Lübnan siyasetindeki ‘kararname krizi’ sağlanan uzlaşıyla çözüldü
Lübnanlı yetkililer, Cumhurbaşkanı Mişel Avn ve Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri arasında 2 aydan fazladır süren anlaşmazlığın ardından 1994 mezunu subaylar hakkında hazırlanan kararneme krizine çözüm buldu. Avn ile Berri arasındaki anlaşmazlık Maliye Bakanı’nın kararnamede imzasının olmaması
Lübnanlı yetkililer, Cumhurbaşkanı Mişel Avn ve Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri arasında 2 aydan fazladır süren anlaşmazlığın ardından 1994 mezunu subaylar hakkında hazırlanan kararneme krizine çözüm buldu.
Avn ile Berri arasındaki anlaşmazlık Maliye Bakanı’nın kararnamede imzasının olmaması, Cumhurbaşkanı ve Hükümet Başkanı’nın imzasının yeterli görülmesi nedeniyle başlamıştı. Berri, bunu anayasanın ihlali olarak değerlendirirken Avn da rakiplerine yargıya başvurmaları çağrısında bulunmuştu.
Bakanlık kaynakları Şark’ul Avsat’a yaptıkları açıklamada krizin Hükümet Başkanı, Maliye Bakanı Ali Hasan Halil, ABD Adalet Bakanı Jeff Sessions, Savunma Bakanı Yakup Sarraf ve Kamu Güvenliği Daire Başkanı General Abbas İbrahim’in de katıldığı üçlü görüşmede çözüldüğünü belirtti. Kaynaklar, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve ilgili bakanlıkların katıldığı görüşmede imzalanan iki anlaşmanın birleştirilmesiyle sorunun üstersinden gelindiğini aktardı.
Kaynaklar, resmi gazetede yayınlanmamış olsa bile kıdem kararnamesinin geçerli olduğunu belirterek daha önce Berri tarafından sunulan söz konusu birleştirme önerisini iki tarafı da razı eden ortak bir yol olarak nitelendirdi. Milletvekilleri, Berri’nin “Bu mekanizma ile askıda bulunan dosyaları çözmek için görüş birliği sağlandı. Önemli olan bu uygulamayı harekete geçirmek” dediğini kaydetti.
Taraflar arasındaki olumlu atmosfere paralel olarak Lübnan hükümeti, biriken tartışmalı konuları da sona erdirmeyi hedefliyor. Bu konuların başında seçim yasasında reforma gidilmesi var. Lübnan İçişleri Bakanı Nihat Meşnuk, daha önce Yüksek Savunma Kurulu toplantısında işaret ettiği manyetik kartlara ilişkin yaptığı açıklamada “Yarınki oturumda 84. maddenin tek bir manyetik kartın askıya alınmasına ilişkin değişiklik ve kişisel durumların otomasyona dahil edimesi için alınan kararlar gündemde olacak” dedi.
Kişisel kimlik olarak da kullanılacak manyetik kartın çıkarılması, seçim sürecindeki yolsuzluğun ve seçimlerin manipüle edilmesinin engellenmesi için atılan en önemli adımlardan biri olarak görülüyor. Kartların maliyetinin yaklaşık 130 milyon doları bulacağı belirtiliyor.
Haziran ayında yeni seçim yasasının kabul edilmesinden bu yana bazı maddeler üzerinde anlaşmazlıklar sürüyor. Bunlardan biri de göçmenlerin nasıl oy kullanacağı. Meşnuk, 2017’nin ekim ayından sonra tüm seçmenler için manyetik kart uygulaması kullanılmasının mümkün olmayacağını, bunun yerine B planı olarak biyometrik kart ya da ikamet edilen yerde oy kullanılmasını önermişti.