Lübnan İçişleri Bakanlığı: Yeni kararnameyle şüpheli kişilere vatandaşlık veriliyor
Lübnan hükümeti, ülkede tarışmalara nedne olan yeni vatandaşlık kararnamesini önceki gün yayınladı. Bir çok kesim, hükümetin görev süresi tamamlanmadan, 20 Mayıs’ta kabul edilen tartışmalı kararnamenin, askıya alınmasını ya da bir kez daha gözden geçirilmesini talep etti. Şarku’l Avsat’a bilgi veren
Lübnan hükümeti, ülkede tarışmalara nedne olan yeni vatandaşlık kararnamesini önceki gün yayınladı.
Bir çok kesim, hükümetin görev süresi tamamlanmadan, 20 Mayıs’ta kabul edilen tartışmalı kararnamenin, askıya alınmasını ya da bir kez daha gözden geçirilmesini talep etti.
Şarku’l Avsat’a bilgi veren Lübnan bakanlık kaynakları, kararnamenin kanun hükmünde olmaya devam ettiğini ancak bu kararname gereği icraatların şimdilik yapılmadığını aktardı. Vatandaşlık kararnamesi kapsamında olan hiç kimse hakkında henüz resmi bir belge yayınlanmadığını dile getiren kaynaklar, söz konusu kişilere de her hangi bir belge verilmediğini vurguladı.
Söz konusu kaynakların verdiği bilgiye göre, kararname ile vatandaşlık hakkı verilen 407 kişiden 4’ü tartışmaların hedefinde. İçişleri Bakanlığı, haklarında İnterpol tarafından çıkarılmış arama kararı olduğu anlaşılan bu kişiler hakkında Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığa birer rapor göndererek bu kişilerin isimlerinin kararnameden silinmesini istedi.
İçişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Mişel Avn tarafından imzalanan kararnameyi dün yayınladı. Kararnamede, çoğunluğu Filistinli ve Suriyeli 407 kişiye Lübnan vatandaşlığı verildiği görülüyor. Bakanlık, resmi internet sitesinde yayınladığı kararname ile birlikte, “Bu kararnamede yer alan bazı isimler hakkında yapılan adli kovuşturmalar, söz konusu kişiler hakkında şüpheler doğurmuştur. Bu şüphelerin doğruluğunun ortaya çıkarılması için ilgili makamlarca soruşturma başlatılmıştır” cümlelerine yer verdi.
Kararname kapsamında Lübnan vatandaşlığı hakkı verilenler arasında, 108 Filistinli, 103 Suriyeli, 47 Fransız, 20 Amerikalı ve 17 İngiliz bulunuyor.
Kararname ile Lübnan vatandaşlığı verilen kişiler arasında en öne çıkan isim, eski Irak Başbakanı İyad el-Allavi oldu. Tartışmalara neden olan Suriyeli iş adamı Samir Fevz, vatandaşlık verilenler arasında yer almazken, Fevz’in Ofis Müdürü Haldun Zobi ise Lübnan vatandaşlığı verilenler arasında yer aldı.
Lazkiye Sanayi ve Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Faruk Cud ve Şam’daki Seyyide Zeynep Türbesi’nin yöneticiliğini yapan Hani Murtaza’nın Lübnanlı bir bayanla evli olan oğlu Mazen Murtaza gibi Esed rejimine yakın ailelerin üyelerinin de vatandaşlık verilenler arasında yer alması tartışmaları alevlendiriyor.
Durumu “skandal” olarak niteleyen Ketaib Partisi, Lübnan Güçleri Partisi ile birlikte kararnameyi temyize götürmenin yolları üzerinde duracaklarını ilan etti.
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan eski bakanlardan Boutros Harb, kararnamede iki temel unsur üzerinde durulması gereken iki unsur olduğuna dikkat çekti.
İçişleri Bakanlığı’nın da teyit ettiği gibi, kararname ile vatandaşlık hakkı verilenler arasında şüpheli kişilerin bulunması ve bu kişiler hakkında kararname yayınlanmadan önce yapılması gereken soruşturmanın yayınlandıktan sonrasına bırakılmasını üzerinde durulması gereken birinci unsur olarak gösteren Harb, ikinci unsur olarak da, Lübnan Anayasası’na göre, Suriyeli mültecilere vatandaşlık verilmeyeceği ve ülkelerine dönmeleri gerektiğinin belirtilmesine rağmen kararnamede çok sayıda Suriyeliye vatandaşlık verilmesi olduğuna işaret etti.
Dışişleri Bakanı Cibran Basil’in daha önce 5-6 bin civarında finansöre vatandaşlık verileceğine dair bir açıklama yaptığına değinen Boutros Harb, ilerleyen dönemlerde yeni vatandaşlık kararnameleri yayınlanabileceğinin altını çizdi.