Lübnan Kuvvetleri Partisi: Hükümete tam katılım konusunda kararlıyız

Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, “Halkın kendilerine verdiği herhangi bir şeyin geri alınmasını” reddederek, hükümete katılma konusunda kararlı olduklarını dile getirdi. Lübnan Direnişi Şehitleri anma töreninde konuşan Caca, “Bakanlıkların övüncü olduk. Bundan dolayı yurt içinde ve dışın

Lübnan Kuvvetleri Partisi: Hükümete tam katılım konusunda kararlıyız

Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, “Halkın kendilerine verdiği herhangi bir şeyin geri alınmasını” reddederek, hükümete katılma konusunda kararlı olduklarını dile getirdi.

Lübnan Direnişi Şehitleri anma töreninde konuşan Caca, “Bakanlıkların övüncü olduk. Bundan dolayı yurt içinde ve dışında bazı kesimler tarafından korkular mevcut” dedi. Samir Caca, “Hiçbir zaman hükümet veya bakanlar, şehitlerimizi göz ardı etmedi. Biz bugün, devleti korumada, yolsuzluğu, düzensizliği ve sömürüyü engellemede hükümete tam bir katılımda ısrarcıyız. Lübnan Kuvvetleri, bazılarının açtığı boşluğu doldurmak için hükümete giriyor” dedi.

Son Lübnan seçimlerinin güvenli biçimde yapıldığını, Lübnan Kuvvetleri’nin toplumun üçte birini temsil ettiğini söyleyen Caca, “Elbette bu durum, hükümete yansımalı. Halkın bize verdiklerinin, bizden alınmasını kabul etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Samir Caca ayrıca, reform hareketinin elektrik mevzusu ile başladığını ve daha sonra yıllık yaklaşık 1 milyar dolar olarak tahmin edilen “vergi kaçakçılığı” ile mücadele olarak devam ettiğini belirtti.

Caca, Dışişleri Bakanı Cibran Basil’e atıf yaparak, Lübnan Kuvvetlerinin Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile ilişkilerinin farklı olduğunu söyledi. Lübnan Kuvvetleri lideri, “Biz, Cumhurbaşkanı Avn’ın, cumhurbaşkanlığı pozisyonunun ve dönemin ana destekçilerinden biriyiz. Bu dönemde yeni Hükümetin kurulmasını ve yeni Başbakanın Baabda Sarayı’na gitmesine katkı sağlamaktayız. Bu nedenle kendimizi ortak olarak addediyor, hükümetin başarısı ile ilgileniyoruz. Şu ana kadarki en önemli başarı ise yeni seçim yasasıdır” dedi. Samir Caca ayrıca, “Ulusal denge için çok gerekli olan ‘güçlü Başbaşkan’ kavramını oluşturmaya çalışıyoruz. Bunu sağlamak için kriz yönetiminden ziyade başarılı bir Başbakan ve çözüm yönetimi sorumlusu olmak bizim için önemlidir” şeklinde konuştu.

Caca, “Hükümetin oluşturulmasındaki gecikme konusunda herhangi bir gerekçe yok. En çok dönemin başarısıyla ilgilenilmesi gerekiyor. Süreci engelleyen dış faktörler ve çatışan mezhebi dengeler var” ifadelerini kullandı. Güçler savaşı yaşandığını reddeden Caca, Taif Anlaşmasının yetkileri tanımladığına dikkati çekti. Caca, bazı tarafların Lübnan Kuvvetleri ve diğer partilerin hükümetteki temsilini azaltmaya ve ellerinden geldiğince çok sayıda bakanlığa ulaşmaya çalıştığını belirti.

“Bu durum, bilerek ya da bilmeyerek, dönemin temel aldığı başkanlık uzlaşısının özüne darbe vuruyor” diyen Samir Caca, “Bu dönemi, büyük dönüşümler ve başarılar dönemi olarak görüyoruz. Ancak ne yazık ki bazıları, bu dönemi küçük çıkarları doğrultusunda kullanmaya zorluyor” ifadelerini kullandı.

Caca, Mişel Avn’a da “yeni hükümetin kurulması itibariyle yönetimi elinde tutmaya çalışma çağrısında bulundu.

Samir Caca, “Hristiyan uzlaşısı” meselesine de atıfta bulunurken, “Dar veya küçük bir açıdan bakamadığımız tarihi bir başarı anlayışı var. Bunu, geniş bir perspektiften değerlendirdiğimizde doğru bir şekilde anlayabiliriz” ifadelerini kullandı.

Hizbullah’a da bir mesaj gönderen Samir Caca, “Bir insanın, tüm savaşlarını kazanıp da vatanını kaybetmesinin ne yararı olabilir? Tek bir davamız var; Lübnan’a önem vermek ve onu, Lübnanlıların kendilerini rahat hissetmelerini, kimlik ve pasaportlarından gurur duymalarını sağlamak için Lübnan’ı dünyanın en iyileri arasına sokmak. Bu nedenle Lübnan’a dönün, tüm maksatlarınızla buraya dönün” ifadelerini kullandı.

Lübnan Kuvvetleri lideri Suriye ile normalleşme çağrılarına da değinirken, Suriye’de Arap Devletleri Topluluğu tarafından temsil edilen ve dünyadaki ülkelerin büyük çoğunluğuyla diplomatik ilişkilerini sürdüren meşru bir devletin olmadığını belirtti. Cumhurbaşkanı ve başbakanın takip ettiği politikaya desteklerini yineleyen Caca, “İşin özü, Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönüşü için ilişkilerin normalleşmesi değil, Suriye rejiminin Lübnan’a dönüşü için normalleşmesidir. Ancak bu durumda iki şey kaybederiz, zira ilk olarak mülteciler burada kalmaya devam eder, ikinci olarak da Suriye nüfuzu geri döner. Allah Lübnan’ı korusun” dedi.

Suriye ile normalleşmenin, normal, mantıklı ve belediyenin çıkarlarına hizmet eden bir durum olduğunu söyleyen Caca, “Ancak Cenevre 1, Cenevre 2 konferanslarıyla başlayan gerçek bir politik süreci beklemek zorundayız. Meşru bir Suriye devletine erişim, aslında Suriyelileri temsil ediyor. Normal koşulları ise Lübnan ve Suriye’nin çıkarları ile eş zamanlı olarak sağlanıyor” ifadelerini kullandı.