Lübnan’da yeni tartışma konusu ‘Maarab Anlaşması’
Beyrut/Paula Astih Lübnan’da hükümet krizi ve kabine de yer alacak bakan sayısı Lübnan Kuvvetleri Partisi (LF) ve Özgür Vatansever Hareketi (FPM) arasında anlaşmazlıklara neden olurken, bu durun Maarab Anlaşması’nı da tehdit ediyor. LF ve Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın kurucusu olduğu FPM arasında
Beyrut/Paula Astih
Lübnan’da hükümet krizi ve kabine de yer alacak bakan sayısı Lübnan Kuvvetleri Partisi (LF) ve Özgür Vatansever Hareketi (FPM) arasında anlaşmazlıklara neden olurken, bu durun Maarab Anlaşması’nı da tehdit ediyor.
LF ve Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın kurucusu olduğu FPM arasındaki anlaşmazlıkları çözmek üzere devreye giren arabulucuların çabaları askıya alınırken, bu anlaşmazlıkların kaynağının Samir Caca ve Dışişleri Bakanı Cibran Basil’in seçimlerde cumhurbaşkanı olmak istedikleri olduğu ifade edildi. Yeni hükümette yer alacak bakan sayıları konusunda iki taraf arasındaki anlaşmazlıklar, Lübnan’da aylardır süren yeni bir hükümet kurma çabalarını da engellerken, 2016 yılında imzalanan Maarab Anlaşması’nı da tehdit ediyor. Bu anlaşma aynı zamanda Lübnan Kuvvetleri Partisi ve Özgür Vatansever Hareketi tarafından ‘kutsal ve kırmızı çizgi’ olarak nitelendiriliyor.
Her iki partinin bazı milletvekilleri ve liderleri arasında siyasi tartışmaların devam etmesine rağmen, iki taraf da Maarab Anlaşması’nı ‘kutsal ve kırmızı çizgi’ olarak kabul etmeye devam ediyor.
Lübnan Enformasyon Bakanı LF partili Melhem Riachi ile Değişim ve Reform Hareketi Partisi milletvekili İbrahim Kanaan, Cumhurbaşkanı Avn tarafından iki taraf arasındaki anlaşmazlıklara çözüm bulmaları için arabulucu olarak görevlendirildiler.
Taraflar arasındaki anlaşmanın ‘kutsallığına’ dikkati çeken Kanaan, ötekileştirme ve karanlık geçmişin sona ermesinin ardından şehitler arasında ayrımın kalmadığını belirterek, Cumhurbaşkanı Avn’ın Maarab Anlaşması’nı geri dönülmez bir anlaşma olarak kabul ettiğini, siyasi anlaşmazlıklar sebebiyle sona ermesinin söz konusu olamayacağını düşündüğünü söyledi.
Şarku’l Avsat’a konuşan Kanaan, “Lübnan, geçmişte olduğu gibi gelecekte de inancımızı güçlü bir adalet ve etkili ortaklık olarak sürdürebildiğimiz yer olarak kalmaya devam etmeli” ifadelerini kullandı.
Maarab Anlaşması son olarak yeni kabinede yer alacak Hristiyan bakan sayısı krizi sebebiyle sözlü kavgaların yeniden başlamasıyla FPM’nin lideri ve Dışişleri Bakanı Basil’in anlaşmanın askıya alınması talebiyle gündeme geldi.
Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan LF partisinden Enformasyon Bakanı Melhem Riachi, Bakan Basil’in anlaşmayı şahsi olarak askıya alma talebinde bulunduğunu belirterek, zaman zaman bazı istisnai durumların yaşanmasına rağmen herkesin anlaşmayı sürdürmek istediğinin altını çizdi. Basil’in açıklamalarını Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın da kabul ettiği gibi, siyasetteki farklılıklar olarak değerlendiren Riachi, Maruni Kilisesi Anlaşması gibi Maarab ve Baabda anlaşmalarının da kırmızı çizgi olduğuna işaret etti.
Partilerin anlaşmalar ile siyasi uzlaşıların ayrı ayrı konular olduğunu düşündüğü belirten Enformasyon Bakanı Riachi, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, “Bakan Basil, anlaşmayı kendi görüşüne göre yorumluyor. Ancak mesele kesinlikle böyle değil. Hükümetin kurulumu dışında herhangi bir anlaşmazlık yok. Bu yolda yeterince kurban verdik. Artık daha fazlasını yapamayız. Bir elin nesi var iki elin sesi var. Etkileşimde bulunmak ve Cumhurbaşkanı’nın görev dağıtımını kolaylaştırmak için bir ortak hareket etmeye ihtiyacımız var. Ancak gerçek dışı taleplerle bu gerçekleşemez” ifadelerini kullandı.
Savaş döneminin sona erdiğini ve yine aynı döneme geri dönmeyeceklerini vurgulayan Bakan Riachi, LF ve FPM’nin Lübnan’daki Hıristiyan topluluğunun iki ana yapılanması olduğunu ve diğer yapılarla birlikte siyasi olarak aktif olmaları gerektiğine dikkati çekti.
LF ile Avn’ın cumhurbaşkanlığı konusunda bir araya gelmesi ile ilgili olarak ise Riachi, ulusal siyasi boyut ve siyasi model arasındaki dengenin kurulması gerektiğini belirterek, FPM ile ilişkilerin sürdürülmesi konusunda istekli olduklarını vurguladı. Bu nedenle Maarab Anlaşması uyarınca Avn’ın cumhurbaşkanı olmasını kabul ettiklerini söyleyen Riachi, karşı tarafın da onların taleplerini kabul etmelerini istediklerini, çünkü bunun hakları olduğunun altını çizdi.
Bazı insanların hükümette haklarından daha fazlasını talep ettiklerini söyleyen Bakan Riachi, “Ne yazık ki, bunu yapanlar başkalarının haklarını kasıtlı olarak ihlal ediyor ve cumhurbaşkanını görevini yapamaz hale getiriyorlar” dedi.