulundu. Aynı şekilde Müstakbel Hareketi’nin “gerekli yasama” olarak isimlendirdiği oturumlara katılma konusunda mutabık kaldığı belirtildi.
Bu bağlamda Müstakbel Hareketi üyesi olan Milletvekili Asım Araci, Şarku’l Avsat’a “Nebih Berri, bu konuyu toplantı tarihini ilan etmeden önce Başbakan Saad Hariri ile görüştü” açıklamasında bulundu. Araci, “Özellikle uluslararası toplum, acil eylemler beklediği için CEDAR Konferansı’yla ilgili hızlı bir şekilde onay gerektiren çok önemli şeyler mevcut” şeklinde konuştu. “Lübnan’ın mustarip olmaması için onaylanması gereken, uluslararası bir bankanın Sağlık Bakanlığı’na tahsis ettiği 120 milyon dolarlık bir kredi var” diyen Asım Araci, “Gerekli yasama toplantılarının düzenlenmesi; hükümetin rolünün azaltılması veya anayasal yetkilerine dair herhangi bir saldırganlık anlamına gelmez” ifadelerini kullandı.
Öte yandan hukuk ve anayasa uzmanı Avukat Fuad Malik, meclisin oturumlarının 3 durumda gerçekleştireceğini belirtti. Bu bağlamda Malik, “Toplantılar, ilk olarak, olağan, ikinci olarak olağanüstü, üçüncü olarak ise hükümetteki durum yani hükümetin istifa ettiği düşünüldüğünde oluşan durum çerçevesinde düzenlenecek. Anayasanın 69. maddesinin üçüncü fıkrası (hükümet istifa ettiğinde veya istifası düşünüldüğünde, Temsilciler Meclisi hükümetin kuruluşuna ve güven oluşturulana kadar idari olarak toplanır) uyarınca Temsilciler Meclisi, hükümet kurulana ve güven kazanılana kadar olağanüstü bir toplanma sürecine girer” açıklamasında bulundu.
Avukat Fuad Malik, açıklamasının devamında ise “Hükümetin istifası ışığında parlamentonun oturumlarını düzenleme ve bir yasama ortaya koyma çerçevesindeki yetkilerini sınırlandıracak yasal veya anayasal bir engel yoktur. Ancak aynı zamanda parlamentonun yasama meselesinde uzaklaşmaması ve hükümet tarafından kaldırılan yasal taslaklarıyla değil, milletvekilleri tarafından sunulan yasa önerileriyle sınırlı olması gerekmektedir. Bu durum, hükümetin daha önce sunulan bir yasayı tekrar gündeme getirme hakkını ve bir yasanın başka bir oturuma ertelenmesini talep etme hakkını ihlal etmemektedir” ifadelerini kullandı.
Aynı şekilde eski Milletvekili Boutros Harb, Temsilciler Meclisi Başkanının, “tüm yönleri yeniden gözden geçirmesini” ve “Temsilciler Meclisi’nin toplanma davetinden geri çekilmesini” umduğunu belirtti. Harb, yaptığı açıklamada “Yasama oturumu anayasal olsa da vatandaşlara doğrudan zarar veren sorunlar olduğu sürece, siyasi partileri hükümetin kurulmasını engellemeye ve başkalarına şantaj yapmak üzere cehennemlik oyunlarını sürdürmeye itecek” ifadelerini kullandı.
Lübnan’da 1943 Anayasası ve 1975-1990 yıllarında yaşanan iç savaşın ardından 1989’daki Taif Anlaşması’nda mutabık kalınan Kota sistemine göre ülkede Başbakanlık Sünnilere, Cumhurbaşkanlığı Maruni Hristiyanlara ve Meclis Başkanlığı ise Şiilere bırakılıyor.
Hükümeti kurmakla görevlendirilen başbakanın yeni kabineyi kurma çalışmaları için tanınan belirli bir süreden bahsedilmiyor. Buna göre kabineyi kurması için görevlendirilen başbakandan bu teklifin geri çekilmesine ilişkin her hangi bir madde de bulunmuyor.
Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, 6 Mayıs’ta yapılan genel seçimlerin ardından Başbakan Hariri’yi 24 Mayıs’ta yeni hükümeti kurmakla görevlendirmişti. Ancak başta bakanlıkların paylaşılması olmak üzere mezhep ve din eksenli siyasi taraflar arasında yaşanan çekişmeler nedeniyle Lübnan’da hala hükümet kurulamadı.